Reza Zarrab’ın Amerika’da tutuklanmasının yankısı sürüyor.

Zarrab’ın tutuklanmasının nedeni ve Türkiye’ye etkileri tartışılıyor.

Bugün çok açık bir yazı yazacağım. Hiç edebi falan değil. Akademik hiç değil. Açık, net, düz ve dik!

Bir kere “17-25 Aralık Davası” diye bir şey yok. Onun adı “17-25 Aralık Darbe Girişimi!”

Temcit pilavı muhabbeti yapmaya gerek yok. Çoğu uydurma belgelerle bir yolsuzluk davası açılmış, ucu Erdoğan’a dayanan iddialarla hükümet istifa ettirilmeye çalışılmıştı.

-E hiç mi yolsuzluk yok?

O gün de dedim bugün de diyorum:

10 yıl tek başına iktidarda kalmış, güçlü bir kitle partisinin içinde yolsuzluğa bulaşmış yöneticiler yok demek samimiyetsizliktir!

Ama mesele yolsuzluk değildi…

O gün amaç kimin yolsuzluk yapıp yapmadığının ortaya çıkması değil darbe idi!

Amaç darbe olunca halk kimin yolsuzluk yapıp yapmadığı ile ilgilenmedi. Kötü niyeti anladı, tuzağı fark etti ve 30 Mart mahalli seçimlerinde gerekli cevabı verdi.

Açık yazıyoruz ya öyle devam edelim…

Paralel Yapı, tarihin en ahlaksız, en kompakt, en tehlikeli çetelerinden biridir. Amacı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ele geçirmektir. Tam adı Fethullahçı Terör Örgütü’dür. Lideri Fethullah Gülen’dir!

Devletin en gizli toplantılarını dinleyip onları yabancı istihbarat örgütlerine servis eden, gizli belgeleri sızdırıp Türkiye’yi terörist devlet ilan eden, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar dahil olmak üzere yüzlerce siyasetçi, işadamı ve gazetecinin mahremine tecavüz edip en uygunsuz görüntülerini kayda aldıran, uydurma deliller ile ülkenin en önemli kurumlarını itibarsızlaştırıp yüzlerce insanı terörist diye içeri tıkan, karşısında duran herkesi bir şekilde punduna getirip yok eden bir terör örgütünün samimiyetine inanıp insanları hırsızlıkla suçlamak ahmaklıktır!

Gelelim Zarrab olayına…

Reza Zarrab’ta 17-25 Aralık sürecinde gözaltına alınmış, hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan bir iş adamı.

Kendisine isnat edilen suçlar doğru ya da yanlış… O da Fethullahçı Terör Örgütü’nün mağdurlarından!

İddia o ki…

Türkiye, Amerika’nın İran’a ambargo uyguladığı dönemde bu ambargoyu fiili olarak deldi. Kendisi dışında özellikle Hindistan’ın İran ile olan petrol ticaretini ambargoya rağmen devam ettirmesini sağladı. Karşılığında 300 milyar dolarlık bir para akışı Türkiye üzerinden yapıldı. Burada para akışını sağlayan kurum Halk Bankası, koordine edenlerden biri de Reza Zarrab.

Zarrab’ın ve Halk Bankası’nın 17-25 Aralık’ta bu denli topun ağzında tutulmalarının sebebi de buydu.

Şimdi Zarrab’ın Amerika tarafından ‘kara para aklama’ iddiasıyla tutuklanmasının sebebi de o döneme ilişkin faaliyetleri. Amerika, Zarrab üzerinden Türkiye’ye o dönemin hesabını sormaya kalkıyor.

Bizim FETÖ’cüler ve ana muhalefet de zil takmış oynuyor.

“Acaba buradan darbe çıkar mı?” diye avuçlarını ovuşturuyorlar. “Amerika bize kıyak yapar da Erdoğan’ı zor durumda bırakır mı?” diye dört dönüyorlar. Hatta bazıları Zarrab’ın tutuklandığı gün “Erdoğan, Amerika’ya gittiğinde bu soruşturma bağlamında tutuklanacak” bile dediler.

Zarrab’ı tutuklatan Amerikan savcıyı yere göğe sığdıramamalarını, kahraman ilan etmelerini vs söylemiyorum bile…

17-25 Aralık’ta kıyameti koparıp hükümetin istifasını isteyen her kim varsa bugün oturmuş Amerika’dan medet umuyor, darbe hazırlığı yapıyor.

Ne dün Muammer Güler’i, Zafer Çağlayan’ı, Egemen Bağış’ı, Erdoğan Bayraktar’ı savundum. Ne de bugün Reza Zarrab’ı savunuyorum. Hiç öyle bir derdim yok!

Benim derdim darbeyle, darbecilerle!

Benim derdim dün Rusya’dan bugün Amerika’dan darbe uman kafayla?

Benim derdim hükümet düşsün diye gözünü kırpmadan ülkesini satan ve satmaya razı olanlarla!

Yazıyı Gezi’nin meşhur mottosuyla bitirelim…

Mesele Zarrab değil, siz hala anlamadınız mı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.