Sevgili okuyucular bu yazımda size sağlık açısından çok önemli bir konudan bahsetmek istiyorum.

Tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar tüm dünyanın olduğu gibi ülkemizin de önemli sağlık sorunlarından biridir. Organ ve doku nakli bekleyen hastaların sayısı her geçen gün daha da artmaktadır. Kalp, karaciğer, böbrek gibi hayati organlarının işlevlerini yitirmeleri nedeniyle nakil bekleyen hastalar kısa sürede yaşamlarını yitirmektedirler. Oysa bizim bu konuda duyarlı davranmamız sonucu binlerce hayat bir anda yeniden yeşeriverecek, görmeyen gözler görecek…

Türkiye’de organ bağışı ile ilgili yasal düzenlemeler 1979 tarih ve 2238 sayılı yasa ile belirlenmiş durumdadır. Bu yasa aynı zamanda “bir bedel ve çıkar karşılığı organ ve doku alınıp satılmasını” da yasaklar.(Madde 3)

Organ nakli iki şekilde yapılabilir. Birincisi canlıdan, yani hastanın 4. dereceye kadar olan akrabalarından yapılan nakil; ikincisi ise kadavradan yani beyin ölümü gerçekleşmiş olan kişilerden yapılan nakil. Canlıdan olan nakillerde böbrek ve karaciğer kullanılabilir. Kadavradan olan nakillerde ise böbrek, karaciğer, akciğer, pankreas, kalp, kalp kapakları, bağırsaklar, kemik doku, kıkırdak doku ve kornea kullanılabilir. Geçtiğimiz yıllarda yapılan kol nakli ile yeniden çocuğunu tutabilen hasta ile ilgili bilgiler hala çok taze. Bu örnekleri çoğaltabiliriz ki sayfalar yetmez.

O halde bu konuda bize düşen nedir? Biraz da ondan bahsedelim. Bize düşen henüz beden ve ruh sağlığımız yerindeyken organlarımızı bağışlamaktır. Organ bağışı, kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra, yani beyin ölümü gerçekleştikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesidir. 18-65 yaş arası, karar verme yetisine sahip her gönüllü sağlık bakanlığına bağlı çok sayıdaki merkeze başvurarak organ bağış belgesi doldurabilir. Gerekli evrak sadece nüfus kağıdıdır. Ancak ülkemizde bu belge, kişinin vefatının ardından ailesi için sadece bir tavsiye ya da vasiyet niteliğindedir. Eğer aile kabul etmezse organ alımı gerçekleşemez. O nedenle aile fertlerinin de bu konuda bilgilendirilmesi uygun olacaktır.

Çevremize baktığımız zaman birçok insanın bu konu ile yakından ilgilendiğini, arayış içinde olduğunu veya diyaliz makinelerine bağımlı olduğunu görebiliriz. Bana olmaz dememek lazım. Size olmaz sevdiklerinize olabilir. Lütfen yaşarken organlarımızı bağışlayalım. Duyarlı olalım ve herkesi bu konularda duyarlı olmaya çağıralım.

Sağlıklı mutlu günler diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com