19 Eylül 2016 Pazartesi 10:41
Giden Kiloların Ardından Gelen Mutluluk!

Medical Park Genel Cerrahi Direktörü Doç. Dr. Can Keçe, obezite ve tedavisi hakkında detaylı bilgi verdi. Obeziteyle ilgili merak edilen birçok konuya değinen Keçe, obezitenin bir hastalık olduğuna vurgu yaptı. Yıllardır kilolarıyla başı dertte olan Tayfun Peker ise, tıbbi müdahale sonrası 82 kilo vererek yeniden yaşam sevincini kazandı. Her yönüyle obezitenin ele alındığı röportajımızda hem bilgilenecek, hem de yeniden hayata tutunan çiftin hikayesini okuyacaksınız.

Obezite nedir, ne değildir? Doç. Dr. Can Keçe’nin anlatımıyla:
Soru:
Obezite nedir?
Cevap: “Obezite, çağımızın hastalığı ve hayat tarzımızın değişmesiyle direkt olarak ilintili bir durum. Eskiden şişman arkadaş sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadardı. Genel olarak insanların zayıf ve hareketli bir hayatı vardı. Ancak ilerleyen dönemde sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde obezitenin salgın halde olduğunu görüyoruz. Bugün erişkin nüfusun erkeklerde yüzde 20-25’i, kadınlarda ise yüzde 25-30’u obez. Obez sayısı her geçen gün artıyor. Dünya kilo alıyor fakat bu kontrollü bir kilo alış değil. Beraberinde birçok sağlık sorununu da getiriyor.”

Soru: Obezite olduğumuzu nasıl anlarız?
Cevap: “Obezite, sadece kilo fazlalığı değildir. Obezitede bazı kriterler vardır. Tek başına kilo kriter değildir. Kilonun metrekareye oranıdır obezite. Örnek verecek olursak, 1,90 boyunda bir insan için 100 kilo normal olabilir ama 1,50 boyunda bir insan için 100 kilo ileri derecede yüksek sayılır. Vücut kitle endeksi dediğimiz bu skor kolay hesaplanabilen bir yöntemdir. Hesaplamada eğer vücut kitle endeksi 18-25 arasındaysa normaldir, 25-30 arası şişmanlık başlangıcı, 30’un üzerinde ise obezite ortaya çıkıyor, 40 ve üzeri ise hastalık boyutunda obezite olarak geçiyor. Biz, tıbbi müdahaleyi vücut kitle endeksi 40’ın üzerinde çıkanlara yapıyoruz.”

Soru: Peki obeziteye etki eden faktörler nelerdir?
Cevap: “Obezitenin çok çeşitli nedenleri var. Bunun en önemli sebeplerinden biri yaşam stili değişikliği ve hareketsiz yaşam. U tipi yaşam dediğimiz evden asansörle otoparka iniyoruz, işe gidiyoruz, tekrar aynı yöntemle eve dönüyoruz. Özellikle bilgisayar başında geçirilen hareketsiz yaşam da bu durum etkilidir. Bir diğer neden ise, harcayacağımız enerjiden daha fazlasını almak. Bu kronik bir hal aldığında artık kilo fazlalıkları vücutta yağ olarak depolanıyor. Bir takım parametrelerden biri de stres. Önceden insanlar bağında- bahçesinde stressiz çalışıyordu ve yedikleri enerjiyi çalışarak yakıyorlardı. Fakat modern hayatta çok fazla stres var. Stres, kilo alımını tetikliyor. Kilo alımına, kullanılan antidepresanlar, ilaçlar da neden oluyor. Bundan 20-25 yıl önceye nazaran bugün toplumumuzda antidepresan kullanımı oldukça yaygın. Dolayısıyla antidepresanlar da kilo alımına etki ediyor. Doğum sayısının artması kadınlarda riski artırıyor. Ailevi genetik yatkınlık ve bütün bunlar beraberinde obeziteyi getiriyor. Obezite, metobolik bir hastalık. Obezite beraberinde birçok sorunu da getiriyor. Eklem ve diz problemleri, kemik erimesi, hareket kısıtlılığı, psikolojik problemler gibi. Sonucunda mutsuz bir yaşam doğuyor. Bu süreçte toplumdan uzaklaşma başlıyor ve iştah daha da artıyor.”

