Hikmet Aksoy
Hikmet Aksoy
Yazarın Makaleleri
Bu Kent İçin…
      Yeni bir heves, yeni bir heyecan mı bu yeni başlangıç?      Değil tabii ki… Bildiğim bir yolculuk benimkisi.      Şimdi  'Ne yazayım?” arayışındayken çalışma ofisimin rafından...
Kentler köye dönünce
Kadın cinayetlerinin en acımasızları işleniyor bu ülkede, bu topraklarda.Bir de ülkemin adı 'Anadolu…”Ana…    dolu… ' Ana  dolu” da;  bu doluluk/çokluktan mı yaşanıyor korkunç kadın cinayetleri?Bir...
Tren Gelmiyorsa Gemi Niçin Rötarlı?
Toplumsal bellek/hafıza konusunda narkoz uygulanmış durumda mıyız diye düşünürüm zaman-zaman. Bırakınız dünü, sabahleyin ne ile kahvaltı yaptığını bilemeyen/unutanların sayısı giderek çoğalıyor, maalesef.      Bir...
TrabZORSPOR Nereye Böyle…
      Hemen,  'Bu gazetenin spor servisi ve yazarları var. Spor senin neyine?”  demeyiniz. Spor yazmak için illâ da anlamak mı gerekiyor?  Bu işleri anlayanlara bıraksaydık böyle mi olurdu sporumuzun hali?     ...
Tonya’nın kaderi bu olmamalı…
      Sevgili İnan Kalyoncu gazetemizin Tonya muhabiridir… İlçesini, yurdunu ve insanını seven genç bir arkadaşımız. Tonya'nın gözü, kulağı, dili olma görevini bir gazeteci olarak nice yıldır başarı ile yerine...
Yeraltı-yerüstü derdimiz kömür…
Kim yapmıştı o 'Devri daim” makinesini?  Dünya böyle bir devri daim makinesine bağlanmış ezelden. Yine… Yine dönüp aynı şeyleri yaşıyor koca küre.İlkbahar… Yaz… Sonbahar ve kış.Dahası var: Günler;  pazartesi, salı,...
Kırsal kesim kalkınsın kim istemez?
'Alis Harikalar Diyarı” gibi bir ülke yaratmaya sevdalanarak bu günlere geldik.  Rahmetli Menderes devr-i iktidarında ' Her mahallede milyoner yaratacağız” diyerek kalkınma hedefi göstermişti. Milyonerler türedi  tabii ki...
Fındık, finduk, funduk üreticisinin halleri (1)
Erich Marie Remarque'nin  'Garp Cephesinde yeni Bir Şey Yok” adlı romanını okuyalı yıllar oldu. Bir dünya savaşının dramını tüm çıplaklığı/acılarıyla anlatan/yaşatan bir eşsiz kitap…      E.M. Remarque'nin...
Oy fındığım, fındığım… (2)
Dün sözü fındıktan açmıştık, devam edelim.  Fındık üreticisinin  'hal-i pür melâli”ni açıklamaya çalıştım, ama eksik yanları kaldığını biliyorum.      Fındık üreticisini neye benzetiyorum,...
Toplumsal duyarsızlıklar, gazeteler ve televizyonlar…
Açın!  Açın televizyonlarınızı!  Kanal-kanal dolaşınız sabırla. Biliyorum, moraliniz bozulacak, ama tüm TV kanallarını dolaşınız. Dizileri izleyiniz. Haberleri tekrar-tekrar dinleyiniz.Sabırsızlanmayınız,  bir sahipsizlikten,...
Gurbetçilerimiz
Yaş ilerleyip, yaşlılık arazları da belirince insanın yaşama daha bir sarılası geliyor. Başkaları öyle değilse de, -kusuruma bakmayınız- ben öyleyimdir. Daha çok seçici oldum. Hem de 'kılı kırk yararcasına…” Eksiksiz yaşamayı...
Mizaha saldırı ve Paris’te sergi açmak…
Şu çağda bile karikatürü, karikatür sanatçısını anlamakta zorlanan kafalar var ne yazık ki… Hem de Fransa gibi sanatsal eylemlerin en yoğun yaşandığı bir ülkede. Biliyorsunuz, geçen yılın Kasım ayında Fransa'nın başkenti Paris'te,...
