Recep Köksal: "Kırsaldan Eve Su Götürmeyin!"

Trabzon İçme Suyu ve Kanalizasyon İdaresi (TİSKİ) Genel Müdürü Recep Köksal’la kente yapılan yatırımları ve projeleri konuştuk. Vatandaşlara uyarılarda bulunan Köksal, “Merkezde oturan vatandaşlarımızın, bizim kontrolümüzde olmayan, kırsal mahallelerde bulunan suları temin edip kentlere getirmelerini tavsiye etmiyorum. Denetimsiz suları içmek hastalığa neden olabilir” dedi.

KÖKSAL TİSKİ’NİN ÇALIŞMALARINI ANLATTI:
Soru: Trabzon’un büyükşehir olması ile değişen mevzuata göre artık herkes su abonesi olmak zorunda. Kırsal mahallelerde abone sayısı, geçen üç yılda ne kadar arttı?
Cevap: “Büyükşehrin üzerinden neredeyse üç yıl geçti. Burada neyi devraldık, ne yaptık ve nereye kadar getirdik meselesi mukayese edilmelidir. Abone yönetimi açısından baktığımızda büyükşehir öncesinde belde belediyelerin bir kısmında abone hizmetleri vardı ama tamamında yoktu. Bazı ilçelerimizde abone sistemi yoktu. Hizmetin bir karşılığı olmalı ancak bu şekilde hizmetin sürekliliği sağlanır. Bizim abonelik üzerinde durmamızın nedeni kontrol açısından önem arz etmektedir. Su kaynakları ne kadar fazla olursa olsun eğer kontrol edilebilirlik abone sistemi ile sağlanmazsa kaynağın yeterlilik göstermesi noktasında, bakım ve onarımı noktasında yetersiz kalınır. Tüketilen suyun bir bedeli olmalı. Bu kanalizasyon için de geçerli. Onun içinde atık su bedeli olmalıdır. 230 bin su abonesi ile devraldığımız Trabzon’da sbu rakamın neredeyse 140 bini Ortahisar’a ait. Geride kalan 90 bin ilçelere ait. Kırsalda abone sayısını artırmak çok kolay. Zaten devlet koyduğu kanunla kırsalda yaşayan vatandaşa külfetli tarife sunmuyor. Ortahisar’da 2 lira 86 kuruşu olan tarife kırsal da bir mahallede 57 kuruşa kadar düşüyor. Burada amaç vatandaştan yüksek meblağlar almak değil hizmetin sürekliliğini sağlamaktır. 230 bin aboneden 350 bin abone sayısına ulaştık.”

Soru: Trabzon’un Ortahisar ilçesinde bazı mahallelerde çok sık su kesintisi yaşanıyor ve su tazyikli akmadığı için abone mağdur oluyor. Burada sorun neden kaynaklanmaktadır ve çözüm aşaması nedir?
Cevap:
“Alt yapının geliştirilmesi ve yeni yatırımların yapılmasının birkaç gerekçesi var. Bir yerde bir kentleşme oluyorsa yeni bir alt yapı yapılıyordur. Mevcut alt yapının ekonomik ömrünü tamamlaması ya da kentsel yenileme dolayısıyla alt yapı da yenilenebilir. Ortahisar’da temelli yatırımlar yapılıyor. Sözü edilen iki lokaldeki kesintiler yatırımlara bağlı kesintilerdir. Beşirli bölgesinde Kanuni Bulvarı yapılırken, iki bin 500 tonluk bir depo devre dışı kalacaktı. Biz de bunun tedbirini aldık ve yapım maliyetini Karayolları tarafından karşılanarak yeni bir depo yaptık. Bu süreçte bazı aksamalar oldu. Tazyik ise yeni yapılan depo eski depoya göre daha düşük kotta olduğu için tazyik pompalarının devreye girme sürecinde yaşandı. Diğer sorun da Konaklar bölgesinde oluşmuştu. Devlet Su İşleri’nin TİSKİ adına yapmakta olduğu bir içme suyu inşaatı var. Bu çalışma sırasında bizim hizmet vermekte olan birkaç borumuz zarar gördü. Oradaki kesintinin nedeni de bu. Burada rehber kullanılmaması hata, bizden bir rehber talep edilebilirdi. Bu durumu yaklaşık 15 günde telafi edebildik.”

