İkinci yarının ilk maçını ligimizin güçlü adaylarından biri olan Bursa ile oynadık. Bursaspor sezona transfer rekoru ile başlayan bir takım fakat bir türlü uyum sağlayamadılar ve ilk yarıda istedikleri puanları da alamadılar. Tabi ki bunun tek nedeni uyum sürecini biraz geç atlatmaları idi. Bana göre geç olabilse lige damga vuracakları kesin. Yeni açılan ve muhteşem görünen Bursa Arena’da her şey çok iyiydi. İlk maç olması nedeniyle de taraftarlar bu maça önem verdiler, hem de yağmura rağmen. Darısı bizim başımıza diyorum. Akyazı’nın açılışını görmek en büyük dileklerimizden biridir. Çünkü böyle bir spor kompleksi Türkiye’de yok. İlki Trabzon’a yapılıyor bu da şehrimizin Türk futbolundaki yerini işaret etmektedir. Maça geçmeden önce iki takımın taraftarlarını da kutlamak gerek. Gösterdikleri centilmenlik örneğini tüm statlarımızda görmek isteriz.

Trabzonspor’da cezalılar nedeniyle stoperde ve sol bekteki eksiklikleri göz önüne alırsak yine de maça müthiş başladık. Hırs, kazanma arzusu… Yani her şeylerini ortaya koyarak oymamaya başlamaları ilk dakikalarda meyvelerini vermiş oldu. Ve daha 7.dakikada durum 2-0 oldu. Fakat her ne hikmetse orta alanda oynayan oyuncularımız bu müthiş tempoya ayak uyduramadı. Bu da rakibe pozisyon verdirdi. Onlar da affetmedi. Devrenin sonuna doğruda uydurma bir penaltıyla bir anda skor eşitlenmiş oldu. Bursa takımı oyunu genelde ortadan başlatıp bu bölgeden de gelerek pozisyonları buldu. Bizim orta alan oyuncularımız ise bu akınları durdurmakta zorlandılar. İkinci yarıya Marin’in yerine Deniz girdi. Bu kez iyi başlayan taraf Bursaspor’du. İyi oyunlarının neticesini de attıkları gollerle göstermiş oldular. Trabzonspor’da acemice pas hataları skorun bu hale gelmesindeki en büyük nedendi. Bir de Bursaspor’un orta alanı üst düzey mücadele edip maçı kazanmalarını sağlamış oldu. Biz de ise orta sahada oynayan Okay, Aytaç ve Marin çok koşmalarına rağmen iyi değildiler. Hele hele de Marin tam anlamıyla hayal kırıklığı yarattı bende. Final paslarında hata yapan bu oyuncumuzun yüzünden de penaltı pozisyonu geldi. Ben bu maçta şuna bir kez daha tanık oldum. Trabzonsporlu oyuncular fazla topla oynuyor ve bu nedenle de çok pas hatası yapıyorlar. Bu da haliyle neticeye etki ediyor ve yenilgi de kaçınılmaz oluyor. Sadi hoca elinde alternatifin yok bunu biliyorum fakat bu Okay denen şımarığı oynatma artık bizim formamız o kadar ucuz değil. Eğer bir takım 2-0 galip olduğu maçı 4-2 kaybediyorsa burada suçlu sadece şımaran oyunculardır. Onlara da para cezasını basmak yönetimin en tabii hakkıdır.

YIKTILAR VE GİTTİLER…
Trabzonspor, Hacıosmanoğlu’nun verdiği zararlardan bir türlü kurtulamıyor. Kendi gitti fakat bıraktığı harabeye her gün bir başka döküntü ekleniyor. Aldığı fiyasko oyunculardan kurtulmak için yeni yönetim her çareye başvuruyor fakat bir türlü bu pisliği temizleyemiyorlar. Şimdi ise başka bir dert çıktı ortaya. O da yine Hacıosmanoğlu’nun başımıza kakaladığı transfer ortağı Süleyman Hurma denen futbolumuzun yüz karası. Trabzonspor’u soktuğu milyonlarca lira zarardan sonra şimdi de utanmadan kulüpten tazminat istiyor. Ey Hurma, Trabzonsporlu milyonlarca gencin parasını sen har vurup harman savurdun. Haa nasıl ve nerelere harcadığını tam anlamış değiliz. Ama bu muamma bilmeceyi biz de çözemiyoruz. Hacıosmanoğlu ve Hurma geldiler, beraberce yaktılar yıktılar ve arkalarına bakmadan gittiler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.