Soru: Obezitenin yol açtığı hastalıklar nelerdir?
Cevap: “Obezitenin vücutta her şeye etkisi var. Tansiyon, kalp, şeker, enfeksiyonlar gibi rahatsızlıklar obezitenin eseri olarak ortaya çıkıyor. Her obezite hastası ameliyat olmuyor. Önce tetkiklerden geçiyor ve düzenlenen rapor sonrası ‘Ameliyat olabilir’ denmişse ameliyat olabiliyor. Ameliyat öncesi hastalara aktif diyet yapmalarını öneriyoruz. Aktif diyet sonrası eğer kilo verip tekrar alıyorlarsa veya veremiyorlarsa endokrin izin verdiği takdirde ameliyat ediyoruz. Tabi her ameliyatın riskleri vardır. Bir tırnak çekiminin bile riskleri var.”

Soru: Obeziteye tıbbı müdahale süreci nasıl oluyor?
Cevap: “İyi bir analizden sonra hastayı ameliyat ediyoruz. Fakat burada temel sorun şu; obezite keyfe keder ameliyat ediliyormuş görüşü hakim toplumda. Obezite bir hastalık olarak kabul edilmiyor. Bu bir hastalık, kişinin yaşam kalitesini bozan her şey bir hastalıktır. Şöyle de bir durum var, yapılan araştırmalarda şu sonuç ortaya çıkıyor; kilolu hastalar 8-10 yıl daha az yaşıyor. Obezite için dünya üzerinde kabul gören 7-8 ameliyat çeşidi var. Bunlardan en sık kabul göreni tüp mide ameliyatı. Bu ameliyat çeşitleri içinden hastaya uygun olan tercih ediliyor. Bu ameliyatların hepsi kapalı (laparoskopik) şekilde yapılıyor. En yaygın olarak kullanılan tüp mide ameliyatı yaklaşık 1 saat sürüyor ve hasta 4-5 gün sonra taburcu ediliyor.”

Soru: Bölgemizde obez oranı nedir ve fiyat politikanız nasıl?
Cevap: “Doğu Karadeniz Bölgesi olarak obezite oranı düşük, oran yüzde 20 civarında, her 5 kişiden 1’i obez. Bize gelen talep oldukça fazla, civar illerden de gelenler oluyor. Tabi bunların hepsi ameliyatlık hasta değil. Trabzon’da bu işi yapan tek ekip biziz. Etik değerler içinde fiyat politikası ve SGK anlaşmalı olduğumuz için yasal düzeyde ekonomik fiyatlar uygulanıyor. Kullanılan malzemeler kalitelidir, bizi ekonomik kılan sadece SGK anlaşmalı olmamızdır. Yasal sınırda kalarak, SGK’nın belirlediği fark bedelini alıyoruz. Malzemeden ödün vermiyoruz. Fiyat, hastanın güvencesi ve tercih edilen yönteme göre değişiyor. Hastaların bu ameliyat için şehir dışına gitmesine gerek yok, çok daha iyisi ve ekonomik olanı şehirlerinde mevcut.”

Tayfun Peker değişimi anlattı:
Yıllardır obezite ile mücadele veren hasta Tayfun Peker, hayata tutunma hikayesini şu sözlerle anlattı: “Kendimi bildim bileli obezite ile mücadele ediyorum. Yıllar içinde kilolarım artıkça arttı. Kilolarım artıkça beni hayattan kopardı. Artık kilolarımdan dolayı dışarıya çıkamıyordum, insanlardan uzaklaşmıştım. Ayaklarımda yaralar çıktı. Yaşam standardımın düştüğü anda ameliyata karar verdim. Buraya konuşmak için geldiğimde para mevzusu yapmadan bana ‘Önemli olan senin sağlığın’ denmesi dönüm noktam oldu. Eşimle ne bir sinemaya, ne de bir gezmeye gidebildim. Toplumun bakış açısı beni çok üzüyordu. Ama şimdi yaşam standartlarım yükseldi. 12 yıl üstüne eşimin elini tutup sahilde dolaşmaya başladım. Bu süreçte en büyük desteği Can Hocam ve eşim Ayşegül Peker’den gördüm. Can Hocama ve ekibine çok teşekkür ediyorum.”

DESTEĞİ OLANLARA TEŞEKKÜR ETTİ
“202 kiloyla ameliyata girdim. Yaklaşık 7 ay oldu ameliyat olalı ve şu an 120 kiloyum. 82 kilo verdim. Kilo vermeye de devam ediyorum. Ameliyat olmak isteyen hiç kimse korkmasın, yaşayacağı mutlu günleri düşünsün. Medical Park’a sonuna kadar güvensinler. Bu süreçte Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e, işadamı Ahmet Sarıalioğlu’na, Medical Park Hastanesi sahibi Muharrem Usta’ya maddi, manevi desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum.”

(Röportaj : Meryem Akgün)

Son Güncelleme: 19.09.2016 10:54
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com