Soru: Trabzon’da yatırım planlamanız ve bütçeleri nelerdir?
Cevap:
“Trabzon’da eski mahallelerde U boru hatlarını birbirine entegre etme gibi bir durum söz konusu değil. Çünkü hepsi farklı özelliklerde su boruları. Bundan ötürü Trabzon Belediyesi zamanında Büyükşehir Başkanımızın başlatmış olduğu şebeke yenileme çalışması söz konusu. Devlet Su İşleri tarafından ihale edildi, inşaatı devam ediyor. Onda yol alındı. Şebeke yenileme projesi için ise finansman arayışındayız. 2017 yılı sonuna kadar finansman sorununu da çözmüş olacağız. Projeler bunlarla da sınırlı değil. Ortahisar’da yağmur suları ile kanalizasyon suları ayrıştırılmıyor. Modern kentlerde böyle bir durum olamaz. Felaketin ne zaman geleceğini bilemeyiz, sistem birleşik olduğu için riskli bir durum ortaya çıkıyor. Bu riski ortadan kaldırmak içinde Kaşüstü ve Yıldızlı arasında 21 kilometre tünel yapacağız. Yeri kazmayacağız onun yerine tünel şekilde projelendirdiğimiz çalışma ile Ortahisar’ın 100 yıllık ihtiyacını karşılayacağız. Bu kısa vadede mümkün olan bir proje değil orta vadeye yayılacaktır. Bu proje biyolojik arıtma tesisi ile sonlanacaktır. Bu projenin maliyeti 1,5 milyar lira yani eski parayla 1,5 kattrilyon. Finansman aradığımız içme suyu şebekesinin yenilenmesi de 50 milyon Euro’yu buluyor. Başlatmış olduğumuz projelerin maliyeti bir milyar 470 milyon, yapacak olduğumuz projelerin maliyeti de 1,5 milyar lirayı buluyor.”

Soru: Trabzon’da hizmet sunma noktasında karşılaştığınız problemler söz konusu mu?
Cevap:
“Su kaynağının yeterli ve temiz olması gerekir. Su kaynağında arıtma sistemine ihtiyaç duymadan hizmet sunma olanağımız Trabzon’da çok az. Su kaynağıyla ilgili problemlerimiz söz konusu. Yazın azalma, kışın donma söz konusu olduğundan biriktirme depoları yapmamız gerekiyor. Bu durum maliyetlerinizi artırıyor. Vatandaşın arazisinden geçen su boruları bakım ve onarımı zorlaştırıyor. Sonuçta özel mülkiyet. TİSKİ artık su borularını büyük çoğunlukla yollardan geçiriyor. Bu da hat kadar yolun bozulması anlamına geliyor. Hem ulaşım etkileniyor hem de yolun bakım ve onarımı gerekiyor, bu da maliyeti artırıyor. Coğrafi şartları baştan kabullendik. En sağlam ve en pratik nasıl yapılabilir bunun peşindeyiz.”

