Dönemin CHP Milletvekili Emine Ülker Tarhan…

“Partinin geleceği bu kadın” deniyordu.

Şak diye partisinden istifa edip, Anadolu Partisi’ni kurdu.

İlk girdiği seçimden 0,06 oy aldı.

***

İdris Bal…

AK Parti Kütahya Milletvekili idi.

Hükümetin cemaat ile düellosunda, cemaatten yana tavır sergileyince, partisinden istifa etti ve Demokratik Gelişim Partisi’ni kurdu.

Henüz seçim heyecanı yaşamadan, kendi kurduğu partiden istifa etti.

Basın mensupları mikrofon uzatınca da;

“Beni seven insanları test etmek istedim” dedi.

***

Aralık 2013’te AK Parti’den istifa eden İdris Naim Şahin’de, tıpkı İdris Bal gibi aynı yolu izledi.

Millet ve Adalet Partisi’ni kurdu.

Basın mensupları “Partiden ayrılıp Abdullah Gül ile yeni parti kuracağınız konuşuluyor. Bu iddia doğru mu?” diye sorunca, Şahin, kararlı bir üslupla şöyle cevap verdi:

“Biz İdris Naim Şahin değiliz, Emine Ülker Tarhan değiliz, kendi kendine parti kurup sonra o partiden ayrılan biri değiliz”

***

Ertesi gün adı manşetlerdeydi.

Şahin, siyasi hayatına devam ettiği ve kurucu ve Genel Başkanı olduğu Millet ve Adalet Partisi’nden istifa etti.

***

Rahmetli ilahiyatçı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk…

Nişantaşı eşrafının gazına gelip, Halkın Yükselişi Partisi’ni kurdu.

4 yıl sonra o da istifa etti.

***

Yani demem o ki muhterem,

Memlekette parti kurmak kolay ama lider olmak zordur.

Halkın zihninde kemikleşmiş ve gücünü hala koruyan partilerden kopup, yeni bir parti kurmak, halk tarafından da pek benimsenmeyen bir yöntem.

***

Şimdi kulağıma gelen bilgilere göre, MHP içerisinde, Genel Başkan Devlet Bahçeli ile hukuk mücadelesi veren muhalif Genel Başkan adaylarının ajandalarında, yeni parti kurma seçeneği de varmış.

***

Buradan uyarıyorum.

Sakın denemeyin.

***

Cem Uzan dürüm ayran dağıtıp, %7,25 aldı.

Siz Ali Nazik kebabı dağıtsanız bile % 5’i zor görürsünüz.

Demedi demeyin.

CORA İLE AYAKÜSTÜ SOHBET!
Arife günü, bayram alışverişi için şehri turlarken, Trabzon Milletvekili Av. Salih Cora ile karşılaştım.

Ayaküstü, HDP’lilerle yumruk yumruğa geldiği o anı sordum.

Vakur bir duruşla cevapladı:

“Meclisteki o görüntüleri elbette ki tasvip etmiyorum” dedi ve ekledi:

“Hiç kimse ama hiç kimse Türk askerine sapık diyemez. Meclis kürsüsünden insanın kanına dokunan söylemlerde bulunuyorlar. Terör ile aralarına mesafe koyamayanlar, milletin meclisinde at koşturmaya kalkışmasınlar…”

***

Cora’nın Meclis’te yaşadığı bu olay, sokakta ise şöyle yankı buldu.

HDP’lilere karşı Türkçe konuştu,

Tonyalı gibi de cevap verdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr