Her mesleğin kendi dünyasını denetleyen ve düzenli işlerliğini sağlayan kuralları var kuşkusuz... Böyle olmasa, düşünebiliyor musunuz, nasıl bir kaos/karmaşa ortamı doğar? Zaten kurallar/kaideler, yasalar toplumsal birliktelikte, insan ilişkilerinde hak/hukuk kavramlarının işlerliğini sağladığı için onlara saygı duyulur.

Gelenek/görenekler de bunun içindir zaten... Mesleksel etik kuralların işlerliğinde önce onları icra edenlerin, yapanların vicdani sorumluluğuna teslim edilmiş bir hava yaşanır çoğunlukla..

Örneğin, bir berber önceleyin hoşsohbet, güler yüzlülüğü yanında mesleğinin baş koşulu temizlikte müşterisine sanatını yaparken güven vermeli.

Çayevi işleticisi de öyledir... Çayının demi müşterileri arasında beğeni kazandığı dillerde dolaşmalı, ama baş koşul yine temizliktir öncelikle... Çay bardakları kadar elleri temiz olmalı ki müşterisi ona güven duymalı... Hizmette kusur yapmamalı ayrıca...

Fırıncılık mesleği özellikle çok dikkat ve temizlik isteyen bir işkolu olarak dikkat çeker. Patronundan işçisine tüm kadronun giyimlerinin çok özenli, temiz olması... Müşterinin önüne her zaman tıraşlı, temiz giysilerle çıkılması... Pişirilen ekmeğin albenisinin olması... Fırıncılığın zor işkolu olmasının nedenleri sayılır.

Bakkallığın, terziliğin, manavlığın, şoförlüğün de kedine özgü mesleksel kuralları var kuşkusuz.

***

Doktorlar mesleğe başlamadan “Hipokrat Yemini” ederler. İnsanı sevmek ve yaşatmaktır birincil koşul... Avukatlar, mühendisler, öğretmenler, teknikerler ve daha nice iş alanında gelenekler/görenekler ve etik kurallardır bu meslek mensuplarını şekillendiren, yönlendiren...

Peki, siyaseti nasıl görecek ve hangi kategoride değerlendirmek gerek?

Tabi ki siyaset dünyası çeşitli mesleklerden gelen kişilerin görev verildiğinde kamu yararını birincil koşul görüp hizmet getirmeyi kabul eden bir grup/ topluluk... Hizmet anlayışı olarak ulus, ülke ve insan sevgisini baş tacı yapıp; yasaların öngördüğü şekilde toplumu yönlendirmeye/şekillendirmeye, çağdaşlaştırmaya aday olan siyasetçinin işi aslında herkesten zor görünür... Çünkü daha önce sözünü ettiğimiz meslekleri icra edenlerin vicdani sorumlulukları hiç bir zaman bir siyasetçininki kadar vebal kaldırır olamaz. Siyasetçi böyle bir alana soyunurken tüm bir ulusun sorumluluğunu omuzlamış bir konumda olduğunu biliyordur kuşkusuz. Bunun için de böylesine bir önemi taşıdığından kendisine hizmet alanında kimi öncelikler/imtiyazlar verilmiş bulunuyor. Bu öncelik ve imtiyazlar hoşgörüsüne sahip bir toplum olarak ne kadar övünsek acaba?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com