Futbol federasyonunun uygulaması insanları adeta çılgına çeviriyor. İnsanların zevklerinden biri de maçlara gidip stres atıp biraz da eğlenmektir. Peki, insan çocuğunu alıp niye maça gitmesin. Gidemiyor çünkü o çocuğun uyku saatine maç koyuyorsun ve onu bu futbol sevgisinden uzaklaştırıyorsunuz. Havalar sıcak olsa amenna fakat bu serin havalarda maçların gündüz saatlerinde olmasında hiçbir sakınca yok. Hem de tatilde insanların iş bırakma gibi bir sıkıntısı da yok. Ben bu TFF’yi çözemedim. Öyle bir muamma ki kimse de çözemiyor bu kuruluşu. Biz bunlarla fazla uğraşmadan gelelim Trabzonspor’umuza. Geçen haftaki Sivas maçında kaybeden hoca valizini toplayacak diye yazdım, Sivas yenilince Sergen valizini toparlayıp gitti. Şota ise yaptığı kadro kurma ve oyuncu değiştirmelerindeki hatalardan sonra görevinin başında. Aslında ben zırt pırt hoca değiştirmekten yana değilim. Fakat bir hoca da elindeki iyi kadroyu daha güzel değerlendirmelidir. Şota ise bunu tam anlamıyla yapamıyor diye düşünüyorum.

 

Trabzonspor’un Sivas’tan aldığı üç puan bile seyirciyi tribüne çekemedi. Havanın yağışlı ve soğuk olmasının da bu anlamda çok büyük bir etkisi var. Ama ne olursa olsun Trabzonspor taraftarını küstüren unsur sadece yönetimin yani başkanın başarısız yönetiminden kaynaklanan bir durumdur. Yönetim taraftarı küstürdüğü gibi oyuncuları da küstürmeyi sürdürüyor. Örneğin Onur ve Mehmet olayı bunların büyük bir örneğidir. Bakın, taraftarın Mehmet Ekici için açtığı pankart çok manidardır. Bu pankart hem yönetime hem Şota’ya bir gözdağıdır diyorum. Trabzonspor’un orta sahasında Mehmet Ekici olmadı mı bu alanda bizim takım hiç etkili olamıyor. Mehmet iyi çalım atıp adam eksiltiyordu. O olmayınca bu işi yapacak başka bir oyuncumuz yok. Bu nedenle gol pozisyonu üretemiyoruz. Mehmet’siz maçlarımızın aşağı yukarı hepsi orta alanda geçiyor rakibi baskı altına alamıyoruz. Bunun aksine rakiplere de pozisyon veriyoruz. Oyuncularımız artık kendi bildiklerini okuyor. Ukalalık yapanları mı ararsınız, mazeretsiz antrenmanlara çıkmayanları mı arasınız, ne dersen de. Şota’nın artık oyuncular üzerinde hiçbir otoritesi kalmadı. Bakın Constant’ın yaptığı ukalaca hareketler, devre arası Onur’un yaptıkları, hepsi tamamen hocaya, yönetime ve de sportif direktör diye getirdikleri vasıfsız Süleyman Hurma’ya karşı yapılan hareketlerdir. Trabzonspor belki de tarihinde bu kadar başıboş bu kadar vurdumduymazlık içinde olmamıştır. Tekrar ediyorum ben her kötü sonuçlardan sonra hoca değiştirmeye karşıyım diyorum fakat Şota’nın yanlışları hiç bitmiyor. Bu maçta bile Marin sakatlanıyor O’nun yerine ofansif anlayışlı bir oyuncu koymuyor, tam tersi defansif anlayışlı Medjani’yi sokuyor. Biz daha nasıl Şota’ya güvenelim. Şahsen benim hocaya hiç güvenim yok. Çünkü kaybettiğimiz puanlar hep O’nun hatalarından kaynaklanmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com