Terör, kanlı yüzünü bu kez Fransa’nın kalbinde gösterdi. Milyarlarca varillik petrol rezervinden pay kapmak için Ortadoğu coğrafyasında vampir çeteleri türetip bunları yıllardır kanla besleyenler ve oradaki ölümleri büyük bir soğukkanlılıkla seyredenler, şimdi Paris’teki katliamın kurbanlarına ağlıyor!

Elbette bütün dünya bu ikiyüzlülüğü görüyor, gözyaşlarının sahte olduğunu biliyor. Afganistan’da, Irak’ta, Mısır’da, Libya’da, Lübnan’da, Suriye’de yaşananların baş mimarları, ağızlarına sakız ettikleri o cümleyi bir kez daha tekrarlıyor:

“Terör küresel bir sorundur.” Doğru, terör küresel bir sorundur da, o terörü kim beslemekte, kim kullanmaktadır? Ortadoğu coğrafyasında her gün yüzlerce masumun ölmesine sebep olan, savaş yüzünden ülkelerini terk edip, şişme botlarla Akdeniz ve Ege sularında umuda kürek çekenleri görmezden gelen, kendilerine sığınmak isteyen çaresiz insanlara sınırlarını kapatan, belleğimizden hiç ama hiç çıkmayacak olan Aylan bebeğin kıyıya vurmuş cansız bedenine dahi kayıtsız kalan katran vicdanlıların, Paris’te ölenler için gerçekten üzülebilmeleri mümkün mü? Tabii ki değil.

Henüz 1 ay önce, Ankara’nın göbeğinde terör 100’den fazla insanı katlettiğinde, yazımın sonuna şu notu eklemiştim: “Fransa’da 17 kişinin ölümüne neden olan terör saldırılarını protesto için Paris’te düzenlenen mitinge 40’tan fazla ülkenin devlet başkanları ve başbakanları katılmış, 1.5 milyon insan teröre karşı omuz omuza yürümüştü. Bakalım şimdi kaç devlet başkanı, Ankara’da can verenler için sadece kınama mesajı yayınlamakla yetinmeyip, bir yürüyüş önerecek? Küresel bir sorun olan terör konusunda gerçekten samimi olanların, Türkiye’de ölenlere Fransız kalıp kalmayacağını göreceğiz.”

***

Geçen süreçte gördük ki; terörle topyekun bir mücadeleye samimiyetle yaklaşmadı kendilerini dünyanın devi olarak görenler. Paris’teki katliam, vampirin kan emmeyi bırakmayacağını ve masum insanların canını almayı sürdüreceğini gösteriyor. Durmayacak. Dün Ankara’da, bugün Paris’te, yarın başka bir başkentte…

Aynı acılar yaşanıyor, yaşanacak… Bundan kurtulmanın tek yolu, kendilerini
‘Uygar’ görenlerin, terörü beslemeyi bırakıp, taşeron cinayet şebekeleri eliyle sürdürdükleri barbarlıktan vazgeçmeleri ve hepsinden önemlisi sömürme hırslarını terk etmeleridir.

Ortadoğu’daki hesaplardan vazgeçilmedikçe, dünyanın hiçbir ülkesi Suriye’den daha güvenli olduğunu savunamaz.

Özellikle de ikiyüzlülükte sınır tanımayanlar. Acı ama ne yazık ki gerçek bu.
Kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com