4/1-B (BAĞKUR) DEN MALULEN EMEKLİ OLAMAYAN VATANDAŞLARIMIZIN ÖZEL EMEKLİLİK KOŞULLARINA DİKKAT ETMESİ GEREKİR.

 

Bilindiği üzere ülkemizde MALULEN EMEKLİ olmak hayli zordur. Kişinin malulen emekli olabilmesi için hayat fonksiyonlarının birçoğunu kaybetmiş ve hayattan beklentisinin kalmamış denecek kadar azaldığı durumlara düşmüş olması gerekmektedir.  Bu kadar zor durumda olan vatandaşlarımızın zor şartlar altında malulen emekli edilmesinin biraz üzücü olduğunu düşünmekteyim.

Yalnız malulen emekli olamayan 4/1-b sigortalılarının EMEKLİLİK KOŞULLARINI biraz hafifletebilmek için ilk defa 01.10.2008 tarihinde 5510 Sayılı Kanun’un 28. maddesiyle yeni bir düzenleme yapıldı. Yapılan düzenlemeden belki de birçok engelli vatandaşımızın hala haberinin olmadığını düşünüyorum. Neydi bu yapılan yeni düzenleme biraz bakalım isterseniz;

Malulen emekli olamayan 4/1-b sigortalılarının, engel durumlarına göre YAŞ ŞARTI ARANMAKSIZIN belli bir sigortalılık süresi ve belli miktarda da prim ödeme şartı ile Özel Koşullardan Emekli olabilme imkânı kendilerine sunuldu. Bu şartlara kısaca değinmenin daha faydalı olacağını düşünerekten;

1-Yaşları ne olursa olsun işe başlamadan önce çalışma gücünü yüzde 60 ve üzeri kaybedenler en az 15 yıldan beri sigortalı olmak ve en az 3 bin 960 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi yatırmış olmak şartıyla YAŞ ŞARTI ARANMAKSIZIN YAŞLILIK AYLIĞINA hak kazanacaklardır.

 

2-Yaşları ne olursa olsun işe başlamadan önce veya işe başladıktan sonra çalışma gücü kayıp oranı yüzde 50 ile yüzde 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve en az 4 bin 320 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi yatırmış olmak şartıyla, YAŞ ŞARTI ARANMAKSIZIN YAŞLILIK AYLIĞINA hak kazanacaklardır.

 

3-Yaşları ne olursa olsun işe başlamadan önce veya işe başladıktan sonra çalışma gücü kayıp oranı yüzde 40 ile yüzde 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olup ve en az 4 bin 680 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi yatırmış olmak şartıyla, YAŞ ŞARTI ARANMAKSIZIN YAŞLILIK AYLIĞINA hak kazanacaklardır.

Görüldüğü üzere kanunlardaki değişikliklerin topluma iyi aksettirilebilmesi durumunda hayli faydalı bir kanun olduğu düşüncesindeyim. Tabi burada engellilik derecesini belirleyecek olan SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’ dur. Vatandaşların ellerindeki kendi istekleri ile almış oldukları raporların geçerliliği yoktur.

O halde engelli olduğunu iddia eden vatandaşlar nasıl bir yol izlemeli;

4/1-b sigortalısının, Sosyal Güvenlik Kurumu’na müracaat ederek kendisini hastaneye sevk ettirmesi gerekmektedir.  Yine burada önemli bir noktaya değinmek gerekir ise sevk işlemleri esnasında vatandaşların 4 bin 320 günü olmasına karşın,  16 yıllık sigortalılık süresinin olmamasından dolayı zorluk çıkarılabilmektedir. Kanun gereği kesinlikle 16 yıllık sigortalılık süresine bakılmaksızın 4 bin 320 prim günü olan herkes, engel durumunun olduğunu iddia ediyor ise kendisini hastaneye sevk ettirme hakkına sahiptir.

Hastane de, kişinin rahatsızlıklarını tetkik ve tahliller ile belirleyip oran (yüzde) vermeden durumu Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildiriyor. İşte bu noktada engelli vatandaşlar biraz mağdur olmaktadır. Heyet Raporu’nun sonucunu hastaneden öğrenmeye çalışmaktadırlar. Lütfen kendinizi yormayın. Hastane oranı belirlemiyor. Hastane sadece engelli kişi üzerindeki hastalıkların durumunu belirleyip Heyet Raporu ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na gönderiyor, kesinlikle Heyet Raporu’nda oran belirtmiyor.

Hastaneden gelen raporlar, Sosyal Güvenlik Kurumu Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’nce (ANKARA) incelenip,  engelli olduğunu iddia eden kişinin rapor oranı (yüzdesi) belirleniyor.

Yani Sosyal Güvenlik Kurumu, çapraz tetkik yapıyor diyebiliriz. İşte buradan çıkacak olan sonuç yüzde 40 ve üzerinde ise kişi engelli olarak kabul ediliyor ve özel emeklilik koşullarından yararlanabiliyor.

Herkesin daha iyi anlayabilmesi için konuyu bir örnekle açıklayalım;

ÖRNEK: 01.09.1978 doğumlu Hasan Bey, bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan hastaneye sevk işlemini yaptırmıştır. Hastanede gerekli tahlil ve tetkikler yapılmıştır. Hastanenin Sosyal Güvenlik Kurumu’na göndermiş olduğu Heyet Raporu,  Sosyal Güvenlik Kurumu Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’nce incelenmiş olup, engellilik oranının yüzde 55 olduğu kanaatine varılmıştır.

Bu durumda Hasan Bey, özel emeklilik koşullarından yararlanabilecektir.

 Şimdi Hasan Bey’in sigortalılık durumuna bakalım;

Hasan Bey, 17.11.1997 ile 17.11.2014 (17 yıl) tarihleri arasında aralıklı olarak çalışmış ve prim ödemiş olup ( SSK+ Bağkur) toplam 4 bin 600 prim güne sahiptir. Kendisi bugün itibarıyla 36 yaşında olup, emeklilik koşulları 4/1-b’ye tabidir.

Görüldüğü üzere Hasan Bey, her ne kadar 36 yaşında bile olsa ikinci tablodaki özel emeklilik şartlarına tabi olup, 16 yıllık sigortalılık süresi ve 4 bin 320 prim gün sayısını tamamlamış olmasından dolayı kendisine YAŞ ŞARTI ARANMAKSIZIN – YAŞLILIK (EMEKLİLİK)  AYLIĞI bağlanacaktır.

 

Hasan Bey bu durumda, malulen emekli olmayıp, özel koşullardan emekli olduğu için kalan yaşam sürecinde de isterse ticari faaliyet, isterse tarımsal faaliyette, isterse de başka birine bağımlı işçi olarak çalışabilecek ve emekli maaşı kesilmeyecektir. Emekli maaşını tarımsal faaliyet ve işçi olarak çalışması halinde tam olarak almaya devam edecek, ticari faaliyette bulunması halin de ise emekli maaşından yüzde 15 oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisi yapılacaktır.  

Tüm engellilerimizin Sosyal Güvenlik haklarını tam ve zamanında hak etmeleri dileğiyle…

 

SİZDEN GELEN SORULAR

 

SORU: 4/1-b kapsamında 04.10.2000’den bu yana kayıtlı bulunmaktayım. Primlerimi ödemediğim içim hizmet sürem silinmiş gözükmektedir. Şu anda hizmet sürelerimi almak istemiyorum. 4/1-b’de İhya Kanunu ileride emekli olurken geçerli olacak mı?  Yaşım 35 ve emekliliğe 21 yılım var. Bağkur gününü yıllar geçse de ihya edip geri kazanabilir miyim?

TARIK ŞAHİNER

 

CEVAP: Anladığım kadarıyla 4/1-b’de silinen hizmet sürenizin olduğundan bahsetmektesiniz. Silinen hizmet sürelerini istediğiniz zaman ihya etme hakkına sahipsiniz. İster şimdi isterseniz emeklilik aşamasında. Yalnız şu andaki kanunlara göre ihya sürenizden istediğiniz kadar bir süreyi alma hakkınız bulunmamaktadır. İhya süresinin ya tamamını almak zorundasınız ya da hiç almamayı tercih edeceksiniz.  Umarım ilerleyen günlerde ihya edilecek süreyi sigortalının belirlemesi yönünde yeni bir uygulamanın çıkması dileğiyle…

 

SORU: 01.01.1960 doğumluyum 12.01.1984 tarihinde Bağkur girişim var. 12.11.1991 tarihime kadar 7 yıl 10 ay Bağkur var.  01.05.2004 tarihinde SSK başlangıcım var.2014/Eyül ayı dâhil bin372 günüm var. Bağkur başlangıcından sonra bir çocuğum önce 2 çocuğum var. Borçlanma yapsam ne zaman emekli olurum, kaç gün borçlanabilirim ?

Deniz Ahmet

 

CEVAP: Öncelikli olarak şunu belirtmek istiyorum. Bağkur başlangıç tarihinden önce olan çocuklarınızı şu andaki kanunlara göre borçlanma hakkınız bulunmamaktadır. İlk defa Sosyal Güvenlik Kurumu’na 12.01.1984 tarihinde tabi olmanızdan ve son 3 yıl 6 ay şartını 4/1-a (SSK) kapsamında yerine getirmiş olmanızdan dolayı SSK’dan 40 yaş 5 bin iş gününe tabisiniz. Bağkurlu olduktan sonraki 1 çocuğunuzu borçlanıp 720 günü (720x12.096) 8 bin 710 TL ödeyerek almanız şartıyla toplamda 4 bin 912 gün sayısına ulaşacaksınız. Bu gün sayısına Ekim ve Kasım aylarını da katarsak 4 bin 972 gün sayısına kadar çıkacaktır. 2014 Eylül ayından bu yana çalışmaya devam ediyor iseniz 31.12.2014 tarihi itibarıyla emekliliği hak edebilme şansız var gibi görünüyor.

 

SOSYAL GÜVENLİKTE PRATİK BİLGİLER:

4/1-A sigortalısının tahsis numarası 2 ile başlar ise:

1-Yaşlılık Aylığı aldığının göstergesidir.

2-Tercih doğrultusunda 4/1-a kapsamında çalışıp emekli maaşını tam olarak almaya devam edebilir.

3- 4/1-b (Ticari)  kapsamında faaliyette bulunur ise maaşından yüzde 15 kesinti yapılır.

4- 4/1-b (Tarım)  kapsamında faaliyette bulunur ise maaşından herhangi bir kesinti yapılmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr