7 Haziran seçim sonuçları Türkiye’ye koalisyonu işaret etti. Seçmen başta AK Parti olmak üzere bütün partilere mesaj verdi. Bana göre verilen en önemli mesaj ‘uzlaşı’ idi. Milli irade; hoşgörüsüzlüğe, tahammülsüzlüğe, kutuplaşmaya koca bir ‘dur’ dedi.


CHP bu seçimde hem oy oranı hem de milletvekili sayısı azalan bir parti. Ama CHP seçimin galibi havasında… Galibiyet havasının sebebi ise negatif muhalefet anlayışının tam tezahürü… Yani kendi başarısı değil hükümetin başarısızlığı üzerine kurgulanmış bir siyaset tarzı. Oysaki millet, iktidar partisinin yanı sıra en büyük uyarıyı CHP’ye yaptı. Mevcut siyaset tarzı ile iktidar alternatifi olamayacağının mesajını verdi. Ama CHP bu mesaja direniyor. Negatif siyaset tarzını sürdürüyor. İlke adı altında ortaya koyduğu kırmızı çizgilerle işi yokuşa sürüyor.


MHP seçimden kısmen başarılı bir şekilde çıktı. Hem oy oranını hem de milletvekili sayısını artırdı. Oluşan siyasi tablo içerisinde de en kritik parti konumuna geldi. Halk, iktidar partisinin yanı sıra en net uzlaşı mesajını MHP’ye verdi. Ama Devlet Bahçeli ilk gece yapmış olduğu açıklama ile verilen mesajı okuyabilmekten ne kadar uzak olduğunu ortaya koydu. Sandıktan koalisyon sonucunun çıktığı bir ortamda «Ben koalisyonda olmam. Muhalefette kalacağım. Siz kuramazsınız da bir an önce seçime gidelim” demek en başta partisini iktidarda görmek isteyen seçmene haksızlık etmek demektir. Devlet Bahçeli daha ilk akşamdan bu yanlışın içine düşmüştür. Sayın Bahçeli de o kritik noktalarda sergilediği devlet adamlığı kimliğini ortaya çıkarmalı ve tarafını istikrar, huzur ve uzlaşıdan yana bir an önce seçmelidir.

Sandığın kazananı HDP’dir. Baraj sıkıntısı olduğu iddia edilen bir partinin yüzde 13 oy alması ve 80 milletvekili kazanması çok net bir başarıdır. Bu sonuçlar HDP’ye Türkiyelileşme adına çok önemli bir fırsat sunmaktadır. HDP çok ağır ve kabul edilemez bagajlara sahip: PKK, KCK vs...

Bu bagajlardan kurtulmadıkça ve terör örgütleriyle ilişiğini tam anlamıyla kesmedikçe HDP’nin bu başarıyı sürdürülebilir kılmasının imkânı yoktur. HDP bundan böyle bir takım gizli ajandalarda siyaset üretmek yerine kendisine oy veren insanların temsiliyetine yoğunlaşmalıdır. HDP kendini sadece etnik bir sorunun çözümü noktasında konumlandırırsa bu sorunun çözümü HDP’nin de tükenişi olacaktır. Bu hataya düşmemeli ve kendi şahsında Türkiye’nin demokrasi adına yakalamış olduğu fırsatı değerlendirmesine katkı sunmalıdır. Fakat maalesef belirtmeliyim ki bu katkı, seçimden yüzde 41 alarak birinci olarak çıkmış bir partiye daha seçim akşamı ağır ithamlar yöneltip koalisyon kapısını kapatmakla sunulmaz.


Sandığın en net mesaj verdiği parti ise AK Parti oldu. AK Parti hem oy oranını hem de milletvekili sayısını ciddi anlamda düşürdü. Bu sonuçlarla AK Parti’nin 13 yıllık tek başına iktidar dönemi sona ermiş oldu. Adalet, hukuk, hoşgörü ve uzlaşı, sandığın AK Parti’ye vermiş olduğu en önemli mesajlardı. Millet AK Parti’den bu noktada iktidarı paylaşmasını istemiş oldu. AK Parti mesajları doğru okumak ve Türkiye’yi hükümetiz bırakmamak adına en kritik konumda olan parti. Bu bağlamda özellikle teşkilatının seçim gecesinden beri ‘tekrar seçim’ vurgusu yapmasına rağmen Başbakan Ahmet Davutoğlu, aklıselim ile hareket ediyor. Sandığın kendilerine koalisyon kurma görevi verdiğini ve kendilerinin de bu sorumluluk bilinci ile hareket edeceklerini söylüyor. “Her partiyle görüşürüm” diyor.
 

Kırmızı çizgi dayatmasına karşı çıkıyor. Pamuk ipliğine bağlı piyasaları menfi anlamda etkileyebilecek her türlü açıklamadan kaçınıyor. Hükümet kurma seçeneklerini tüketmeden tekrar seçim düşüncesinde olmayacağız diyor. Velhasıl bilhassa Sayın Davutoğlu nezdinde AK Parti’nin bugüne kadar ortaya koymuş olduğu tavır, sandık sonuçlarına uygun bir tavırdır. Olması ve sürdürülmesi gereken bir tavırdır. Türkiye, hükümetiz kalmamalıdır. İstikrar devam etmelidir. Koalisyon seçenekleri tüketilmeden tekrar seçim düşünülmemelidir. Bir an önce uzlaşı kültürü devreye girmelidir. Kavga dili sonlandırılmalıdır. Kimse sandığın verdiği mesajın önünde durmamalıdır. Hiç kimse egolarına yenilip ülkeyi çaresiz bırakmaya teşebbüs etmemelidir. Allah’ın sopası olmayabilir ama milletin sandığı var bilesiniz...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.