Kendisini ‘Yusuf Turgut’un 1995’li yıllardaki yakın çalışma arkadaşı’ olarak tarif eden bir zavallı, dün bir gazetenin kulis köşesinde çocukluğuma inmiş!

Kim olduğunu tahmin ediyorum fakat yazdığının altına imzasını atma cesareti gösteremediği ve 21 yıl öncesine kadar uzanıp aklınca beni itibarsızlaştırmaya oradan başlamaya çalıştığı için kendisinden zavallı olarak bahsedeceğim.

Özetle, Yusuf Turgut’un benim gibi bir çocuktan nasıl bir ‘ Canavar’ yarattığını anlatmış!

Şöyle ki;

1995’li yıllarda Akit gazetesi Aydın Doğan aleyhine haberler yayınlarken, Gümüşhane’de muhabirlik yapan Tekin Atay, Aydın Doğan’ı savunan 2 yazı kaleme almış, dönemin Karadeniz gazetesi Yazı İşleri Müdürü Yusuf Turgut’u arayıp bu yazıları yayınlamasını rica etmiş, Turgut bu yazıları yayınlamış, Tekin Atay bu yazıları keserek Aydın Doğan’a göndertmiş ve Hürriyet Haber Ajansı’nın Trabzon Bürosu’nda işe başlamış!

Tam bir ‘Vay anasını sayın seyirciler’ durumu!

Yani demek istemiş ki;

Yusuf Turgut o yazıları yayınlamasaydı Tekin Atay Trabzon’a gelemeyecek, Hürriyet’te işe başlayamayacak, hatta gazeteci bile olamayacak ve haliyle bugün Yusuf Turgut’u sandıkta yenen Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkan adayı da olamayacaktı!

Sonunda da, “Kime kızalım? Bu canavarı da Yusuf çıkardı” diye hayıflanıyor!

 Tekin Atay 1995 yılında 17 yaşındaydı!

Gazeteciliğe yeni başlamış tıfıl bir gençti fakat Hürriyet Haber Ajansı’nın da Gümüşhane muhabiriydi.

Tıpkı bugün kendisini Trabzonlu olmadığı için ötekileştirmeye çalışan katran kafalıları eleştirdiği gibi, o günlerde de ‘Aydın Doğan’ı Gümüşhaneli kabul etmiyoruz’ diye kampanya başlatan katran kafalıları eleştirmişti.

Bu eleştirileri, başka yerel gazeteler gibi sevgili Yusuf Turgut’un da yayınladığı doğrudur.

Fakat o yazıların benim Hürriyet’e girmemle tırnak ucu kadar ilgisi yoktur, eminim Aydın Doğan’ın o yazılardan bilgisi bile olmamıştır.

O dönem Türkiye’de hükümet kurup yıkacak kadar kudrete sahip olan Aydın Doğan’ın, bir yerel gazetede çıkan iki yazısı yüzünden avukatlığına ihtiyaç duyduğu (!) Gümüşhane muhabirini Trabzon’a alarak asgari ücretle ödüllendirmiş olduğuna inanmak ve bunu sağlayanın da Yusuf Turgut olduğunu ima etmek, hayal gücü yüksek bir insanın, inanılması mümkün olmayan senaryosundan başka bir şey değildir, hatta gülünçtür.

 Üzerimde zerre kadar emeği olmadığı halde, gerçekten benim mesleğe başlamamı sağlayanın Yusuf Turgut olduğunu bir anlığına kabul edelim ve bakalım ne yapmış o 17 yaşındaki Tekin Atay?

Yıllarca Hürriyet Haber Ajansı ve Doğan Haber Ajansı’nda çalışıp çok önemli haberlere imza atmış, kısa süren yerel gazetecilik deneyiminin ardından Habertürk’e transfer olmuş ve ardından da Antalya Temsilcisi olarak atanmış.

Yaklaşık 5 yıl boyunca Akdeniz Bölgesi’nde de çok başarılı haberlere imza atmış ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından 2 kez ‘Yılın En İyi Gazetecisi’ ödülüne layık görülmüş.

Şimdi de Trabzon’da bir gazetenin yayın yönetmenliğini yapıyor.

Böyle bir tabloda Yusuf Turgut’un benimle gurur duyması gerekmez mi?

 Peki, niye ‘Canavar’ olmuşum?

Medya mahallesinin ‘yaramaz çocuğu’ olarak, büyüklerin sözünü dinlemeyip, ‘Sen, ben, bizim oğlan dernekçiliğine’ başkaldırıp, bir şeyler yapma hayaliyle meslek örgütümüz Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı’na aday olmuşum.

‘Bir büyüğün koltuğunun altına gir ve sıranı bekle’ komutlarına uymamış ve meslektaşlarımın desteğine güvenerek yoluma devam etmişim.

Sonra da sandıkta en fazla oyu almama rağmen, listeme operasyon yapılmasına isyan ederek aldığım 93 oyun hakkını savunmakta kararlılık göstermişim.

‘Sus otur’ talimatlarına rest çekmişim.

Ne büyük suç işlemişim görüyor musunuz?

Eğer bu suçsa, herkes emin olsun ki bu suçu işlemeye devam edeceğim.

Şayet hem şahsımın hem de bana oy verenlerin hakkını savunmak canavarlıksa evet ben canavarım.

 Kuyruk acısıyla saldırganlaşıp, beni ‘Canavar’ olarak gören zavallı arkadaşın asıl sorgulaması gereken, gazeteciliğe nasıl başladığım ya da hakkımı niye savunduğum değildir.

Yanıtını araması gereken sorular şunlardır:

Yusuf Turgut Karadeniz gazetesinin Yazı İşleri Müdürü iken henüz 17 yaşında olan Tekin Atay, ne yaptı, nasıl yaptı da, kendilerini şehrin ve camianın azizleri olarak görenlerin açık desteğine rağmen, yılların tecrübesi Yusuf Turgut’tan fazla oy aldı ve sandıktan birinci çıktı?

Ne yaptı da insanların gönlüne girdi, güvenini kazandı?

Bir de bu zavallı benim için ‘ Tekin, tekin adam değilmiş’ diye yazmış.

Tekin’in anlamı; ‘Emin ve güvenilir’ demek.

Güvenilirlik konusunda camiamız gerekli cevabı sandıkta vermiştir.

Adamlık konusuna gelince, adamlıklarımızı metreyle ölçsek kısa, kantara çıkarsak hafif kalırsın be zavallı!

Herkes kimin ne olduğunu biliyor nasılsa.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com