Bu bir mesleki özeleştiri yazısıdır. Ergenekon ve sonraki kumpaslar döneminde medyanın büyük çoğunluğu iyi bir sınav veremedi ne yazık ki!

Subaylar, akademisyenler, gazeteciler, yazarlar vs. yüzlerce insan, dönemin kudretli savcısı Zekeriya Öz ve avanesi tarafından hükümeti darbeyle düşürecekleri suçlamasıyla derdest edilip cezaevlerine tıkıldığında, ‘Bu işte bir yanlış var’ diye o uyduruk soruşturmalara kuşkulu yaklaşan bütün gazeteciler, iktidar yanlısı meslektaşlarının hışmına uğradı.

Hepsi ‘Darbe yanlısı’ olmakla suçlandı!

İktidarcı medya, Zekeriya Öz ve ekibini kahraman olarak öylesine kutsadı ki, bırakın gerçekleri görmek için uğraş sarf etmeyi, gördüklerini bile çarpıtmaktan, halkı kandırmaktan, masum insanları hain ilan etmekten kaçınmadı!

Sonra her şey ters yüz oldu.

Gerçek olduğuna inandıklarının yalan, yalan olduğuna inandıklarının ise gerçek olduğu ortaya çıktı!

Birkaç istisna hariç, yüzleri dahi kızarmadı, itibarsızlaştırdıkları, hedef gösterdikleri, hain ilan ettikleri kimseden özür bile dilemediler!

***

Gelelim bugüne…

Tarihin en alçak ve hain saldırısı karşısında, milletimizle birlikte medya kuruluşları da büyük bir kahramanlık örneği sergiledi.

İktidar yanlısı kalemlerin düne kadar ‘Vatan haini’ olmakla suçladıkları medya organlarının çalışanları, darbecilerin karşısında dimdik durdu, ihanet şebekesinin amacına ulaşamaması için büyük gayret gösterdi.

Nihayetinde milletçe başardık ve kurmay zekâlarına fazlasıyla güvenen terörist müritler bozguna uğradı.

Şimdi hep birlikte buraya nasıl gelindiğini ve bundan sonra neler yapılmasını gerektiğini sorgulama vaktidir.

Yanlışları görmek, göstermek, eleştirmek ve çözüm önerisi getirmek, gazetecilerin asli görevlerindendir.

Hal böyle iken ve tüm bu yaşananlara rağmen, halen iktidara toz kondurmamak için çırpınan bazı meslektaşlarımız, eleştiri yapanlara ne yazık ki yine ‘Darbe yanlısı’ yaftasını yapıştırıveriyor!

Darbeyi kim savunuyorsa vatan hainidir.

Dolayısıyla, sırf eleştiri hakkını kullanıyor diye insanları böyle ağır bir suçlamayla hedef göstermek, vicdani değildir, ortamın provokasyona bu kadar müsait olduğu bir dönemde gazetecilik sorumluluğuna da aykırıdır.

Hatırlatmak isterim ki; uğruna sokaklara döküldüğümüz demokrasi, farklı fikirlere saygıyı ve tahammülü gerektiriyor.

Bütün meslektaşlarımı bu konuda daha özenli olmaya davet ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.