Süper ligin ikinci yarısına Bursa’da ki deplasman galibiyetiyle başlayan ve 20 şer bin lira primi cebe indiren Trabzonsporlu futbolcular, anlaşılan o ki, önümüzdeki hafta da Denizbank’ın Trabzon şubesine bir kez daha uğrayacak.

Çünkü; bir 20 şer bin lirayı daha hak ettiler.

Peki bursa maçında oynana futbolu oynayabildiler mi? Hayır.

Ama bazen futbol oynamadan da 3 puan almak güzel oluyor dediğinizi duyar gibiyim.

*

Kasımpaşa stadyumunda kendilerine ayrılan 2 bin kişilik yeri dolduran Trabzonspor taraftarının sevinerek oradan ayrılması, gecenin rengiydi.

İlk 45 dakika da, oyunun başında misafir takım adına Okay’ın son anda altı pas civarında ayak koyduğu top, önce kaleci Ramazan’ın ellerine ardından üst direği çarparak kornere çıkması, kaçar iri bir balık gibiydi.

Aynı yarının son dakikaların da ev sahibinde Tunay’ın çaprazdan sert şutunun üst direkte patlaması da, Kasımpaşa adına talihsizlik olsa gerek.

Yine bu yarıda Kasımpaşa ekibinde Koita’nın vurduğu kafayı, son anda gol çizgisi üzerinden çıkaran Onur’un kurtarışı, 90 dakikanın en tartışılacak pozisyonu olacak sanırım.

Bana topun tamamının gol çizgisini geçtiği gibi geldi. Yani nizami bir gol geldi bana ama buna katılmayanlarda var.

Çıkarıp iptal edersen çizgi hakemlerini kuraldan, olacağı budur.

*

İlk yarıda bir başka önemli anekdot ise tabi ki, maçın tek golüydü.

Oynadığı her maçta ya gol atan yada gol asisti yapan Yusuf Yazıcı, bu karşılaşmada da takımının attığı tek golde, köşe atışını kullanarak asistini yine yaptı.

Kornerden gelen topa Arjantinli Mas’ın vurduğu kafa gecenin fotoğrafı oldu.

İkinci yarıda ise Trabzon takımında sakatlık şüphesiyle yerini Mustafa Akbaş’a bırakan Durica’ dan sonra, kendi defansındaki hava toplarında sıkıntı yaşayan bordo mavililer, ilerleyen dakikalarda Castillo’nun yerini Medjani’ye, Yusuf Yazıcı’nın da yerini Yusuf Erdoğan’a bırakması bu sıkıntıyı çok gidermedi diyebilirim.

*

Yılın en iyi hakemlerinden biri olan Halil Umut Meler, bu 90 dakika da iyi bir karşılaşma yönetti.

Trabzon ekibinin ön liberosunda Okay’ın, 3 kez yanlış yere pres yapması sonucu kendi takım arkadaşlarıyla çarpışması, bana lunaparktaki çarpışan otoları hatırlattı.

Gerçi Okay dün gece sakat sakat oynadı. Bunu da göz ardı etmemek lazım.

N’Doye’yi soracak olursanız, bildiğiniz gibi sadece vakit geçirmek gerektiği zamanlarda ayağında iyi top saklıyor. Kafa ile iyi top indiriyor. Bunun haricinde çok iyi bir icraatı yok.

Birde oyunun son dakikalarında rakibin, formasını çekerek ceza alını içerisinde kendisini yere indirdikleri bir pozisyon var. Meler, arka planda kaldığı için sanırım bu pozisyonu çok rahat göremedi.

Çizgi hakemleri olsaydı, buna penaltı ikazı vererek bayrağı kaldırırdılar.

*

Her iki takımda iyi bir futbol oynamadı ama iyi bir mücadele ortaya koydu.

Bundan karlı çıkan taraf Trabzonspor olurken, kupadaki 0-0’lık Gümüşhane özrünü de, bu maçla bir nebze örtmüş olabilir.

İkinci yarıdaki 2.deplasmanda gelen bu paşa paşa galibiyet ve 3 puan, kupada Trabzon’da oynanacak olan Konyaspor maçı öncesinde, bir üst tura çıkmak için, harbiden takviye moral oldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com