Dün, Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun, Faruk Özak’ı  ‘azılı düşman’ ilan etmesine Özak’ın partisinden ses çıkmamasına şaşırdığımızı yazdık.

AK Parti’nin çiçeği burnunda Trabzon İl Başkanı Haydar Revi, öyle bir açıklama yaptı ki; buna daha çok şaşırdık!

Mazbatasını dün alan Revi, gazetecilerin soruları üzerine, “Açıklama yapmak için mazbata almayı bekledim” dedi!

Sonra da şunları söyledi:

Aynı gün bizim kongremiz vardı, Trabzonspor'un kongresini takip edemedik. Ne şekilde söylendiğini bilemiyorum, izleyemedim. Hacıosmanoğlu'nun, Özak hakkındaki sözleri maksadını aşan sözlerdir. Zaten spor demek fair play demek. Düşmanlık falan bunlar fair play ruhuna uygun sözler değil."

***

Tam bir haftadır kentin gündemine oturan, sadece yerel basının değil ulusal medyanın da manşetlerinden inmeyen konuşmayı, Revi izleyememiş!

İl başkanı olduğu partinin milletvekiline yapılan ağır suçlamalar konusunda iki

laf etmek için mazbata almayı beklemiş!

Sonunda da, ‘kınıyorum’ bile demekten imtina edercesine, ‘hoş olmadı’, ‘maksadını aşmış’ gibi sözlerle, adeta mahcup (!) bir tepki ortaya koydu.

***

Revi’nin sözlerini okuyunca geçmişe gittim.

1997’de dönemin ANAP’lı Adalet Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu, 8 yıllık kesintisiz eğitime tepki gösteren bir grup tarafından Gümüşhane’nin Kelkit İlçesi’nde protesto edilmişti.

Öfkeli kalabalık Sungurlu’ya saldırmaya çalışmış ve güçlükle engellenmişti.

1998 ya da 1999’da Kelkit’te ANAP’ın ilçe kongresine Adalet Bakanı sıfatıyla Sungurlu da katılmıştı.

İsimlerini hatırlamıyorum ama iki aday yarışıyordu.

Adaylardan biri konuşmasında, “Sayın Bakanımız Kelkit’te saldırıya uğradığında arkasında biz vardık biz” diye haykırdı ve salondan büyük alkış aldı.

Konuşma sırası kendisine geldiğinde kürsüye çıkan diğer aday, “Arkadaşım doğru söylüyor, Bakanımız saldırıya uğradığında arkasında onlar vardı, biz ise önündeydik” dedi.

***

Bu örnekten hareketle, Revi’nin ilk açıklamasından edindiğim izlenim, ‘önde değil arkada’ siyaset yapacağıdır.

Kişiliğine, beyefendiliğine ve sakinliğine diyecek sözümüz olamaz.

Lakin siyaset yapıyorsanız, bir büyükşehirde iktidar partisinin il başkanı olmuşsanız, hele hele bu başkanlığı, partinin çeşitli klikleri başkalarını isterken bizzat başbakanın tercihiyle edinmişseniz, sesiniz gür çıkmalı gür.

Kimse yanlış anlamasın.

Mesele, Hacıosmanoğlu’nun kınanması meselesi değildir.

Yeterince kınama yapıldı zaten.

Mesele Hacıosmanoğlu-Özak meselesi de değildir.

İktidar partisinin açtığı yolda, kendilerine ikbal geçitleri kurmaya kalkışanlar, vekiller, vekillik hayali kuranlar, teşkilatlarda koltuk kapanlar, belediye başkanları, medyada boy gösterenler, kefen giyecek kadar kahramanlaşanlar, anlaşılmaz bir sessizlik içinde.

Dün sordum, bugün yine soruyorum;

Vekiline sahip çıkamayanlar, kente sahip çıkabilirler mi?

Takdiri sizlere bırakıyorum.

Kalın sağlıcakla…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com