Muammer Demeli: "Türkiye’yi Bir Kişiye Nasıl Teslim Edelim?"

Röportaj: Meryem AKGÜN - MHP Trabzon eski İl Başkanı Muammer Demeli, partisini ve Başkanlık Sistemini değerlendirdi. Referandumda ‘Hayır’ oyu kullanacağını belirten Demeli, “Bir muhtara teslim etmediğimiz bir köy varken, koca Türkiye’yi bir kişiye nasıl teslim ediyoruz? Bu kişi Anayasa Mahkemesini tanımayan, çözüm sürecinde yanılan, Balyoz, Ergenekon meselelerinde yanılan, en sonunda ‘FETÖ beni kandırdı’ diyen kişidir. Şimdi bu kişiye ülke teslim edilir mi?” dedi. 

İŞTE MUAMMER DEMELİ’NİN DEĞERLENDİRMELERİ:
Soru: MHP, nerede kırılma noktası yaşadı da bu noktaya geldi?

Cevap: “Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin bir söylemi ile yola çıkıldı. Genel Başkanımız, Başkanlık Sistemi ile alakalı fiili durumun yasal duruma geçmesi için millete gidilmesi gerektiğini söyledi. Başkanlık Sistemi süreci bu şekilde başlatılmış oldu. Rafa kaldırılan Başkanlık Sistemi gündeme geldi. Biz de şoke olduk. Rafa kaldırılmış bir sistemin Türkiye’nin gündemine gelmesi mümkün değildi. Çünkü AK Parti’nin dışında hiçbir siyasi parti Başkanlık Sistemini savunmuyordu. Genel Başkanımız böyle bir söylemle yola çıktı. Akabinde bir gün Meclis Grup toplantısında ‘Benim bir oyum var, bu bir tane oyum da ‘evet’ olacak. Meclis’te de, referandumda da ‘evet’ oyu vereceğim’ dedi. Biz bu cümleden hem cesaret aldık hem de şunu çıkardık, demek ki Genel Başkanımız grup kararı almıyor. Böyle olaylarda parti de grup kararı alınmaz ama yine de bir karar alınır. Demek ki MHP’nin böyle bir kararı olmayacak, herkes özgür iradesi ile hareket edecek. Genel Başkanımız ‘Evet’ diyor diye biz de ‘Evet’ diyeceğimiz gibi bir olay yok. Bu olayı inceleyip, irdelediğimizde adı ne kadar Cumhurbaşkanlığı Sistemi olursa olsun artık kendileri de inkar etmiyor bu bir Başkanlık Sistemidir. Başkanlık Sisteminin maddelerini okuduğumuzda ‘hayırımız’ daha da hararetli oldu. Sistemin bu ülke için çok büyük sorunlar yaşatacağını gördük. MHP’de ‘Evet’ diyenlerin çok yanlış yapacağını gördük. Sayın Genel Başkanımızın bundan 6 ay evvel, 1 yıl evvel Başkanlık Sistemi ile ilgili söyledikleri ortadadır. İzmir’de, Konya’da, Eskişehir’de Genel Başkanımızın bu sistemle ilgili söylediği net ifadeler vardır. Biz de onlardan güç alarak ‘hayır’ dedik ve demeye de devam edeceğiz.”

Soru: MHP ‘Evet’ ve ‘Hayır’ diyenler olarak ikiye bölünmüş durumda. Bu bir hür irade örneği midir yoksa bir bölünme midir?
Cevap: 
"MHP’nin ikiye bölündüğüne inanmıyorum. MHP’liler ve Ülkücü irade ‘Hayır’ diyor. MHP’nin sadece yüzde 5’lik bir Genel Merkez Kurumu ve Divanı ‘Evet’ diyorsa onlara da hayırlı olsun. Partinin yüzde 95’i diyorum alta inmiyorum ‘Hayır’ diyor. Bu kesinlikle dikkate alınması gereken bir olaydır. Partinin eski duayenleri, yöneticileri, ilçe başkanları, yazarları, çizerleri hepsi ‘Hayır’ diyor. 18 Şubat’ta Ankara’da ‘Türk Milliyetçiliği Hayır Platformu’ toplandı. Biz de bu platformun toplantısına gittik. Orada bir gerçekle karşı karşıya kaldık. MHP oradaydı. Tarihten bu yana gelen MHP, Ülkü Ocakları herkes oradaydı. MHP artık bütünleşmiş bir şekilde, ayrıldığına inanmıyorum. Kurumsal yapılaşmalar hariç MHP’nin gerçek sahipleri ve tabanı oradadır. Her zaman da ‘Hayır’ diyorlar. Bu yüzde 95’in içinde bizlerde varız, bizler de ‘Hayır’ demeye devam edeceğiz.”