Torunum ve Kemençe…
Artık anlasın canım, uzun-uzun anlatacak kimin zamanı var ki bu çağda? Nerede okumuştum, şimdi anımsayamıyorum, rahmetli İnönü, bir CHP Grup Toplantısı'nda -sanırım- rahmetli Kemal Satır'ın söz alıp bir konuda açıklama yapacağını...
İlkesiz, tutarsız...
İnsanın başkalarıyla kavgalı olmasını anlamak olasıdır ama ya kendi-kendisiyle barışık olmayışına ne demeli?Çok katlı bir apartman ya da gökdelen düşününüz.Apartmanın/gökdelenin tüm katlarında öyle kavgalar var ki…Gürültü...
Batı sanatçısını önemsiyor ve kazanıyor
10 Ocak Cumartesi günü 'Çalışan Gazeteciler Günü” yaşandı tüm yurtta… Ama ne gün!.. Hangi aklı evvel -şimdilerde böyle tiplere ‘akil adam' diyorlar –çıktı da gazetecileri ‘çalışançalışmayan' diye iki gruba ayırma...
Ahh… Nerede o “Sade Salih”ler, bir görsem…
1980'li yılların ikinci yarısı … Gazetede epey yorulmuş, biraz olsun soluklanmak için kendimi dışarıya atmıştım. İkindi vakti… Yakın olduğundandı belki, Taksim Parkı'nda Atatürk heykelinin hemen yanı başındaki masalardan...
İyi ki gitmemişim...
İtibarınız/saygılığınız oldu mu, düğününüz de, cenazeniz de görkemli olur. Günlerce konuşulur, dillerde dolaşır, anılara/belleklere yerleşir. Tarih anımsamalarında mihenk taşı olur, önce o acı ya da mutlu olay anımsanıp ondan sonrası...
"Dürüst siyasetçi'nin görevi"
Bilgisizliğin/cehaletin egemen olduğu ülkelerde geçerli olan hep 'klişe sözler” olur.Birileri bir yerlerden aklına estiği gibi –dahası kendi çıkarına- konuşup bir-iki çarpıcı kelam/söz ettiğinde ağızlara sakız verilmiş...
Masraf kapısı akıl tasarrufu ile kapanmaz
Yanılmıyorsam 1988 yılı idi. Trabzon- Gümüşhane karayolunun Çatak mevkiinde oluşan heyelanda 64 yurttaşımız toprak altında kalarak ölmüşlerdi. Büyük bir faciaydı yaşanan… Türkiye'nin dışında Avrupa'dan da kurtarma ekipleri...
EGE'NİN HAVASINI SOLUMAK...
İzmir'deyim… 'Tebdil-i mekânda ferahlık vardır” diyor Atalar.Bu öğretiyle içine düştüğüm dar kuşatmayı yarıp dışına çıkmayı düşünüyordum. Bunu başardım.'Yaz mevsimi değil, imbat da esmez. Ne işin var İzmir'de?”...
Balıkesir’de sanatçı olmak…
Göçmen kuşları bilirsiniz. Sonbahar gelmeyi versin, dahası kış mevsiminin soğuğu kendini gösteri vermesin bakarsınız semada/gökyüzünde kafileler halinde uçan kuş grupları. Çoğunlukla leylekler, kimi zaman birbiri ardına dizilmiş, bir...
Ah “Seçim Yasası, Vah Partiler Yasası…”
Biliyorum, kimi zaman kendinize kızdığınız oluyor. Siyaset hariç, her konuda 'Niçin ince düşünüp ondan sonra yapmadım” diye vahlananlar/pişman olanlar yok mu aramızda? Hem de ne kadar? Toplumsal yaşamda kişinin kendini özeleştirmesi/denetlemesidir...
Neden “Kör Kuyu”ya taş atılıyor?
Yelken açtığınız her denizin huyunu/ suyunu bilmeden yola çıkanın sonunun ne olduğunu öğrenmek isteyenler tarih kitaplarına bakması gerekir. 'Haydaaa! Şimdi de tarihten mi ahkâm kesmeye kalktın?” diye hemen itiraz yükseltmeyiniz lütfen....
Ey insanoğlu yolun nereye böyle?
Ne güzeldir dağ başındaki pınarın duruluğu/temizliği… Kim bilir ne zamandır akar durur kendi dünyasının saflığı içinde.Ah!.. O pınar - insanoğlunun eli uzanmadan/değmeden tüm varlığıyla yaşadığı- bu güzelliklerini sergileme tutkusunu/aşkını...