Salih Cora: "Yarı Başkanlıktan Başkanlığa Geçilecek"

Röportaj: Meryem AKGÜN - AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora, 16 Nisan’da yapılacak Anayasa değişikliği referandumunda halkın ‘Evet’ demesi halinde geçilecek olan başkanlık sistemini anlattı. Cora yeni sistemin, mevcut parlamenter sistemden daha demokratik olduğunu savundu.

Soru: Anayasa değişikliği neyi kapsıyor?
Cevap:
“Türkiye Cumhuriyet tarihinin en önemli Anayasa değişikliğini gerçekleştiriyoruz. Bu Anayasa değişikliği hükümet modelinde değişiklik öngörmektedir. Yargıda, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısında değişiklikler öngörmektedir. Sıkıyönetimle ilgili maddelerin kaldırılması ve askeri mahkemelerin kaldırılması var. Milletvekili seçilebilme yaşının 18’e düşürülmesi, milletvekili sayısının da 550’den 600’e çıkartılması gibi maddeler var. Bunlar dışındaki maddeler de hükümet modeline ilişkindir. Türkiye’de çok uzun süredir parlamenter sistem uygulanmaktadır. Parlamenter sistem birçok sorunu çözemediği gibi sorun üretmiştir. Cumhuriyet tarihimiz maalesef cumhurbaşkanlığı krizleriyle, hükümet kuramama krizleriyle, belirsizliklerle, darbe süreçleriyle anılmıştır. Gelinen süreçte parlamenter sistemde öyle bir sökük oluştu ki; bunu dikmek mümkün değil. Parlamenter sistem toptan kötü bir sistem değildir ancak hep tek başına iktidar olması lazım ve cumhurbaşkanı ile başbakan hep uyumlu olmalıdır. Bu sistemde TBMM’nin yasa yapma erki zayıflamış görünüyor. Aynı zamanda bir çift başlılık söz konusu ve Türk siyasi yapısına uygun bir sistem değil. Zaten cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmeye başladığından bu yana sistem parlamenter sistem olma özelliğini kaybetmiş, yarı başkanlık sistemi olmuştur.”

Soru: Başkanlık sisteminde cumhurbaşkanının, TBMM’yi fesh etme yetkisi var mı?
Cevap:
“Bu çok istisnai haller, gerçekten ülkenin yönetilemez hale geldiği kriz durumları için geçerli olan seçim yenileme yetkisidir. Şayet cumhurbaşkanı TBMM’yi seçime götürürse kendisi de seçime gitmek zorundadır. Ayrıca denge unsuru vardır. Bu kararı TBMM’nin kendisi de alabilir. Bugünkü sistemde böyle değil. Mesela 7 Haziran seçiminden sonra TBMM yeniden seçildi ama cumhurbaşkanı görevine devam ediyor. Emin olunuz ki; yeni sistemde TBMM ve milletvekili daha güçlü olacak.”

Soru: Yeni sistemde koalisy on ortadan kalkacağına göre yüzde 10’luk seçim barajının da kaldırılması gerekmez mi?
Cevap:
“Yeni sistemde iç koalisyon olabilir. Mesela seçim zamanı partiler arası ittifaklar yapılabilir, bakanlık için kontenjan verilebilir. Bu paslaşmaları millet bilir, ona göre hareket eder. Seçildikten sonra da kriz patlak vermez. Bir hukukçu olarak söylüyorum; çoğulcu katılım ve daha demokratik bir TBMM oluşması için seçim barajının yüzde 5’e düşürülmesi gerekir. O zaman daha demokratik olur. Referandum sonrası bu konuyu da, Siyasi Partiler Kanunu’nda değişiklikler yapılmasını da, dar bölge seçim sistemini de gündeme alabiliriz. Bizim için önemli olan güçlü Türkiye’dir. Bu ülkenin en iyi şekilde yönetilmesidir amacımız. Yoksa Recep Tayyip Erdoğan da fanidir, hepimiz de faniyiz. Yarın Kemal Kılıçdaroğlu da gelse, Devlet Bahçeli de gelse, bu yeni sistemle hiçbir sıkıntı çekmeden ülkeyi yönetebilsin ve bu ülke geçmişte yaşadığı yönetimsel krizleri yaşamasın istiyoruz.”

