31 Ağustos 2016 Çarşamba 10:01
Okulun İlk Günü Kalabalık Gitmeyin

Yeni eğitim-öğretim dönemi için hem çocuklar, hem de veliler tatlı bir telaş içinde. Aileler okula yeni başlayacak çocuklarının tepkilerini, çocuklar ise onları bekleyen yenilikleri merak ediyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatri Bölümü'nden Uzm. Dr. Leyla Benkurt Alkaş, gerek uzun süren tatil sonrası okula dönecek, gerekse eğitimi yeni başlayacak çocuklar için alışma sürecini sancısız atlatmanın yollarını anlattı.

OKULA NASIL BAŞLANDIĞI ÖNEMLİ
Bir çocuğun büyümesinde en önemli etmenlerden birisinin ev dışında yeni bir ortamda var olabilmesi olduğunu belirten Alkaş, “Okul, büyümenin ilk basamağını oluşturur. Bu nedenle yuva, anaokulu ya da ilkokula başlama dönemleri hayli hassas süreçlerdir. Bu geçiş dönemlerinde yaşanacak olumsuzluklar sadece çocuğun kendine olan güven duygusu, topluma uyumu ve okul başarısını değil, ilişkilerini, iş hayatını ve hatta kendi çocuğunun okula başlama sürecini bile etkiler. Çocuğunuzun okula hazır olup olmadığını öğretmenine sorun. Yuva ve anaokulu öğretmenleri çocuğunuzun 1. sınıfa hazır olup olmadığını size söyleyebilir. İnce motor gelişimi, dikkat ve ortama uygun davranma becerileri, söz dinleme, taklit etmeye çalışma, öğretmenin yönergelerini anlama, akranlarıyla iletişime girme, sırasını bekleme, tuvalet ihtiyacını giderme gibi ihtiyaçlarını gidermesi, kendini sözlü ve sözsüz ifade edebilme becerileri yeterince gelişti mi diye bakılmalıdır. Eğer öğretmen kararsızsa veya aile gelişimden emin değilse bir uzmana danışılabilir” diye konuştu.

İKİZLER AYNI SINIFTA OLMAMALI
Ebeveynlerin, çocuklarını okula gönderirken, güvenilir bir ortama bıraktıklarını hissetmelerinin önemli olduğunu aktaran Alkaş, “Okul seçimini öncelikle aile yapar. Benzer iki okul arasında kararsız kalınırsa çocuğun kendini daha iyi hissettiği okul seçilebilir. Okul yolu ve trafiği önemlidir. Mahalle ve siteden arkadaşları olması, okul uyumunu kolaylaştırır. Araba tutması, tuvalet ihtiyacı ortaya çıkaran mesafeler, dakikalarca sokaklar arası çocukların toplanması, erken kalkma, eve geç dönme çocuğu hırpalar. Okulu çocuğunuzla birlikte gezin ve tanıyın. Sınıfta ikiz eşi, kuzen, yakın komşu çocuğu olması kıyaslamalar, okul dışı çekişmeler açısından sorun teşkil edebilir. Ayrıca öğretmen olan anne-babanın öğrencisi olmak da çocuk için olumsuz bir durumdur. Okul kaydı sonrası mutlaka çocukla birlikte okul gezilmelidir. Tuvaletlerin yeri, müdürün, öğretmenlerin odası, kantin çocuklara gösterilmelidir. Birinci sınıfların bir hafta erken okula başlatılıp uyum çalışmaları yapılması bu sürece yumuşak ve yavaş alışmayı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

KOŞTURMADAN KAHVALTI YAPSIN
İlk günü kolay atlatmak için okula kalabalık gitmeyin uyarısında bulunan Alkaş, şunları kaydetti: “Sabah koşturmadan giyinmek, kahvaltı yapmak ve hazırlanmak için doğru zamanlama yapılmalıdır. Uyku-uyanma saati en az bir hafta önce çocuğa alıştırılmalıdır. Servisler genelde 2 ya da 3. gün belli olur ki, ilk gün de anne-baba ile okula gitmek daha uygun olacaktır. Okulun ilk günü aile bireylerinin sayısının çok olması günü zorlaştırabilir. Çocuğun sürekli fotoğrafını çekmek, giysisini düzeltmek onu bunaltabilir. Okul kuralları hem çocuk, hem de aileler için geçerlidir. Bu kurallar unutulmamalı, aileler mümkünse okul bahçesinde durmalı ve okula girmemelidir. Çocuğun okul dolabını yerleştirmek ya da unutulan suluk bahaneleri ile sınıfa girilmeye çalışılmamalıdır. Çocuğunuzu bahçenin hangi yerinde beklediğinizi söylemeniz, çıktığında orada sizi bulması güven duymasını sağlar.”

ÇOCUĞUNDA OKUL FOBİSİ OLAN AİLELERE 5 ÖNERİ
Alkaş, okula yeni başlayacak çocuklarda oluşan fobiye karşı ebeveynlere şu tavsiyelerde bulundu: 1) Anne-baba okulun bahçesi, koridoru ya da başka herhangi bir yerinde durmamalıdır.

2) Okul fobisi 15 günden uzun süren çocuklar için önce okul rehberliğinden, gerekirse bir çocuk psikiyatrisinden yardım alınmalıdır. Okul fobisi bir aya uzamış çocukların tedavisi çok zordur. Çocuk ayrılma anında panik atak benzeri ağlama, nefes alamama, çarpıntı, tuhaf davranma, okuldan kaçma, yola fırlama, camdan atlayacak gibi davranışlar gösterebilir. İştahı gider, uyuyamaz, öğretmene yapışma belirtileri ortaya çıkabilir.

3) Çocuk kendini anlaşılmamış, yalnız, güçsüz hissederken aile çocuğa ödüller ya da cezalar uygulamamalıdır.

4) Öğretmen, aile, okul ve psikiyatrist ortak bir çalışma planı yapmalıdır. Öncelikle ortam ve tutumlar düzenlenip davranışçı ödevlerle tedavi yapılır.

5) Okul fobisi bir hastalık olarak ele alınmalı, gerekirse olay kronikleşmeden ilaç tedavisine başlanmalıdır.

Son Güncelleme: 31.08.2016 10:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com