Değerli dostlar, büyük İskender, Aristo’ya bir mektup yazar.

“Zapt ettiğim ülkelerdeki (Topraklardaki) insanları tahakküm altında tutabilmek için ne yapmalıyım?” diye sorar ve ekler

1-Ülkenin ileri gelen insanlarını sürgüne mi göndereyim?

2-Ülkenin ileri gelen insanlarını hapse mi attırayım?

3-Ülkenin ileri gelen insanlarını kılıçtan mı geçirteyim?

Aristo’nun cevabı
1-Sürgünde toplanıp sana karşı baş kaldırırlar.

2-Hapishaneler militan yuvası olur kontrolden çıkar.

3-Onlardan sonraki kuşak intikam hırsıyla büyür tahtını sallar.

Çözüm olarak aşağıdaki öğüdü verir:

“İnsanların arasına nifak tohumları ekeceksin, birbirleriyle savaşınca hakem olarak kendini kabul ettireceksin ama anlaşmaya giden yolları kapatacaksın.”

Yıllardır biz “ülkemiz üzerinde oyunlar oynanıyor” teorisini üretir dururuz.

“Dış güçler, dış mihraklar” deriz.

Kapitalizmin en ünlü uygulayıcısı olarak gördüğümüz İngiltere’yi ağzımıza alırız.

İngiliz oyunu deriz, İsrail’i, Rusya’yı, ABD’yi, AB’yi dilimize dolarız.

Bu teorilerin güçlülük payı olduğu yaşadıklarımızdan, başımıza gelenlerden kanıtlanmıştır da aslında…

Ama tıpkı İngilizler gibi ABD-AB ve diğer ülkeler gibi.

Otorite kurmak isteyen yöneticiler de bu sistemi uyguluyorlar işte!

Hayati mevzular karşısında ülkem insanı üçe ayrılır oldu!

1-Olaya tepki gösterenler.

2-Olaya tepki göstermeyenler.

3-Olaya tepki göstermeyenlere ya da gösterenlere tepki gösterenler…

SONUÇ: Tepki, etki, sonra yine tepki, etki…

Kısır bir sarmal!... Bölünüp parçalanıp yönetiliyoruz!

Kapitalizmin tunç yasasıdır bilirsiniz; Böl-Parçala- Yönet…

Siyaseten de otorite kurmak isteyenlerin de yardımına koşuyor bu sistem.

İşte ondandır üçe ayrılmamız…

BAŞARILI ERKEK
Karadeniz’in erkekleri köy ve kasabalarda genelde kadınların önünde giderler.

Hanımları da birkaç adım geriden onları takip ederdi.

Trabzon’a gelen bir gazeteci Temel’i görünce dayanamaz durarak sorar:

-Beyefendi sana demokrasi ve hak adına bir soru soracağım?

-Temel buyur sor der?

-Şu geriden gelen bayan hanımınız mı?

-Evet, ne olmuş?

-Demokrasi ve hak adına sen bu vaziyetten utanmıyor musun? Sen önde hanım arkada!

-Niye utanayım ki? Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın yok mudur?

Vaaaar!

Eeee! Ben de başarılı bir erkeğim!!!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com