Soru: AK Parti ve ‘evet’ diyen MHP birlikteliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap:
“Kendilerini açığa çıkartıyorlar. Madem her iki tarafta ‘evet’ diyor birlikte aynı kahveye, aynı mahalleye yürekleri varsa beraber gitsinler. Açık söylüyorum yürekleri varsa kol kola aynı çay ocağına gitsinler ve referandum çalışması yapsınlar. Bakalım nasıl tepkiler gelecek? MHP’de bir teşkilat terbiyesi vardır, ferdi olarak gittiğinde belki tepki almazlar. Ama AK Parti ile birlikte içeri girdikleri vakit MHP’lilerin yapacak oldukları tepkiyi şuan gayet iyi görüyorum. Bu onların yan yana yürümeyeceklerinin göstergesidir. ‘Hayır’ diyen gruba bakın tek yumruk altında birleşmiş. Saadetlisi de, Büyük Birlik Partilisi de, Demokrat Partilisi de, CHP’lisi de, MHP’lisi de, Vatan Partilisi de tek yumruk altında birleşmiş ve ‘Hayır’ diyor. Hadi MHP ve AK Parti birlikte sokağa çıksınlar umarım nahoş olaylar yaşanmaz.”

Soru: ‘Evet’ diyen tarafta oluşturulan birliktelikle ‘Hayır’ diyen tarafta oluşturulan birlikteliği kıyasladığınızda size samimi gelen taraf hangisi?
Cevap:
“Evet diyen tarafta oluşturulan birlikteliği kesinlikle sonucu olmayan ve mecburi bir birliktelik olarak görüyorum. Mecburiyet samimiyeti görüyorum. Atalarımızın bir lafı vardır ‘Bendeki bu kuyruk acısı oldukça ben sana çok sıcak bakamam.’ İşte bunlarınkisi kuyruk acısı meselesi. Biz unutmuyoruz, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın, MHP’lilere neler söylediğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına aldıklarında çok özür dileyerek söylüyorum bizi hayvanla eşdeğer yaptıklarında, bize herhangi bir duayı okuyamayacağımızı söylediklerinde, zürriyetsiz olduğumuzu söylediklerinde bizlerde onları vatan hainliği ile suçlamadık mı? Ne oldu Türkiye’de ne değişti de 15 Temmuz’dan sonra böyle olaylar söz konusu oldu? ‘Ülke bekası’ diyorlar. Çok güzel bizde ülke bekası diyoruz. Parlamenter sistemle ülke bekasının savunulacağını söylüyoruz. Mesele ülke bekası ise 16 Nisan’dan sonra ‘Evet’ oyunun çıktığını kabul edelim. Evet oyu çıktığında 2019’a kadar neden bekliyoruz? Ülke bekasını neden durduruyoruz, madem öyle 2,5 yıl beklemeyelim. 2,5 yılda ülke bekası çok kötü bir duruma gelirse bunun sorumlusu kim olacak? Kim ne derse desin ülke bekası sorunu yok. Türk Milleti, ordumuz, emniyet güçlerimiz hazırdır, başımızda da bir hükümet vardır. Hükümetsizde değiliz, darmadağınıkta değiliz. Bir siyasi parti hariç bütün siyasi partilerin böyle bir durumda bir olacağına inanıyorum. Söz konusu ülke bekası olursa Yenikapı ruhu vardır yine var olur. Söz konusu vatansa, siyasi partiler ve düşünceler teferruat olur. Ülke bekası söz konusu değildir bu tamamen uydurmacadır. Hayırcıların, samimiyeti ortaya çıkacaktır, evetçilerin de samimiyetsizliği millet tarafından ortaya çıkarılacaktır.”

