Türkiye’de çalışma olanağı bulamayan nice birikimli kişilerimiz var ki, her biri içi yana yana, ağlaya ağlaya gurbetin yolunu tutmuşlar.

“Altın bilezikli”, üstün nitelikli insanlarımız/ yurttaşlarımız onlar... Avrupa ülkelerini “ikinci vatan” bilmişler, yaşamlarının en verimli yıllarını sıla özlemi içinde gurbette geçirmişler.

Geçen yıl (2015) Belçika/Brüksel’de açtığım karikatür sergisinde işte böylesi değerli, “altın bilezikli insanları”mızı tanıma şansını yakaladım.

Kimi heykeltraş/yontucu, kimi müzisyen kimi gazeteci, kimi yayıncı, kimi tiyatrocu...

Bu değerler halkamıza önceki gün çok değerli bir arkadaşımı daha ekleme mutluluğunu yaşadım. Brüksel sergimin açılış kokteyline katılamadığı için özür beyan eden Rahman Çolak’la Trabzon’da buluşup tanışmak varmış kısmette...

Tabii ki sosyal medya aracılığıyla...

Rahman Çolak “yorgancılığıyla ünlü Maçka” ilçemizde doğmuş... Herkes gibi o da iğne tutup ilmek atmayı, yüksük takıp yorganlara desen işlemeyi öğrenmiş önce... Sonra ver elini Ankara.

Çocukluk heyecanıyla sarıldığı meslek öğrenme merakı onu yorgancılıkta doruk noktalara taşımış kısa zamanda... Ankara’da üst düzey bürokratların yatak odalarına yorganlar üretip dikmiş... Ünü kısa sürede yayılmış Ankara’da...

Rahman Çolak daha sonra gurbette, Belçika/ Brüksel’de bulmuş kendini...

Malum... Ekmek nerede, insan orada...

Yorgancılık, Batı ülkelerinin bilmediği, belki biliyor da önemsemediği bir iş kolu...

Maçkalı Rahman ama öyle değil... Meslek aşkı, yorganlara hükmedip üretme, yorgan dikme aşkı Belçika’da da onun benliğinde yanan ateş olur. Tekrar sarılır, yüksüne iğneye..

Kısa sürede ünü yayılır çevresinde...

Belçikalılara, İtalyanlara, Hollandalılara yorgan dikip/işleyip yetiştirme yarışına girer haklı olarak.

Öyle yorganlar ki, ne tür desen istiyorsanız Rahman Ustamızda var. İstenen/arzulanan her desen, her renk ve zevke göre yorgan...

*** 

Rahman Çolak’la sohbetimizde doğrusu beni de merak sardı, nasıl, ne tür yorgan dikiyor diye. Sonunda dayanamadım sordum, merakımı... Hemen cebinden telefonunu çıkardı, hafızasına kaydettiği yorganlara işlediği onlarca tür desenleri gösterdi bir-bir...

Doğrusu hayran kaldım.

Hemen aklıma böylesine bir usta/hünerli kişi niçin Belçika’da ya da başka ülkelerde o herkesi hayran bırakan yorganlarıyla sergi açmasın...

Konuyu kendisine açtım. Önce “yapamam, elimde yorgan yok” dediyse de sonunda bir yıl sonrası için karar kıldık. Bir yıl içinde en az o her biri sanat eseri olan 15-20 yorganını biçecek/ dikecek/işleyecek ve sergiye hazır duruma getirecek.

Sergilenme işi mi?

Rahman Çolak bir yorgan ustası... Elbette elinden tutup sergi açmasına yardımcı olacak kurum ve kişileri bulacağız.

Belki de bu sergi Avrupa’da bir ilk olacak ve buna bir hemşerimiz imza atacak.

Elbette bundan hepimiz gurur duyacağız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com