Mursi’ye darbe yapılmadan birkaç ay öncesiydi. Kahire’ye bir grup işadamıyla iş gezisi için gitmiştik. Bize mihmandarlık eden Kahire’de yaşayan Türk işadamları, Mursi ile ilgili 30 Haziranda Tahrirde büyük gösteriler yaparak Mursi’yi devirmeye çalışacaklar size göre neler olur gibi sorularımıza; “Mursi, oldukça sağlam duruyor ona bir şey yapamazlar” diyorlardı. Bir akşam Büyükelçilikte bizler için kokteyl verildi. Ticari ateşe, Mısırdaki yatırım imkânları hakkında oldukça iyimser konuşmalar yaptı. Ben ise orada fark ettiğim, genç bir kadın olan siyasi ataşemize, devamlı merak ettiğim MURSİ sorusunu sordum. Neler olabilir? Mursi, iktidarını sürdürebilirimi diye. Merak ediyordum, çünkü bir gün evvel, sanayi bakanı ile heyet halinde yapılan ekonomik imkânlar toplantısında, Bakan’a “askeriyenin elinde bulunan %50’yi aşkın her alandaki ekonomik ağırlığın, özelleştirilmesini düşünüyor musunuz?”soruma hiçte nazik cevap almamıştım. Bakan, bana; “bizim silahlı kuvvetler her zaman halkın menfaatine çalışır, ordumuz; savunmayı’da ,ticareti’de en iyi şekilde yapıyor ve yaptıkları her faaliyet Mısır halkının lehinedir”. diye kaba bir tonda cevap vermişti. 

Kahire yokluk içerisinde idi. Her taraf pislikten geçilmiyordu, Başkent’te beş milyonu aşkın insan mezarlıklardaki mezar evlerde bir lokmaya muhtaç yaşıyordu ama un fabrikalarından, fırınlara, çocuk bezi fabrikalarından, deterjan fabrikalarına, bankalardan, çimento sektörüne kadar her alanda ekonomik faaliyetler askeriyenin tekelinde idi ve Bakan bunları normal karşılıyordu. Mursi ve Mısır’ın işi çok zor diye düşünmüştüm. Evet, siyasi ataşemize bunun endişesiyle sorduğum soruma ateşe;”Mursi’nin durumu hiç kolay değil demişti. Eski Mısır bütün kurumlarıyla yaşıyor ve Mursi çok, çok yalnız bir şekilde bir şeyler yapmaya çalışıyor,30 Haziran onun için hiç kolay olmayacak ” demişti. 

Bu görüşmeyi daha sonra paylaştığım Mısırda yaşayan Türk işadamı arkadaşımız ise;” olurmu öyle şey elçiliktekiler, elçilikten dışarı çıkmaz, halkın arsında değillerdir, dedikleri doğru değil, Mursi çok iyi bir ekiple çalışıyor ve her bakımdan iktidarı güçlü” demişti. İnşallah sen haklı çıkarsın diye içimden geçirmiştim. 

Bayan siyasi ateşe, haklı çıktı.30 Haziran gösterisi Tahrirde başladı. Mısır’ı cehenneme çevirdiler. 3 Temmuz 2013 tarihinde, Mursi’nin en güvendiği Generali SİSİ; bütün Dünyanın gözü önünde, demokratik batı ülkeleri ile İsrail’in alkışları ve Körfez ülkelerinin zılgıtları eşliğinde, sadece bir yıl evvel halkın oyu ile seçilmiş Mursi’yı devirerek, uğursuz darbesini gerçekleştirdi. Kahire’nin Rabia meydanında darbe karşıtı sivil gösterilerde ise binlerce sivil, yine Dünya’nın gözleri önünde TV’den canlı yayınlarla katledildi. 

Demokrasi banisi ve kalesi batılı ülkeler; darbeci Sisi Mısır’da demokratik rejim kuruyor diye katliamlara karşı gözlerini kapatıp, dalgalarını geçerken, Mısır halkı darbecilerin değirmenlerinde öğütülüyordu. Bizdeki darbe sever sapıklar ise ellerini ovuşturup, darısı bizim başımıza diyorlardı. Gezi’de başaramamışlardı ama umutlar kesilmez, birileri elbette bir şeyler yapacaktı. Ha geldi geliyor derken, beklenen hareket, The Cemaat’ten geliverdi. Darbeler tarihimizde, 17-25 Aralık 2013 darbe girişimi olarak yer aldı bu kalkışma. 

Her taraftan ve birbirleriyle hiçbir zaman bir araya gelmesi beklenmeyen bütün siyasi, ticari, medya ve bilumum şer çevreleri, dışarılardan aldıkları sınırsız desteklerle, sanki bir emirle aynı hizada buluşmuşlardı. Taksim’i Tahrir’e çeviremeyenler bu defa The Cemaatle olacak, umut ve heyecanı içerisinde, kutsal darbe girişimini başlatmışlardı. Bu defa hiç beklenmedik yerden atacakları yumrukla halkın sevip, seçtiklerini nakavt edeceklerdi. Olmadı, yine başaramadılar. Halk’ta, Hükümet’te sağlam durmuştu. Darbe girişimi, geri püskürtülmüştü, kalkışmada görev alanlar yavaşta olsa tek tek hesap vermek üzere gerekli hukuki işlemlere tabi olmaya başlamışlardı. 

Şimdilerde ise Mursi’ye, Mısır darbe mahkemelerinin talimatlarla verdiği idam cezasıyla kafa kaldırıp, kulak kabartır oldular. Bize örnek olur mu moduna geçtiler hemen. Her kuşun eti yenmez der atasözümüz. Bu millet, bu defa seçtiklerini kimseye yedirmeyecek. Milletimiz, ülkesine ve seçtiklerine her şartta sahip çıkacağını, dost düşman herkese göstermiştir. Ve at sahibine göre kişnemeye başlamıştır. 

Umarız bu son darbe teşebbüsü olur, herkes gereken dersi alır. 

Ve yine umarız ki; bundan böyle, Ülkemiz sadece kalkınmaya, büyümeye odaklanıp, gerçek sorunlarını çözmeye odaklanır, enerjisini boşa tüketmez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.