Trabzonspor-Galatasaray maçında yaşanan hakem faciası ülke çapında büyük bir infiale yol açtı. Trabzonspor’un mağduriyeti özelinde bugün tüm Türkiye, futbolumuzun içine saplanmış olduğu çamuru konuşuyor. Futbol baronlarının, vesayet odaklarının, futbolu çepeçevre sarmış finans çetelerinin ayakları ilk kez bu denli sağlam sallanıyor. 3 Temmuz sürecinde sağlanamayan birliktelik ve kenetlenme duygusu bugün kısmen de olsa sağlanabiliyor. Her şerde bir hayır vardır. “Onların hesabı varsa Allah’ın da hesabı vardır.” O akşam Allah’ın hesabı tecelli etti. Deniz Ateş Bitnel tüm futbol statükosunu çatırdatacak hatalara imza attı.

Adım adım gidelim. Maç sonrasından bugüne yaşananları ve o akşamki şerrin büyük hayırlara vesile olması için yapılması gerekenleri tek tek anlatalım...

Deniz Ateş Bitnel...
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, mevcut futbol statükosunun taze bekçilerinden Hakem Deniz Ateş Bitnel, o akşam egosunun, tecrübesizliğinin ve art niyetli oluşunun kurbanı oldu. Bugüne kadar ince ince kıyılan Trabzonspor’u alenen baltayla doğramaya kalktı ve altında kaldı. Kutsal kâse kırıldı...

Salih Dursun...
Bazen her şeyi değiştirmek için sahip olmanız gereken tek şey iki dakikalık deli cesaretidir. Salih Dursun yürekten alkışlanacak bu cesareti göstererek kahramanlaştı, tarihe geçti.

Hami Mandıralı ve Yılmaz Büyükaydın...
Hami Hoca ve Yılmaz Büyükaydın’ın maç sonu Salih Dursun başta olmak üzere kırmızı kart gören oyuncuları için “Oyuna konsantre olmalı ve gereksiz kart görmemeliydiler” açıklamaları çokça tartışıldı, eleştiri konusu oldu. Bugün futbolcu kıtlığından kadro kurmakta zorlanan takımın teknik direktörü ve futbol koordinatörü o gün sorumlulukları gereği üzerlerine düşen görevi ifa etmişlerdir.

Muharrem Usta...
Muharrem Usta, o gece yaptığı basın açıklaması ile çok zarif bir üslupla anlayabilen tüm sorumlulara küfretti. “Salih Dursun’un kartı, Anadolu’yu figüran olarak kullanan futbol statükosuna isyanın işaret fişeğidir” diyerek stratejik bir duruş ortaya koydu. Hem taraftarın kenetlenmesini, hem de Anadolu kulüplerinin Trabzonspor etrafında konsolidasyonunu sağladı.

Siyasi aktörler..
Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra Trabzonspor’un hakkını teslim ederek yaşananları futbol cinayeti olarak adlandırdı ve gerekli tedbirlerin alınacağını ifade etti. Bu açıklama, konunun Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’nun şahsında Bakanlar Kurulu’nun gündemine geldiğini ve gerekli tedbirlerin alınması yönünde bir kararla sonuçlandığını gösteriyor. Bunun dışında Süleyman Soylu’nun mevcut futbol statükosuna karşı yüksek dozajlı bir mücadele verdiği de biliniyor.

Süleyman Soylu dışında AK Parti’nin diğer dört vekili ise ellerinde kırmızı kart, üzerlerinde Trabzonspor formasıyla poz verip konuşma yaptılar. Etkisiz ve yetersiz buldum. Trabzon’un milletvekillerinin Trabzonspor’un haklarını arama konusunda en azından Trabzon eski Valisi, MHP Isparta Milletvekili Nuri Okutan kadar cesaretli olmalarını beklerdim. “Hayırlı olsun” ziyaretine koşa koşa gittikleri Spor Bakanı’na böyle bir günde “Hayırdır!?” demek için de gidebilselerdi keşke...

CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen de, konu ile alakalı Meclis’te bir konuşma yaptı. Salih’in o kırmızı kartı, siyasi iktidara ve Cumhurbaşkanı’na gösterdiğini söyledi. Aklınca bu kaotik ortamı fırsat bilip siyasi rant elde etmeye çalışarak Trabzonspor ile alakalı bir gündeminin olmadığını afişe etti.

Bundan sonrası...
Öncelikle Hakem Deniz Ateş Bitnel’in düdüğü astırılarak taraftarın şişi indirilmeli. Kurban şart... Bugün TFF ve MHK borçlu, Trabzonspor; alacaklı, mağdur ve mağrur. Bu pozisyon muhafaza edilmeli ve fırsata çevrilerek Trabzonspor’un lehine kullanılmalı.

TFF ve MHK’nin içerisindeki baskı grupları ve çeteler ile mücadele yüksek dozda sürdürülmeli. Bunu yapabilmek için öncelikle siyasal lobi faaliyetleri etkin biçimde ortaya konulmalı. Trabzonspor’un tüm siyasi dinamiklerine aktif destek vermeleri için baskı yapılmalı. Bakanından milletvekiline, bürokratından STK temsilcilerine, yöneticisinden taraftarına kadar herkes sürecin içine ‘öyle ya da böyle’ çekilmeli. Yankı uyandıracak, büyük ses getirecek özgün ve naif protestolara imza atılmalı. Anadolu’nun diğer kulüplerini etrafımızda konsolide edecek söylem ve eylemlere devam edilmeli.

Şike sürecinde Trabzonspor’u ezip geçen futbol statükosuna ve onun kirli aktörlerine karşı bugün elimize geçen bu tarihi fırsatı iyi değerlendirelim. Akılcı olalım, stratejik davranalım. Ama gerektiğinde o iki dakikalık deli cesaretini gösterebilecek duruşa da sahip olalım.

Ya güçlü olalım ya piyon olmayalım. Ya bu statükoyu yenelim ya bu defteri kapatalım. Kaybedecek bir şeyimiz yok. Öleceksek adam gibi ölelim!!!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.