Hem ekonomik hem de kulüp işleyişi açısından zor günler geçiren Trabzonspor’da bir anda şampiyonluğa oynayacak bir takım oluşturmak, kulübü normal seviyelere çekmek ve yeni gelir kaynakları bularak ekonomik tabloyu düzeltmek o kadar da kolay değil.

Yanlışlarını tabi ki söyleyeceğiz. Ama genel anlamda bir yanlış-doğdu değerlendirmesi yapabilmek için zamana ihtiyaç var.

Tabi ki katılıp katılmamak sizin elinizde. Benim düşüncem bu yöndedir.

Yönetimin kulübe ekonomik gelir sağlamak için yaptığı çalışmaları az çok bildiğim için biraz daha “zaman” diyorum.

Taraftar da bu konuda yönetime ve takıma sahip çıkıyor diyebilirim. En azından köstek olmuyor, forma ve kombine satışlarının da başlaması ile de görevlerini ve desteklerini yerine getireceklerine inanıyorum.

Kombine konusunda yönetim oldukça uygun fiyatlar ve kampanyalar sunarak taraftara el uzattı. Şimdi o eli tutma sırası taraftarda.

                                                               ***

Akyazı’dan tek ses yükselmeli!

Şu anki adı ile Akyazı Stadyumu Trabzonspor için bir milat olmalı. Gerek yönetim gerekse de taraftar bu konuda hem fikir.

Ama Trabzonspor taraftarı o stadyuma bölünerek gitmemeli.

Akyazı’dan dünyaya tek ses yükselmeli, o da Trabzonspor’un gücü olmalı.

Bayraklar, atkılar, formalar…

Kısacası Akyazı herşeyi ile Bordo-Mavi olmalı.

Hani bir tabir var ya;

Çim “BORDO” kokmalı, tribünler “MAVİ”.

Futbolcular “ŞAMPİYON” bağırmalı, taraftar “TRABZONSPOR”.

Başkan Muharrem Usta’nın da dediği gibi yeniden dirilişin temelleri Akyazı’da atılmalı.

Tribünlerde grupların ayrılığı değil, Trabzonspor’un birleştiriciliği hakim olmalı.

                                                               ***

Eğer başarı istiyorsak..!

Trabzonspor camiası da artık bölük pörçük görüntüsünden kurtulmalı.

Kişilerin adamı değil, Trabzonspor’un adamı olunmalı.

Yönetim içindeki farklılıklar sadece düşüncelerde kalmalı, ardından Trabzonspor için asgari müştereklere saygı gösterilmeli.

Hatalar, yanlışlar tabiki olacaktır ama kırarak, dökerek, düşman safları oluşturarak değil, uzatılan ele el verilerek bu yanlışlar, hatalar giderilmeli.

30 yıldan fazladır bölüp pörçük yapının Trabzonspor’a hiçbir katkısının olmadığını artık görmeli Trabzonsporlular.

Tam anlamı ile olmasa da Sadri Şener döneminde camianın büyük bir çoğunluğunun kulübün yanında hareket etmesi ile yani el ele verilmesi ile neler yapılabildiğini gördük.

Trabzonspor o dönemde, her ne kadar kupasını alamasa da şampiyon oldu, Türkiye Kupası ve Süper Kupa kazandı.

İşte tekrar başarı dolu günler için herkes üzerine düşeni yapmalı.

Yönetiminden, taraftarına, futbolcusundan, teknik heyetine, bütün camiasının bileşenlerine kadar.

Zaten yeterince düşmanı olan bir kulüp haline gelen Trabzonspor’a bir de içeriden düşman üretme hatasından artık vazgeçilmeli.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr