Yıllardır uyuyan ve uyutulan Trabzonspor camiası son darbeyi de yedi.

Kale içeriden fethedildi.

3 Temmuz’dan beri verilen temiz mücadelemize havlu atıldı.

Kulübe son ihanet de yapıldı.

Kulübün onuru, haysiyeti, şerefi, kupası ve geleceği koltuk uğruna şikecilere ve şikecileri aklamak için seçilenlere satıldı.

İlk önce şike yaptığı yargı tarafından onaylanan Zafer Önder İpek’i aklamak için mücadele eden Anıl Gürsoy Artan Trabzonspor kulübünde avukat olarak maaşa bağlandı.

Ardından futbol takımı, şike konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi araştırma dosyasına kadar giren Teknik Direktör Ersun Yanal’a emanet edildi. Şike davasında Hukuk Kurulu’nun temiz kalma savaşında örnek olarak gösterdiği Yanal temizmiş gibi camia tarafından hazmedilmesi istendi.

O da yetmiyormuş gibi bütün transferler Bochum dosyasında adı geçen ve şikeden 6 ay şike ceza alan yetkisiz menajer Metin Korkmaz üzerinden yapıldı ve bütün komisyon ücretleri bu menajere akıtıldı.

Ve son darbe;

3 Temmuz’un şike kahramanlarından, Trabzonspor’un kupasını, onurunu, şerefini, mutluluğunu, geleceğini çalanları aklamak için TFF başkanlığına atanan Yıldırım Demirören’e tam destek kararı alınarak ıslak imza verildi.

Hacıosmanoğlu ve yönetimi son icraatını da böyle yaptı.

Sadri Şener’i, sırf kupa sözü aldığı için Yıldırım Demirören’i desteklemesinden dolayı yerden yere vuran, etmediği hakareti bırakmayan mevcut başkan Sayın Hacıosmanoğlu, bugüne kadar yuttuğu bütün sözler gibi bunda da çark etti.

                                                               ***

Hani Türk futbolu Yıldırım Demirören ile boğazına kadar çamura bulanmış, bataklığa saplanmıştı.

Sen de bu bataklığın bir parçası oldun sayın başkan.

Hukuk Kurulu’na, “babam da bu işin içindeyse cezasını çekmesi için gerekeni yapın” diyerek sınırsız yetki verdiğini iddia eden Sayın Hacıosmanoğlu, şike savaşını baltalamak için de ne gerekiyorsa yaptı.

Trabzonspor Hukuk Kurulu en büyük savaşı, şikeciler ve şikecilerin savunucuları ile değil yönetimle yaptı.

Hacıosmanoğlu’nun son icraatıyla gördük ki; Hukuk Kurulu, şikecilere değil Hacıosmanoğlu ve yönetimine yenildi.

Bu dava artık satılmıştır!

Temiz kalma savaşına karşılık, şikeci ve şikecileri korumak için görevlendirilen Yıldırım Demirören’e verilen desteğin bedeli nedir?

                                                               ***

Dik duruştan, şereften, onurdan, haysiyetten bahseden Sayın Hacıosmanoğlu bundan sonra, “Aziz Yıldırım aslında iyi adamdı. O şike yapmadı. Aslında Trabzonspor şike yapmış” derse kimse şaşırmasın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com