1960’ların Trabzon’unda “Karma Ortaokulu” vardı. Okulun müdürü; aydın/eğitimci, Nabi Üçüncüoğlu...

Aynı zamanda şair de...
Rahmetli Nabi Üçüncüoğlu’nun’ “Döne döne umutlara sevilere dönme yok” dizesi kaç gündür dilimden düşmüyor nedense... Belki, demokrasimizin nicedir kapıldığı “kısır döngü” çıkmazını/ anaforunu görüp, hala bir şeyler yapılmamasından kaynaklanan karamsarlığımdandır belki de...

“Döne döne umutlara, sevilere dönme yok...”
Umutlara dönmek, umutlara sarılmak yaşamın başladığı nokta hepimiz için... Umutlara kapılıp yaşama sarılmak/sevmek... Ama nasıl? Sabahları TV’den haberleri izlerim, sonra gazetelere göz atarım. İnsan, TV niçin izler, niçin gazete okur?

Bilgilenmek, olandan-bitenden haberdar olmak için değil mi? Öyle ama, TV’lerden, gazetelerden hiç iç açıcı haber gelmiyor ki insanın önüne...

Her gün yeni bir gündem/olay ve sorun... Gazetelerin birinde Suriyelilerin yurttaş yapılacağına ilişkin bir manşet haber var: “Mesele oy değil, İNSANLIK...”mış... - Oy nenem oy!.. Oyyy!.. Ne asil, ne insani bir düşünce değil mi? Görünürde öyle de... Yaramı deşme kardeşim... Ooooy!.. Oy!.. Siyasette de medyada da ne zaman kendi gerçeğimize döneceğiz? Aklımız başımıza ne zaman gelecek? Ne zaman dürüst olacağız? Sanki, bu ülkede “oy” düşünülmeden bir şey mi yapılıyor? Ya da hiç bir şey bilmiyor konumunda mı görülüyor millet?

Sarma mı, dolma mı yapıyorsun be kardeşim, millet yutsun diye? Neymiş, “6 yıl süren savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeliler ‘vatandaş’ olup üretime dahil olduğunda hem çadır kentlerdeki sorun sona erecek, hem de devlet ağır yükten kurtulacak”mış... Gel de gülme... Bu ucuz akıllıların durumuna ağlama... Ya da öfkeden küplere binme. Ekonomist Prof’un biri de “çorbada tuzum olsun» değil; «yağcılığım olsun” düşünüsüyle olacak; “Suriyelilerin çoğunluğu, çeşitli meslek dallarında ciddi tecrübeye sahip ve Türkiye ekonomisine katma değer sağlayabilir” görüşünü belirtiyor gazetede. Ne demeli ki?

Sayın Prof. masa başından azıcık kalk da, şu cadde ve sokaklarda adım başı dilenen; “çeşitli meslek dallarında ciddi tecrübeye sahip» tanımlamasını yaptığınız Suriyeli insanların çoğunluğunun haline/durumuna bir bak Allah aşkına...

Şimdi gel de; umutlara, sevilere bir dön, sarıl... Öyle bir kavram kargaşası yaratılmak isteniyor ki... Bir tarafta Suriyelileri yurttaşlığa almayalım da; Amerika›ya, İngiltere›ye mi gitsinler, görüşü... Ve onlara açılan üniversite kapıları...

Ticaret dünyası...
- Oyyy nenem, ooooyy!.. Neredesin umutlarım, sevilerim.
- Oy!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com