“Operasyon için Suriye hükümetinin rızası alınmamıştır. Bir ülkeye askerî operasyon düzenleme hakkı ancak meşru savunma durumunda ortaya çıkar. Suriye’den Türkiye’ye yönelik bir saldırı yok. Bu bakımdan bu operasyon Suriye’ye bir saldırıdır, Suriye topraklarına karşı bir saldırıdır.” Bu sözler bir Suriyeli yetkiliye ait değil. 

​Bu sözlerin sahibi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin eski Büyükelçisi ve Dışişleri eski Müsteşarı, CHP’nin mevcut milletvekili Faruk Loğoğlu. Bir dönem Türk dış politikasını yöneten Loğoğlu, ‘Şah Fırat Operasyonu’na ilişkin Türkiye’yi uluslar arası hukuk kurallarını çiğnemek ve suç işlemek ile itham etmiş… 17-25 Aralık darbe girişimleri sürecinde çok gizli bir toplantıyı gizlice dinlemek suretiyle Türkiye’nin askeri planlarını deşifre eden bir kaset yayınlanmıştı. Sızdırılan o görüşmede Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu şu sözleri sarf ediyordu: 

“Ülke güvenliğini, sınır güvenliğini, toprak bütünlüğümüzü ilgilendiren meseleler pespaye, ucuz iç politika malzemesi haline geldi. Ulusal güvenliğimiz ile alakalı hayati meselelerde bile bir tane muhalefet partisi bize destek olmuyor. Ulusal güvenlik tamamen politize edildi. Böyle bir ulusal güvenlik anlayışı olabilir mi? Daha hangi konuda birlik olacağız biz? Ben tarihimizde böyle bir dönem hatırlamıyorum…

” Sinirlioğlu, meslekte 30 yılını devirmiş tecrübeli bir diplomat. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı. Durumun fecaatini ve muhalefetin içerisinde bulunduğu gafleti son derece açık şekilde ifade ediyor. 

Ne yazık ki bugün ulusal güvenliğimizi ilgilendiren böyle bir mesele ile ilgili rakip devletler ile muhalefet partilerimiz aynı dili kullanıyor, aynı cümleleri sarf ediyor. Çok içler acısıdır ki şairin ifade ettiği üzere “bizdeki muhalefet, iktidarı düşürme pahasına vatanı düşürmeye razıdır.” On yıllar önce söylenmiş bu söz, bugün aynen geçerliliğini sürdürmektedir. Bizdeki muhalefet partileri esasen iktidara değil, devletin her türlü başarı ve menfaatine muhalefet olagelmiştir. 

Muhalefet partilerinin içler acısı halini bakın 60 yıl önce Başvekil Adnan Menderes nasıl özetlemiş: “Esasen öteden beri milletçe kalkınmamızın düşmanı kesilmediler mi? Şimdiye kadar memleketin muvaffakiyetlerinden birisini dahi kale alıp bahsettiler mi? Türk milletinin zekâ ve gayretinin mahsulü olan bin bir eserden birisine bile başlarını çevirip baktılar mı? Milletin olan her güzel şeyden birisini dahi benimsemek faziletini gösterdiler mi? Hayır. Aksine olarak, her muvaffakiyeti bir felâket, her güzel ve muhteşem eseri bir zarar diye göstermek için seneler ve senelerdir nasıl çırpındıklarını milletçe bilmiyor muyuz?” Evet. Bu sözler, bahsettiği bu anlayış tarafından idama mahkûm edilen Şehit Başvekil Adnan Menderes’e ait. 60 yıl önce söylenmiş bu sözler geçerliliğini ayniyle koruyor. Aradan on yıllar geçti. Dünya değişti. Türkiye değişti. Ama bahsedilen muhalefet anlayışı zerre değişmedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.