Prof. Dr. Esat Rennan Pekünlü. Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri eski öğretim üyesi.

Kendisini maalesef çok yakışıksız bir olay ile tanıdı Türkiye. 2012 yılı Haziran ayından Prof. Pekünlü fakülte binası girişinde başörtülü öğrencilerin teşhir amaçlı fotoğraflarını çekip başörtülü şekilde derse girmelerini engellemeye çalışmıştı.

Bu çirkin olayın medyaya yansıması üzerine YÖK, Prof. Pekünlü hakkında idari bir soruşturma başlattı. Soruşturma neticesinde Prof. Pekünlü, görevden alındı ve üniversite ile ilişiği kesildi.

Fakat süreç bununla da sınırlı kalmadı. Üniversite öğrencisi Fatma Nur Gidal, eğitim öğrenim hakkının engellendiği iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Pekünlü'ye 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi. Pekünlü'nün avukatı Murat Fatih Ülkü'nün kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay'a gönderildiyse de karar onandı.

Prof. Dr. Rennan Pekünlü şimdi Foça Açık Cezaevi’nde mahkum.

Pekünlü hakkında verilen ceza TCK Madde 112 kapsamında ‘eğitim öğrenim hakkının engellenmesi’ gerekçesiyle verildi. TCK’nın bu maddesine göre bu suçu işleyenler hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar ceza verilebilir.

Pekünlü’ye verilen ceza 2 yıl 1 ay.

Eğer ceza alt sınır olan 2 yıl olarak kararlaştırılsaydı o zaman işler değişebilirdi.

TCK Madde 51 devreye girebilir hapis cezası seçenek yaptırımlara dönüştürülebilir ya da ertenelebilirdi.

Öte yandan ceza 2 yıl 1 ay değil de 2 yıl verilmiş olsaydı bu defa CMK 231 uygulanabilir hükmün açıklanması geri bırakılabilirdi. Buna göre Pekünlü’ye 5 yıl denetimli serbestlik verilir, 5 yıl boyunca hiçbir suç işlemez ise aldığı hapis cezası hükmünü yitirirdi.

Bunlar makul diğer seçenekler.

Ama hakim TCK 61 gereği alt sınırdan uzaklaşma yetkisini kullanarak cezayı 2 yıl değil 2 yıl 1 ay olarak belirledi.

Böylece Pekünlü’nün cezasının para cezası gibi seçenek yaptırımlara dönüştürülmesi veya ertelenmesi imkansız oldu.

Pekünlü’nün başörtülü öğrencilere yaptığı çok yakışıksızdır. Devletin dindarlar başta olmak üzere ihtilafı bulunan ve derin yaralar açtığı tüm gruplarla kucaklaşmaya çalıştığı bir dönemde bir profesörün eski alışkanlıklarına binaen çıkıp böyle bir davranışta bulunması kabul edilemez.

Yeni Türkiye’de bir kişinin kılık kıyafetinden hareketle öğrenim hakkının elinden alınması bırakın bir profesörü devletin bile haddi değildir.

Ama ceza alan adam bir uzay profesörü. Hem de işlediği suçtan ötürü görevinden alınmış bir profesör. Çok sevdiği üniversitesinden ayrılmak zorunda kalmış bir profesör.

Hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve pek tabi bir yargılama süreci geçirmiş. Şimdi Foça Açık Cezaevi’nde mahkum. Sebebi ise cezasının 2 yıl değil 2 yıl 1 ay olması.

Pekünlü’nün işlemiş olduğu suçu enine boyuna değerlendirdiğimizde hakimin cezayı alt sınırdan uzaklaşarak vermesinin makul bir gerekçesine rastlayamazken Pekünlü’nün fazladan 1 ay ceza alıp hapse gönderilmesi en hafif ifade ile vicdanları yaralayacak cinsten.

Görevinden alınmış bir Profesör için denetimli serbestlik ya da seçenek yaptırımlar gibi cezalar gayet yeterli olabilirdi. Ama olmadı. Bir astronomi profesörü hapse mahkum edildi.

Hiçbir vicdan Prof. Dr. Rennan Pekünlü’nün yaptığını kabul edemez.

Ama yine aynı vicdan, işlemiş olduğu suç gereği görevinden alınan bir profesörün farklı ve makul seçenekler mevcutken hapse gönderilmesini de kabul edemez.

Vicdan hakiki vicdansa etmemeli…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.