Seçime hazırlanan ülkenin Siyahdeniz Bölgesi’ndeki Trazoristan şehrinde, Beyaz Parti’nin mebus listesi bazı kimselerce tepki görmüştü. Çünkü Asaletli, mebusluk yarışında liste başı yapılmıştı. İkinci sıraya Orak, üçüncü sıraya ise Sakallıoğlu’nun konulmasına da eleştiriler vardı ancak en büyük tepki birinci sıraya yapılıyordu. Süvarilik yaptığı attan inerek Beyaz Parti’ye geçiş yapan Asaletli’nin önlenemeyen yükselişi, bazılarını çok rahatsız etmişti. Sadece Trazoristan’daki erk sahipleri değil, başşehirde köşe başlarını tutan türokratlar ve avaneleri de Asaletli’nin gücünden çekiniyorlardı, zira O’na hükmedemeyebileceklerini biliyorlardı. Başşehirdeki Sarayzade Aşevi’ni karargâha dönüştürüp, ikbal hesaplarını parti başarısı için kafa yormak olarak göstermeye çalışan türokratların tavırları şaşırtıcıydı! Kandan Balkoç, ‘Bu listedekilerden vekil olur mu? Bunlara oy vermem’ diye esip gürlüyor, mebus adaylarına verip veriştiriyordu. Trazoristan Belediyesi’ne Umumi Kâtip olmak isteyen Himmet Kolsuz da, “Her işe karışıyor. Belediyeyi o yönetecek, partiyi o yönetecek, şehri o yönetecek! Kendini ne zannediyor” diyerek Asaletli’ye saydırıyordu! Çünkü Asaletli, o göreve Şimşekhan’ın gelmesini istiyordu. Daha doğrusu bunu bizzat Reis’in istediğini söylüyordu. Kolsuz’un Asaletli’ye öfkesi bundandı. Aynı masada oturan Mihmat Şap ise, dilsiz şeytan pozisyonunda kalıp, yapılan eleştirilere çıt çıkarmıyordu!

Günler çabuk geçti, seçim bitti ve Asaletli, bakan oldu. O güne kadar kendisinden zerre kadar hoşlanmayanlar, anında taklacılığa başladılar. Kandan Balkoç ve Mihmat Şap gibi, önceki bakan Sancaktar’ın döneminde kılıçlarının önü de arkası da kesen ne kadar türokrat varsa, şimdi Asaletli’yi kuşatıp, çarklarını döndürmeye kaldıkları yerden devam etmek istiyor. Sancaktar, sırf Trabzonlu oldukları için onlarca ismi çok önemli görevlere getirmişti. Ne yazık ki o isimlerin büyük çoğunluğu, bakanlıktan ayrıldıktan sonra Sancaktar için demediklerini bırakmadılar, halen de öyleler! Çünkü onların tapındığı şey güçtür ve güç kimde ise anında onun etrafında kümelenirler. Şimdi ki hedefleri Asaletli’yi kuşatmak. Bunun için şüphesiz diğer mebusları da geçiş güzergâhı olarak kullanmak gerekiyor!

Duyumlarımıza göre, Seyfi Çakalkürk, bir yandan Sinerji Bakanlığı’nda okkalı bir görev alabilmek için Alsancak’ı ikna edebilmenin yollarını arıyor, diğer yandan ise Yeşillik Bakanlığı’nın çocuk eğitim merkezini alarak kazanç yumağını büyütmeyi hedefliyor. Bunun için Asaletli’ye sinyal yakıp duruyor. Alsancak’ın, babası için lobi yapmaya çalışan danışman Mendullah Düzensiz’i kovduğunu dikkate alırsak, Çakalkürk’ün işinin zor olduğunu söyleyebiliriz. Himmet Kolsuz da Trazoristan Umumi Kâtipliği için genç mebus Malik’in peşinde koşuyor fakat onun da işi kolay değil. Başşehirle ilgili notları bitirmeden önce ülkenin yapıcı gücü TOKA Başkanlığı’nda neler olduğunu da kısaca aktaralım. Başkan Mirgün Duran, ‘Duran Adam’ gibi! Göreve geldiği günden bu yana paralel yapıya yönelik bir tek icraatı olmadı! Devletin verdiği mücadele ortadayken, TOKA’da şimdiye kadar bu örgüte yönelik bir hamle yapılmaması, Duran’ın başını ağrıtacağa benziyor. Gerçi benzer sorun Trazoristan’da da yaşanıyor. Paralel yapının kripto mensupları ve sempatizanları, sadece devlet kurumlarına değil Beyaz Parti’nin teşkilatlarına da sızmış durumda.

Partinin Trazoristan yönetiminde yer alan Alver Tekbaş’ın, paralel örgütle mücadelenin konuşulduğu bir ortamda “Bu konuda kimin haklı kimin haksız olduğuna karar veremiyorum” dediği ileri sürülüyor. Devletin ‘terör örgütü’ olarak tanımladığı bir yapıyla verilen mücadelenin ciddiyetini anlamayan ya da anlamak istemeyen kişilerin, nasıl olup da parti yönetiminde yer aldıkları merak konusu. Bu arada Beyaz Parti’nin Trazoristan Teşkilatı, Asaletli’ye yaptıkları ziyarette büyük şaşkınlık yaşamış. Sancaktar döneminde danışmanlık yapan ve başşehir tecrübesi olduğuna inanılan, şimdi de Asaletli’nin danışman ekibinde yer alan Serden Sürmeli, Trazoristan’dan gelen heyetin mihmandarlığını yapmış. Ama ne mihmandarlık! Bakanlığın yemekhanesine doldurulan kalabalığa, lapalaşmış mercimek çorbası ve her biri taş kıvamında kalmış köfteler ikram edilmiş! Bu muamele karşısında aşağılandıklarını hissedenler olmuş ancak konuyu bir şikâyet halinde Asaletli’ye ileten olmuş mu öğrenemedik. Şu bir gerçek ki; gece gündüz çalışarak seçilmesini sağladıkları bir insanın bakanlık görevini tebrik için başşehire giden Trazoristan heyetine ayıp edilmiş!

Son söz olarak şunu söyleyelim: Rakkase türokratları ve basiretsiz politaklacıları Allah ıslah eylesin.

YARIN: HÜKÜMOĞLU’NUN BOŞ LAFLARI

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.