7 Aralık’tan bu güne Trabzonspor’da çok şey değişti. En önemlisi kaybolan itibarımızı geri kazanmaya başladık. Ekonomik çöküşü durdurduk, yükseliş döneminin alt yapısını oluşturduk. Ama sportif başarı yok. Elbette böyle bir tabloda kimse bu takımdan başarı beklemiyor ama ‘küme’ korkusu yaşamayı da hiçbir Trabzonsporlu hak etmiyor.

Muharrem Usta, Lucescu rüzgarı ile başkan seçildi. Bırakın Trabzonsporluları tüm Türkiye heyecanlandı Lucescu’nun gelme ihtimaline. Ama olmadı. Ya zaten hiç olmamıştı. Ya olma olasılığı hiç yoktu. Ya da olacaktı da olamadı. Her ne kadar Muharrem Usta Lucescu için hala ümitvar olsa da o defter Trabzonspor için kapanmış görünüyor.

Peki Lucescu değilse Trabzonspor’u 50. yılda şampiyonluk hedefine kavuşturabilecek teknik direktör kim olmalı?

Muharrem Usta, bu konuda Lucescu olmazsa onun gibi “istikrar abidesi” bir ismi işaret ediyor. Bir ekolü temsil eden, istikrarlı ve kararlı bir hoca...

Getirilecek yabancı hocaların hemen hepsi büyük bir kumar. Olmazsa, istenilen aşı tutmazsa telafisi yok. O yüzden Lucescu hariç yerli seçenekler tüketilmeden yabancı seçeneklere yönelmek bence hiç rasyonel değil. Peki böyle bir yerli seçenek var mı?
 

Keşke uygun olsa da Trabzonsporu Şenol Güneş’in kucağına atıp “Buyur Hocam, eti senin kemiği benim. Yeter ki 50. yılda şampiyon yap, biz emrindeyiz” diyebilsek. Ama maalesef... Geriye bu niteliklere uygun tek bir isim var: Abdullah Avcı!

Altyapı hocalığından geliyor. Çok önemli isimleri keşfedip parlatan isim. Milli takım arası hariç 2006’dan bu yana İstanbul Başakşehir’i çalıştırıyor. İstikrarlı. Vizyoner. Avrupa ve Dünya futbolunu yakından takip ediyor. Ve türlü olanaksızlıklar içinde takımının hep bir çizgisi olmuş, bir oyun felsefesi olmuş, bir sistemi olmuş.

Abdullah Avcı bugün başkanları Göksel Gümüşdağ ile Başakşehir’i Türkiye ve Avrupa’nın yeni Porto’su yapabilecek altyapı projeleri üzerinde çalışıyor. Ve vasat sayılabilecek kadrosuyla her zamanki gibi ilk 3 için mücadele ediyor. Peki Trabzonspor isterse Abdullah Avcı gelir mi?

Avcı’nın keyfi yerinde. Sorunsuz bir kulüpte çalışıyor. Yeni projeler ile kendini ve takımını geleceğe hazırlıyor. Ama Trabzonspor şampiyonluk projesinin başrol oyuncusu olarak kendisine teklif götürür ve Göksel Gümüşdağ’ı “birileri vasıtasıyla” ikna edebilirse bu iş olur. Abdullah Avcı, mevcut şartlar içinde Trabzonspor için en rasyonel isimdir. Maceraya ve kumara gerek yok. Lucescu mümkün değilse aranılan hoca Abdullah Avcı’dır...

‘BİZİM’ GİRAY BULAK!
Salih Dursun’un kırmızı kartı tüm dünyada gündeme geldi. Türkiye’de fenomen oldu. Hemen herkes Salih’in hakeme kırmızı kart göstermesini “haklı bir isyan” olarak değerlendirdi. Beğendi, alkışladı ve destekledi.

İstisnalar oldu tabi. Bir kırmızı kartla statükonun ayaklarını sallayan Salih’e kızanlar... Bunlardan biri de Giray Bulak. Trabzonlu, Trabzonsporlu Giray Bulak. TRT’de yorumculuk yaptığı programda aynen şu ifadeleri kullandı:

“Benim kentimde, benim futbolcum çıkartıp hakeme kart gösteremez. Hakeme kart göstermenin anlamı şudur. Futbol federasyonuna kart gösteriyorsun. MHK’ye kart gösteriyorsun. Ülke insanına kart gösteriyorsun. Siz spordan anlamazsınız anlamında kart gösteriyorsun. Ve işte vatana, millete, devlete gösteriyorsun bunu. Bir de insanlar orada diyor ki, ‘Ben heykel yapacağım sporcunun ismini koyacağım. Cadde yapacağım sporcunun ismini koyacağım.’ Milletvekilleri eşofman, forma giyiyorlar kırmızı kart gösteriyorlar. Bugün herkes kırmızı kart gösterecek. Kızlı, erkekli bizim çocuklarımız… Yürüyüşler yapacak, kırmızı kart gösterecek. Trabzon halkı bu değil. Yarın bir gün birçok şey olabilir, bunun önüne kim geçecek?”

Evet bu sözlerin sahibi ‘Bizim’ Giray Bulak! Muharrem Usta Başkan seçildikten sonra Trabzonspor’a teknik direktör olabilmek için araya bir sürü aracı soktuğu iddia edilen(!) Giray Bulak!

Futbolcu izleme komitesinde yer almaya çalıştığı iddia edilen(!) Giray Bulak! Siyasi ilişkiler kurup o ilişkileri kullanarak Milli Takımda görev alabilmek için can attığı iddia edilen(!) Giray Bulak! Hiçbiri olmayınca yine yanaştığı siyasetin bir lütfu olarak TRT’ye kapak attığı söylenen(!) Giray Bulak!

Salih Dursun, o hareket ile tarihi bir dönüşümün fitilini ateşledi. O hareket sayesinde Trabzonspor, TFF ve MHK nezdinde hiç olmadığı kadar güçlü ve alacaklı. Salih bugün bir fenomen. Temiz futbol sembolü. Tarih Salih’i böyle yazacak. Ama ne yazık ki... Tarih seni bu sözlerinle yazacak Giray Bulak! Trabzon seni bu sözlerinle anacak!

Bugün şirin görünmeye çalıştığın futbol statükosu seni dışladığında ve arkanda sana koltuk lütfedecek birileri kalmadığında pişman olacaksın.

Ama o pişmanlık fayda etmeyecek...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.