Soru: Vatandaş gönül rahatlığıyla evlerindeki musluklardan su içebilir mi? Kırsaldan şişelere doldurulan ve ‘iyi, şifalı su gibi’ sağlıklı su olduğuna inanılan sular ne kadar sağlıklı?
Cevap:
“Bir hastane ne kadar denetleniyorsa biz de o kadar denetleniyoruz. Hatta onlardan daha fazla denetleniyoruz. Türkiye’de içme suyu tesisleri ve isale hatları başıboş bırakılmış değil. Bu durum kanun ve yönetmelikle koruma altına alınmıştır. Bu denetimi Sağlık Bakanlığı ve illerdeki il müdürlükleri yürütüyor. Bağımsız ve habersiz denetim yapıyorlar. Eğer sorun teşkil eden bir durum varsa anlık uyarı yaparlar. Bizde uyarının akabinde aksaklığı gideriyoruz. TİSKİ’nin kontrolünde olan bütün sular sağlıklı sulardır. Vatandaşlarda içme suyu temin ettiğimiz tesisleri ve kaynakları korumada bizlere yardımcı olmalılardır. Mesela vatandaşın biri beşince kez bir mahallemizde klorlama sistemimizi bozdu. Her seferinde müdahale ediyoruz ama bu sefer güvenlik birimlerimize haber verdik. Önemli olan vatandaşında korumada bize yardımcı olmasıdır. 692 mahallede çalışıyoruz. Alternatif sulara göre daha sağlıklı sularımız. Çok yanlış bir anlayışa değindiniz, ‘Bizim köyün suyunu eve götürelim.’ Hayır, efendim götürmeyin. Çünkü sizin köyün suyunun sağlıklı olup olmadığı konusunda hiçbir bilgimiz yok. Özellikle yağmurda artan sular sağlıklı sular değildir. Özellikle merkezde oturan vatandaşlarımızın, bizim kontrolümüzde olmayan, kırsal mahallelerde bulunan suları temin edip kentlere getirmelerini kesinlikle tavsiye etmiyorum. Yazın hastalık vakalarının büyük bir bölümü bu sulardan kaynaklanıyor. Denetimsiz suları içmek hastalığa neden olabilir. Sonra bu durum speküle ediliyor.”

Soru: Trabzon’da yaklaşık 300 bin nüfusa içme suyu temin eden Atasu Barajı’nın etrafında neden güvenlik bandı yok? Atasu Barajı DSİ tarafından size devredildi mi? Bu önlemler ne zaman alınacak?
Cevap:
"Atasu Barajı henüz bize devredilmiş değil. Fakat biz oradan suyu alıp arıtıp hizmete sunuyoruz. Bize devredilmemiş olmasına rağmen güvenlik ve denetim faaliyetlerimiz bu bölgede devam ediyor. Bu bölgede görevlilerimiz var, belli periyotlarla denetimi gerçekleştiriyorlar. Tabi ki bize devredildikten sonra gereken işlemler yapılacaktır. Birincisi koruma bandı için barajın etrafının istimlak edilerek kamuya mal edilmesidir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz buradaki çalışmalarını sonlandırmış değil. Ama ortak çalışmalarımız devam etmektedir. Kesinlikle başıboş bir durum söz konusu değil.”

Soru: Maddi durumu olmayan ve su faturasını ödemekte güçlük çeken vatandaşlara karşı desteğiniz söz konusu mudur?
Cevap:
“Türkiye sosyal bir devlettir. Sosyal devletin gereği gelirin tabana yayılması söz konusudur. Bu konuda destek sağlanmaktadır. TİSKİ Genel Kurulu önce yoksulluğu belirlenmiş kişilere suyu yüzde 50 indirimle veriyor. Büyükşehir Belediye Meclisi bir karar almış ve o karara göre ‘Yoksul ailenin 1 ayda tüketeceği 15 ton suyun faturasını ben ödeyeceğim’ diyor. Böylece sosyal yardım fonu oluştu. Yılda 100 bin TL Büyükşehir tarafından TİSKİ’ye ödeniyor. Bizde yüzde 50 indirim yaptığımızdan vatandaşımıza yaklaşık 200 bin TL’lik desteğimiz oluyor.”

Soru: ‘Alo 185 TİSKİ Mavi Hat Çağrı Merkezi’ nasıl hizmet veriyor?
Cevap
: “Bizim en büyük projemizdir. TİSKİ olarak hizmet götürdüğümüz vatandaşlarımızla iletişimi sağlayan bir sistem. Vatandaşlar anlık olarak ulaşıyor ve sorunlar kısa vadede çözüm için kayda geçiyor. 185 çalışıyorsa, hizmette bir aksama yoktur. Bizim gözümüz, kulağımız konumunda. 2014 yılından bu yana 300 binin üzerinde çağrı almış ve bu başvuruların hepsi değerlendirmeye alınıp sonuçlandırılmıştır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com