Türkiye’nin birliği bütünlüğü üzerine oynanan küresel oyunların giderek arttığı günleri yaşıyoruz. ABD yıllar önce açıkladığında Türk kamuoyunda herhangi bir art niyet yorumu yapılmayan “Büyük Ortadoğu Projesi”nin; üzerinden geçen yıllar sonrasında bir “Büyük Aldatma Projesi” olduğu ortaya çıktı. Bu proje şimdi çirkin suratı, kirli dişleriyle sırıtıyor Ortadoğu halklarına. Başka bir ifadeyle “Büyük Yalan Projesi...” olduğu ortaya çıktı. Başka türlü yorum yapanlar varsa son 20 yıl içinde yaşananlara daha objektif bakmalarını rica ediyorum.

Akıl ucuz bir şey değil. Ama bizim gibi aktüel kültürü günlük gazete/TV haberlerinden oluşan toplumların dün ile bugünü algılama/yargılama gücü maalesef sırf bu nedenlerden ötürü sağlıklı oluşmuyor. Bu nedenle de toplumsal algı günlük olayların peşinde uçurtmanın kuyruğu gibi takılıp kalıyor. Yaşanan bir olay üzerinde değer yargısı oluşmadan üst üste gelen yeni olaylar, bir öncekini unutturuyor, ya da yeni-yeni boyut kazandırıyor. Toplumsal algı zaafiyeti yaşıyoruz bu yüzden... Kronolojik olaylar dizini yapmaya gerek var mı? Lütfen geçen şu kırk gün içinde gelişen olaylara bir göz atar mısınız? Olay üzerine olay... Olaylardan gündeme gelen yeni olaylar... Hiç birinde de alınmış bir sağlıklı sonuç yok. Hep gelecekte düzelir umudu...

Her kafadan bir ses yükseliyor yarın için... Doğru-yanlış zaman gösterecek... Horozu çok olan yerde sabah erken olur, örneği desem mi acaba? Ama böyle mi olmalı? Yarınlar için alınacak/ verilecek kararlarda “ilk akla gelen”e, kurtarıcı gibi sarılıp umuda kapılanların en çok yanlış yaptıklarını öğrenemedik hala... Zaten bu noktaya da sırf bu “ben bilirim” ukalalığı yüzünden gelmedik mi? Bağdat’ın uzak olduğunu bilebile hesabın doğrusunu bir türlü yapamadık. Şimdi kör kuyunun karanlığından doğruları-yanlışları ayıklama/çıkarma çabası var, ama gel de şu ortamda ayıkla pilavlık pirincin taşını...

Türkiye zor bir süreçten geçiyor. Bu sürecin ne kadar süreceği de meçhul... Çünkü, ABD’nin uygulamaya koyduğu BOP hayalinden vazgeçeceğini düşünmek kendi kendini aldatmak olur. Bu bakımdan ülke olarak sergileyeceğimiz birlik/beraberlik ve söylem bütünlüğü çok önem taşıyor şu dönemde... Yaşadığımız “canlı bomba” olayları, sabotajlar vb. olaylar tarihten gelen birlik/beraberliğimizi çözmek, dağıtmak, moral açıdan çökertmek anlamı taşıdığı gerçeğini hiç aklımızdan çıkarmamalıyız.

Türkiye bu büyük sınavı da 1919’un Kuvay-i Milliye ruhuyla aşacağına inanıyorum.

YARIN: Trabzonlu merttir, vefalıdır...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com