Zihni şeytanla mesaiye kalmış muhafazakâr (!) kadınların, reklam jeneriği kokan salvoları, yine spot ışıklar altından, gözümüzün içine sokuluyor.

Ben bilmem, beyim bilir” felsefesi ilefikir fukarası olduğunu dile getiren kadının, “Eşime, arkadaşımı önerdim” demesi, kendi cinsiyetini alenen sömürmesi ile pek ala bağdaşabilir.

Şöyle ki, ayetleri kafalarına göre septik süzgeçlerden geçiren ve onları kendi çaplarına göre yorumlayan beyinlerin, beylere tav olması, asla şaşırılacak bir durum değildir.

***

Kadın olmak, şerefini salı pazarında görücüye çıkartıp, “Beyime bir eş daha arıyorum, yok mu talipli yahu” demek değildir.

Kadın olmak, Bayat onur cesediyle programlara katılıp, siyasette bir delik aramaksa hiç değildir.

Kadın olmak herşeyden önce, acılı bir doğurucunun gözünde yaş olmaktır.

***

Görüyoruz ki, aşırı sıcaklar sadece terletmiyor, aynı zaman da beyin hücrelerini tekletiyormuş.

Nisa Suresi’nin 3. ayetini, kafasına göre yorumlayarak, ahaliye sözde danışmanlık dersi veren kadınlar, “Elime kime atsam, çok eşli” tarzında, son kullanma tarihi geçmiş fikirlerle de, gaz alıyorlar.

Ne kadar komik!

Aynı surenin 34. ayetini de erkekler kafalarına göre yorumlasalardı, tüm kadınlar elinde kafatası ile dolaşırdı.

***

Nefs şalvarına düşen zihine, beş değil, on beş kadın da getirseniz nafiledir.

Önce fermuarınızın ritmik cızırtısını koruyacaksınız ki, beyninize kan pompalayan organınız sıkıntıya düşmesin.

Aşk fıçımızın dibi delik çıktı” diyorsanız eğer, o zaman da aşk diye sarıldığınız o duyguyu gözden geçireceksiniz.

***

İlk eşlerinden aldığı beddualarla, tuzlu fıstıkların koyunlarında cin çarpmışa dönen adamların, psikolojik durumlarını hiç incelendin mi?

Cariye koleksiyonu kurmayı becerebilen lakin o cariyeler üzerinde eşit adaleti sağlayamayan insanların, düştüğü rezil durumlara hiç şahit oldun mu?

Öyle programlarından, üç kadını bir ipte oynatmak kolaydır.

Yaşadığının zamanı inceleyip, faydalı işler üzerinde zihin egzersizi yapmaktan seni alı koyan şey ne ki?

İlle de şöhret olacağım diyorsan, mini etek giy muhterem.

Zira, sana göre erkek; “Baldır aynasında saçlarını tarayan, potansiyel uçkur müptelası” değil mi?

***

Kaslardan oluşan ve genişleyebilen sindirim sisteminin adına biz mide diyoruz.

Lakin gıdanın haricinde bazen çirkefliklerimizi de orada sindirip, kanımıza karışmasını bekleyebiliyoruz.

Kadınım yahut erkeğim diye ortalıkta gezinen canlıların, böylesine acınacak bir hale düştüğü günümüzde, görünen o ki bu hassas organa yine çok iş düşecek.

Ne denilebilir ki artık?

Her laçka ağıza, bir rögar kapağı” gerek…

Çünkü, güzel ülkemin saf insanları, lağım kuyusundainci aramaktannedensevazgeçmiyor…

Eyvallah…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com