Haftalardır Trabzonspor camiasının merakla beklediği genel kurul, pazar günü yapıldı. Bu genel kurulda müthiş bir katılım vardı, coşku vardı, heyecan vardı. Bu da bizleri bir hayli sevindirdi. Buradan şunu çıkarmak lazım. Demek ki Trabzonspor gerçekten büyük ve güçlü bir kulüp. 15 günden beri Trabzon’daydım. İzlenimlerim beni yanıltmadı. Eğer mahkeme kararı alınmasaydı Hacıosmanoğlu da 2500’e yakın oy alacaktı. Ben bu seçimin çok çekişmeli bir ortamda geçeceğini fakat şu andaki başkanın kesin kaybedeceğini hatırlarsanız cuma günkü köşemde belirtmiştim. Muharrem Usta ve Celil Hekimoğlu’nun seçim çalışmalarını bizzat gördükten sonra bu kanaate vardım. Yeni başkana ve yönetimine çok büyük iş düşüyor. Adeta ateşten gömlek giydiler. İnşallah başarırlar da kazanan Trabzonspor olur. Beni en çok üzen olay ise bu güzel kulübümüzün siyasetin içine sokulması ki bu çok tehlikeli bir durum. Aslında siyaset hep içinde olduğumuz bir ortam. Fakat bunu futbolun dışında tutmamız lazım. Aldığım duyumlar hiçte hoş değil. Siyasiler lütfen ellerinizi Trabzonspor’umuzun üzerinden çekin. Çünkü bizim kulübümüz sizin siyasi oyuncağınız değildir. Trabzonspor’un en büyük kazancı ise kötü yönetilmeden kurtulmasıydı. Çünkü o şahıs bir dönem daha bu kulübün başında kalsaydı inanın ki çok büyük bir batağın içine düşerdik. Onu delegeler gönderdi. Yeni seçilen yönetimin de Süleyman Hurma’yı göndereceğine inanıyorum. Aksi bir durumda bu Süleyman Hurma, bize çok büyük darbeler vurur. Bunun da zararını Trabzonspor çeker. Çok büyük bir katılımla sona eren 70. Genel Kurul’dan sonra ligin dibine demir atan Eskişehirspor maçına çıktık.

Sadi Hoca ve Muhammet
Sadi hoca, Eskişehir maçına üçlü bir defans kurgusuyla başladı. Cavanda ve Yusuf’u ise kanatlarda oynatarak, bu oyunculardan gelecek oyunculardan gelecek ortalarla da Cardozo’yu buluşturup neticeye gitme amaçlı bir oyun planıyla takımına yön verdi. Aslında kanatlardan ne kadar çok isabetli orta gelirse bizim için o kadar faydalı olur. Çünkü, Cardozo kafa hakimiyeti iyi bir futbolcumuz. Fakat Sadi hocanın bu planını oyuncuları sahaya yansıtamadı. Ne Yusuf ne de Cavanda hücuma çıkarak fazla orta yapamadılar. Orta sahada, göbekte oynayan iki oyuncumuz var ki evlere şenlik. Okay ve de Aytaç. Hiçbir olumlu iş yapmadılar. Bunun aksine sürekli top kaybı yapıp rakibe pozisyon harcadılar. Hep söyleriz. Bir takımın orta sahasının iyi olması çok önemlidir. Hem rakibi ilk etapta durduracak olan hem kendi takımını da hücuma hazırlayacak olan bölge burasıdır. Onun için de buradaki oyuncular maçlarda neticeye etki edecek oyunculardır. Ama bizim takımda ne ruh kalmış ne de canlılık. Adeta uyurgezer misali, oyuncular sahada sadece doksan dakikanın bitmesini bekler gibi halleri vardı. Hele hele de eksik oynayan Eskişehir takımından bile gol yemek insanın kanına dokunuyor. Bu maçta beni en çok etkileyen olay Sadi hocanın yetiştirdiği bir oyuncusunu bu maçta oynatmasıydı. Bu genç evladımız Muhammet de hocasının bu jestine güzel bir gol atarak karşılık verdi. İşte bizim Sadi hocamız işte bizim Muhammedimiz. Her yıl bir genç oyuncumuza şans verip onları takıma kazandıracak cesur hocalara ihtiyacımız var. Bunun bir örneğini Sadi kardeşimiz bize gösterdi. Buradan da ona Trabzonspor adına teşekkür ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.