MHP’de sular çok önceden bulandı. Geçen yıl kasım ayında yapılan seçimden sonra, Devlet Bahçeli’ye yönelik muhalefet daha sonra parti içi hesaplaşmaya, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin değiştirilmesi hareketine dönüştü.

Artık MHP kendi yarasıyla baş başa...
Parti içi muhalefeti bastırmak için hukuk adına verilen mücadele yanında, Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren iç ve dış olaylarda MHP’nin “milliyetçi” duruşunun söylem zafiyetine uğradığını üzülerek gözlemliyoruz şimdi... Oysa bu parti -adı üstünde- bir hareketti. Bu hareket de Türk milliyetçiliğiydi. Şimdi?

İç çekişmelere sahne bir parti...
Kendi öz dinamiklerini harekete geçirmek cesaretini -neredeyse- yitirmiş, “Başbuğ Türkeş öğretileri”nden sapıldığı için parti içi kavgalara/hiziplere sahne olmuş bir MHP...

Çok yazık...
Tam da MHP’nin ülke koşulları dikkate alınarak çok daha ön saflarda yer alması gereken bir dönemden geçiyoruz.

MHP yönetimi, Meral Akşener ve kurultay için oluşturulan Çağrı Heyeti Üyeleri Ali Sağır, Ayhan Erel ve Mehmet Bilgiç’i “parti üyeliğinden kesin çıkarma” istemiyle Merkez Disiplin Kurulu’na sevk etti. Delegeliği askıya alınan Akşener, olası bir kurultayda aday olamayacak.

Türkiye’de neler oluyor, nasıl bir labirente itilmek isteniyor, MHP böylesi zor bir dönemde ne ile meşgul?.. Yorumunu siz yapınız artık.

Anlayabildiğimiz kadarıyla siyasetin sağladığı koltuğa oturanlar burayı babalarından miras kalmış kabul edip oradan hiç kalkmak istemiyorlar. Bu görüşüm siyasal her parti için geçerli elbet. Günümüz MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, şu günlerde tarihi bir fırsatı kaçırdı, kaçırmaya devam ediyor, maalesef...

Herkes görüyor, -Sayın Bahçeli’yi bilemem- Türkiye önce bir huzursuzluk ortamına çekilmek isteniyor. Bomba yüklü taşıtları kent merkezlerinde patlatmalarının, can ve mal kaybına neden olmalarının amacı başka ne olabilir ki? Türkiye’yi bir Irak’a, bir Suriye’ye dönüştürmek... Ya 15 Temmuz darbe girişimi?

İç ve dış melanet cephesinin kurduğu hain tuzaklarla savaşırken Batı’ya verilecek “Türk Milliyetçiliği” mesajının partisinde “birlik/beraberliği” sağlamış MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sesiyle yükselmesinin yaratacağı ürküntüyü düşününüz.

10 Ağustos 1920’de Osmanlı’ya imzalattırılan Sevr paçavrasını ABD’nin “saman altından su yürütme” üçkağıtçılığı olan “Büyük Ortadoğu Projesi”yle Türkiye’yi haritadan silme hevesine kapılanlara, Türk milliyetçilerinin sesini yükselteceği tam zaman şimdi.

Tıpkı Mustafa Kemal Paşa’nın “Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongreleri Genelgeleri” gibi... Batı’nın sömürgeci zihniyeti en çok yerel milliyetçiliklerden ürktüğünü/korktuğunu/çekindiğini bilmeliyiz.

MHP iç çekişme ile büyümez, üstlendiği misyon “Türk Milliyetçiliği”ni de bu anlayışıyla sürdüremez. Bundan da en çok Sevrciler keyif alır, Türkiye üzerindeki hevesleri için yeni yeni tuzaklar peşinde koşarlar.

MHP titre ve kendine dön!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com