Soru: MHP Trabzon Teşkilatı’nda yeni il yönetiminin göreve başlamasının ardından bir bir istifalar geldi. İl ve ilçe yönetimleri arasında bir sorun olduğu doğru mudur? Eğer sorun varsa bu durum sahaya nasıl yansır?
Cevap:
“Biz görevden alınıp, partimiz kapatıldıktan sonrada Ülkücülüğümüz devam etmektedir. 45 yıldır bu camianın içindeyiz. Ben şunu söylüyorum üzülerek Trabzon’da dört tane ilçemiz kapalı durumdadır. Bu kapalı olan ilçeler Trabzon’da MHP’nin en çok oyu aldığı ilçelerdir. Hatta bir ilçemizde belediye başkanlığını kazanmışız. Şimdi bu ilçelerimize gidildiğinde kapıyı çaldığımızda, partinin kapalı olduğunu görüyoruz. Nedenini sorduğumuz da ‘Atama yapılmadı’ deniyor. Şalpazarı, Çarşıbaşı, Akçaabat ve Yomra teşkilatlarımız MHP’nin en çok oy aldığı ilçelerdir. Sayın İl Başkanım Nihat Birinci’ye sesleniyorum, koltuk çok tatlı bir şey değildir, önemli olan bizim davamızdır, rica ediyorum bu 4 ilçeye de biran evvel atamanı yap. MHP’nin kapılarının kapatılması bir ihanettir. MHP’nin kapısı kapatılamaz, kapıların kapatılmasına sebep olanlar bir ihanet içindedir. Biz buna üzülüyoruz. Ben inanıyorum bugün MHP İl Yönetiminde olup da ‘hayır’ diyecek olan arkadaşlar var. Bir ilçe başkanımla telefonda konuştuğumda bana ‘Eğer ben evet için MHP’li olarak sokağa çıkarsam ilçemdeki bütün MHP’liler bana küfreder, ben bu küfrü yemem, sokağa çıkmam’ dedi. Kim olursa olsun, gelin evetle hayırı madde madde karşılaştıralım. Hodri meydan. Özellikle devlet büyükleri bizi ötekileştirip hayır diyenleri hainlikle itham etmesinler. Biz vatanseveriz, Türk milliyetçisiyiz, bu ülkenin bayrağına, mukaddesatına sevdalı insanlarız, terör neredeyse biz karşısına dikiliriz. Ama bugün ‘PKK Kandil için hayır diyor’ ifadelerini kullanıyorlar. Ben de iddia ediyorum ‘Evet’ diyorlar. Mecliste bu kadar madde oylandı, çıkıp açıklasınlar HDP hiç ‘Hayır’ dedi mi? HDP, ‘Evet’ diyeceğim diyemiyor da ‘Sandığa gitmeyeceğiz’ diyor. Bu en çok AK Parti’nin işine gelir. AK Partililere sesleniyorum bugün HDP, PKK, Kandil ‘Evet’ diyor. Bu üç sacayağının dördüncü ayağı da AK Parti’dir. Eğer siz gerçekten Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyorsanız Sayın AK Partililer bu kadar yükü ona yüklemeyin. Siz görevden kaçıyorsunuz. Şunu da ifade etmek istiyorum bu referandum ertelenirse hiç şaşırmayın, çünkü ‘Evet’ diyenlerin oyu her geçen gün azalıyor.”

Soru: Önümüzdeki günlerde Koray Aydın’ın başkanlığında yapılması planlanan toplantı için yer bulabildiniz mi, bu toplantıda neler konuşulacak?
Cevap:
“Trabzon’da resmi kurumların daha duyarlı olduğunu düşünüyorum. Diğer illerde karşılaşılan sorunların burada söz konusu olacağını düşünmüyorum. Bize yer verirler mi, yer vermezler mi diye bir düşünceyi taşımıyorum. Bize yer vereceklerini düşünüyorum. Çünkü devlet erkanı böyle bir şeye müsaade etmez. Koray Aydın ile 10 gün içinde bu toplantıyı yapacağız. Bu toplantıda herkes gerçeği görecek. MHP ‘evet’ mi diyor ‘hayır’ mı diyor görecekler. Bu toplantılar devam ederken kimsenin kırıcı dil kullanmamasını rica ediyorum. Çünkü Trabzon küçük bir yer, yüz yüze bakıyoruz. Birbirimizin cenazesine, düğününe gideceğiz. Sayın Başkanım diyorum, Sayın Haydar Revi benim çok sevdiğim ve değer verdiğim arkadaşımdır. Arkadaşlığımız 1978’lere dayanıyor. Dili sürçmüştür diye düşünüyorum. Eğer çok arzu ediyorsa nereye gideceğimin listesini göndersin oraya gideyim. Başkanlık sistemini çok tez kabul etti ki hemen bana bir başkan gibi nereye gideceğimin kararını veriyor. Ben onu seviyorum, has bir kardeşimdir. Ona da çalışmalarında başarılar diliyorum. Biliyorum ki karşı karşıya da gelsek birbirimize sıkı sarılırız. O da ülkenin geleceği için ‘evet’ demenin hayırlı olacağını düşünüyordur, bizde ‘hayır’ demenin hayırlı olacağını düşünüyoruz. Bu çerçevede karşı karşıya gelebiliriz ama saygımız, sevgimiz, hürmetimiz olacaktır.”

Soru: Son olarak ne söylemek istersiniz?
Cevap:
“Bir köy düşünün, 500’de nüfusu olsun. 500 nüfuslu bir köyü bir muhtara teslim etmiyorlar. ‘Ey muhtar seni denetleyecek azalar ve ihtiyar heyeti olmalı’ diyorlar. Bunu Yasama, Yürütme, Yargıya benzetiyorum. Orada erkler birbirini denetliyor. Şimdi bir muhtara teslim etmediğimiz bir köy varken, koca Türkiye’yi bir kişiye nasıl teslim ediyoruz? Bu kişi Anayasa Mahkemesini tanımayan, çözüm sürecinde yanılan, Balyoz, Ergenekon meselelerinde yanılan, en sonunda ‘FETÖ beni kandırdı’ diyen kişidir. Şimdi bu kişiye ülke teslim edilir mi? Takdir milletindir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com