Sadece bugüne bakıp yarın için görüş belirtmek, karar vermek yanılmanın/yanlış yola sapmanın başlangıcı olduğunu bir bilebilsek…  Evet,  bu gerçeği bilsek, bugünkü “keşke” pişmanlıklarını yaşar mıydık?   Yaşamazdık… Çünkü o zaman tarihin ne denli bugünlere ışık tuttuğunu bilir,  tarihi dikkate alır, ona göre kararlar verirdik.

Güneydoğu komşumuz Irak’ın 1960’lardan gelen karın ağrılarını sadece seyrettiğimizi şimdi anlayabiliyoruz. O zamanlar Irak’ın kuzeyini kendine mekân seçen  -Bugünkü Barzani’nin babası-   Molla Mustafa Barzani bu coğrafyada tutunabilmenin çaresi olarak TC Hükümetleriyle iyi geçinme yolunu tercih etmişti. Nitekim bu anlayışını oğlu da sürdürerek bugünlere gelindi.

 Daha dün… 1974 yılı 19 Ekim’inde Barzani’nin despot; astığı astık, kestiği kestik baskıcı yönetiminden kaçan 2 bin Irak’lı sınırı geçerek Türkiye’ye sığınmıştı. Daha sonraları bu sığınma işi sık-sık tekrarlanır oldu. Saddam Hüseyin zamanında da benzer olaylar yaşandı, Irak’tan kaçanlar Türkiye’yi yurt seçtiler. Bu sığınmacılardan kimilerini ABD ülkesine götürdü. “Sebep ne idi?” diye sorarsanız buna pek çok farklı yanıt verilebilir. Ama bugün görülen manzara, ABD’ye götürülen sığınmacılar orada “Oooh!..  Gel keyfim, gel” deyip yan yatırılmamış…  Orada çeşitli konularda ve askeri alanda eğitilmişler.

 Türkiye’ye yönelik terör hareketlerinde bu eğitilmiş Kürt unsurların oynadıkları profesyonel rolü artık görüyoruz ne yazık ki…  Hele Suriye’de yaratılan huzursuzluğun daha da boyutlanması konusunda terör örgütlerinden  PYD’nin  ABD’den aldığı 50 ton mühimmattan sonra füze istemesi ortada  Türkiye’ye yönelik büyük bir samimiyetsizliğin/güvensizliğin olduğu gerçeğini ortaya koymuyor mu? ABD, Türkiye’nin müttefiki bir ülke iken TC’yönetiminin terör örgütü olarak tanımladığı PYD’ye  silah yardımı yapması ne anlama geliyor acaba?

Bir başka husus da; PKK’nın terör hareketlerine başladığı günden bugüne devamlı lojistik güç kazandığı gerçeği...  Başlangıçta kalaşnikoflarla terör eylemleri yapan PKK, son dönemde “Batılı dostlar” dediğimiz NATO üyesi kimi ülkelerden ağır silahlar temin ettikleri ortaya çıkmış bulunuyor. Görünen o ki, terör örgütleri “hafif-ağır silah” temini konusunda “Batılı dostlar!” sayesinde bir sıkıntı yaşamayacaklar gelecekte.

                                                                 X   x   x

1950’li yılların ikinci yarısında Ankara’da FORUM adıyla aydınlık bir dergi yayımlanıyordu. Tam batılı anlamda ve görünümünde bir dergiydi FORUM.  O dönem Cumhuriyet’in kurucularından İsmet İnönü’nün damadı Metin Toker’in çıkardığı haftalık AKİS dergisi yanında FORUM daha çok aydın çevrelerce aranıyor/ okunuyordu. Derginin o döneme ilişkin sayılarında bugünleri görüp yazanlar arasında Aydın Yalçın da vardı. Ve işaret edilen husus; Molla Mustafa Barzani’nin Sovyet Rusya’dan destek görerek  gelecekte Irak’ta başlattığı bu Kürt hareketinin zamanla Ortadoğu coğrafyasında çıbanbaşı olacağı görüşüydü. Nitekim durum şimdi ortada… Görünen köy kılavuz istemiyor.

ABD, AB ve Avrupalı kimi devletler  “Tavşana kaç, tazıya tut”  anlayışıyla bugünlerin mimarı oldular. Müttefiklerimiz oldukları halde Türkiye’nin “terör örgütü” diye tanımladığı PKK’ya yaptırım anlamında hep nazlandılar, buna soğuk baktılar. Hatta örgüt liderlerini huzurlarına çağırıp bizim anladığımız kadarıyla ihtiyaçlarını bile sordular. Bunun kanıtı olarak terör örgütünün bugün elindeki silahları gösterebiliriz. İleride kim bilir daha ne tür lojistik destek sağlayacaklar. Şimdi de Türkiye’nin “terör örgütü” diye tanımladığı PYD’ye mühimmat yardımı yapılıyor.

PKK’nın başlangıçtaki sahneye çıkış hareketlerini  “Üç-beş çapulcu” diye tanımlayıp, önemsemeyen ve devletin gücünü kullanmada umursamaz davranan siyaset kahramanları yaratan bir toplumuz biz… Sonrasında TC Ordusunun moral gücünü kırmak için düzmece oyunlarla tasfiye hareketine destek veren de biziz…

Ne zaman aklımız başımıza gelecek?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.