Soru: Başkanlık sistemine neden ‘Evet’ denilmeli?
Cevap:
“Yürütmedeki çift başlılığı ortadan kaldırıyoruz. Yasama kanun yapabilecek ve bütçeyi onaylayacaktır. Güçler ayrılığı hissedilecektir. Yürütmede çift başlılığı ortadan kaldırarak, kararnamelerle beraber cumhurbaşkanının ve bakanlar kurulunun çalışma alanını belirliyoruz. Ancak bu kararnamelere Meclis denetimi getirilmiştir. Eğer cumhurbaşkanının çıkardığı kararname kanuna aykırıysa bu zaten yok hükmündedir. Eğer cumhurbaşkanı bir kararnameyle kanunu değiştirmek isterse bu da yok hükmündedir. Dolayısıyla denetim yetkisi mevcuttur. Şimdiki sistemde cumhurbaşkanının aşırı yetkileri var ama sorumluluğu yok. 1982 Anayasası zaten başkanlık sistemi öngörülerek hazırlanmıştı. Mevcut sistemde cumhurbaşkanını yargılamanız mümkün değil. Ama öngördüğümüz sistem referandumda kabul görürse, 200 milletvekili imzasıyla cumhurbaşkanı hakkında soru önergesi verilebilecek, 300 milletvekili ile soruşturma başlatılabilecek. 300 imza alındığında cumhurbaşkanı ‘Seçime gidiyorum’ diyemiyor, bu açıkça hükme bağlanmıştır. 400 milletvekili imzasıyla da cumhurbaşkanı Yüce Divan’a sevk edilebilecek. Böylece hem Meclis’in hem de yargının önü açılmış olacak. Yeni sistemle koalisyonlar, darbeler, hükümet krizleri, bakan pazarlıkları tarihe karışacak ve güçlü bir yönetim oluşacaktır." 

Soru: ‘Tek adam’ kaygılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap:
“Demokrasimizi zedeleyen unsurları ortadan kaldıracağız. Şöyle düşünün; 2008 yılında AK Parti tek başına iktidar. Yasama çoğunluğu onda, cumhurbaşkanını TBMM seçiyor, TBMM Başkanlığı da yasama çoğunluğu olan partide. Yani milletvekillerini, başbakanı yasama çoğunluğu olan parti seçiyor. Şimdi bu mudur daha demokratik sistem yoksa milletvekillerinin halk tarafından seçildiği, kanun yapma, bütçeyi denetleme yetkisi olan bir Meclis mi güçlüdür? Yine halk tarafından seçilen, onun seçtiği kişilerin bakan olduğu ve aynı zamanda sorumluğu olan bir cumhurbaşkanı mı daha demokratiktir? Sorun bu sistemin bilinmemesi. Vatandaş nezdinde neye ‘Evet’ neye ‘Hayır’ denileceğinin bilinmemesi... Şu an parlamenter sistemdeyiz, cumhurbaşkanımıza ‘Tek adam’ diyorlar. Asıl pür pak parlamenter sistem seçilmiş krallıktır. Yasamanın ve yürütmenin ayrı bir seçim olduğu başkanlık sistemi demokratiktir. Toplumun tamamını kucaklayan bir kişi çıktığı zaman ona devleti idare etme yetkisi verilecektir. Bütün atamaları, kanunları, bütçeleri bir kişi yapsa bu tek adamlıktır. Ama yeni sistemde böyle bir şey yok. Haliyle bu konudaki kaygılar yersizdir.”

Soru: Anayasa Mahkemesi üyeleri nasıl seçilecek?
Cevap:
“Mevcut sistemde cumhurbaşkanı 4 üye belirliyordu, yeni sistemde de 4 üye belirleyecek. Milletin seçtiği cumhurbaşkanının bu üyeleri belirlemesi, yargı millet adına karar aldığı için meşruiyeti millete dayanan bir atamadır. Muhalefet partisinin uzun yıllardır ‘Yargı organları TBMM tarafından seçilsin’ diyor. Şimdi yüksek yargı organları TBMM tarafından belirlenecek ve bu ilk iki turda nitelikli çoğunlukla seçilecek. Sonraki iki turda salt çoğunlukla eğer onda da geçmezse son turda en fazla oyu alanlar seçilecek. Bunlar yine belirli kriterlere göre tercih edilecek. Bundan daha demokratik ne olabilir? Önceden HSYK üyeleri Yargıtay üyelerini, Yargıtay üyeleri de HSYK üyelerini seçiyordu. Kast Sistemi vardı. Şimdi yargı daha bağımsız, demokratik ve güçlü olacak.”

Soru: ‘Yeni sistemde cumhurbaşkanı isterse partisinin il başkanlarını cumhurbaşkanı yardımcısı yapabilir’ deniliyor ve yardımcısı sayısının belli olmaması eleştiriliyor. Buna ne diyeceksiniz?
Cevap:
“Şu an bir il başkanının vali olarak atanmasının önünde bir engel var mı? Yok. Başbakan yardımcısının 20 tane yapılmasının önünde bir engel var mı? Yok. Niye yapmıyoruz? Çünkü biz millete hesap veriyoruz. CHP şöyle düşünüyor ‘Acaba AK Parti hiç seçim yapmadan bu yetkileri mi kullanacak?’ Olmaz çünkü seçim yapacağız, millete hesap vereceğiz. Biz 15 yılda 13 defa seçim yapmış bir siyasi hareketiz. Milletin iradesinden güç alarak hareket ediyoruz. Reel ve ideal davranıyoruz. Şöyle düşünün mesela Volkan Canalioğlu yerel seçimlerde yüzde 50 oy almış birisidir. İstenildiğinde, doğru adamlar gösterildiğinde toplumun her kesiminden oy alabiliyorsunuz. Girdiği her seçimde kazanan bir adama ‘Tek adam’ denilmez. Her seçimi kaybettiği halde koltuğunu terk etmeyen adama ‘Tek adam’ denir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com