Hatırlayın!

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, başkan olduktan sonra ne demişti: “Bu takım artık özüne dönecek. Bu yüzen kendi değerlerimize tam yetki veriyoruz.”

***

Sonra ne oldu peki? Mustafa Reşit Akçay’ı şak diye takımın başına getirtti. Aylık 100 bin lira ödedi. 8 ay sonra yollar ayrıldı.

***

Hacıosmanoğlu Akçay’dan boşalan koltuğa, yardımcısı Hami Mandıralı’yı oturttu. Öze dönüş projesi diye çarşaf çarşaf röportaj veren Hacıosmanoğlu, ‘öz’ün ham maddesi olan Mandıralı’yı gerisin geri göndertti. Görev süresi boyunca Mandıralı’ya 300 bin TL ödedi.

***

Ahali neler olup bittiğini anlamaya çalışırken, Hacıosmanoğlu yeni teknik direktör arayışına başladı. Sessiz ve derinden bir çalışma yürüttü. 2005-2006 sezonunda gelmesiyle gitmesi bir olan Halilhodzic’i tutup kolundan yeniden Trabzon’a getirtti. Halilhodzic, takımı felç edip gönderileceğini anlayınca, basın toplantısında cep telefonuna gelen mesajları gazetecilere gösterdi.

Beni ne takımlar istiyor yahu! Ama bakın ben buraya geldim” dedi. Ardından sözleşmesi feshedildi. 980 bin Euro tazminatı cebine koyarak, ülkesinin yolunu tuttu.

***

Takımı özüne döndüreyim derken, teknik direktör çöplüğüne çeviren Hacıosmanoğlu, Halilhodzic’in ardından Tolunay Kafkas ile anlaştı. Kısa sürede Kafkas’la papaz olan Hacıosmanoğlu, Kafkas’ın sözleşmesini feshetti. Kafkas mahkemeye giderek, sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini iddia etti. Davayı kazanınca da, faizleriyle birlikte 1 milyon 800 bin doları cebe indirdi.

***

Gel zaman git zaman derken, Kafkas’ın ardından Fenerbahçe’den şutlanan Ersun Yanal ile anlaşmaya varıldı. Hacıosmanoğlu, Yanal’dan da istediği verimi alamayınca, çareyi yolları ayırmakta

buldu. Yanal’ın kulübe maliyeti ise yaklaşık 6 milyon TL oldu.

***

Ve son olarak Şota! Sezon başında 1.2 milyon Euro’ya anlaşıldı. Bugün gelinen noktada 200 bin Euro tazminat alarak, 600 bin Euro’luk bir rakamla şehirden ayrıldı.

***

Yani demem o ki muhterem; Trabzonspor’u bir kıvılcımla özüne döndüreyim derken, o kıvılcımın közünde madara olmak işte tamda budur. Hala kendini başarılı olarak görenler varsa, hatırlatayım; Cenk meydanında karavana giden oklar, savaşı kaybettirir. Ve kaybedilen bu savaşın vebali de, Öze dönüş uğruna, acemi askerleri at sırtına bindirenlerindir.

 

Eyvallah!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.