Erken seçimin tarihinin belirlendiği, gündemin yeniden seçime kitlendiği bugünlerde çocuk hakları pek popüler bir konu gibi durmuyor aslında. Ben bu yazıda daha çok “çocuk işi” bir şeylerden bahsetmek istiyorum.

    Seçme hakkı bile olmayan, muhtemelen dibine düşmesi beklenen bir armut gibi, olması beklenen bir canlı mıdır çocuk?

    Yoksa doğduğu andan beri hakları olan ayrı bir canlı mı?

    Bizler çocuklarımıza çok büyük önem veririz. Her canlı yavrusunu sever ve kötülüklere karşı korur ama biz insanlar hele hele Anadolu insanı evladına ayrı bir düşkündür. Peki, bunca değer verdiğimiz, gözümüzden sakındığımız evlatlarımızın geleceğinin de seçimlerimizden geçtiğini, sandığa oy atarken evladımızın da hayatını oyladığımızı ne kadar hissediyoruz? Bugün için doğru gelenler için değil de gelecekte de doğru kalacaklar için oy kullanıyor muyuz?

    18 yaşından küçük çocuğu olan bir anne baba aslında kendi adına asaleten çocukları adına velayeten oy kullanmaktadır. Zira onların da geleceğini oylamaktadır. Böylece aslında ebeveyn, birden fazla kişi adına bir oy kullanmaktadır.

     Ailesi olan çocukların yanın bir de evsiz, devletin bakımına muhtaç çocuklar var tabi. Öyle ki Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü verilere göre 2014 yılı sonu verilerine göre 12 bin 171 çocuk devlet bünyesindeki bakım evlerinde kalıyor. Bu sayı hafife alınacak bir sayı değil elbette. İşte oy verirken bu çocukların da geleceği için oy verileceğini göz önüne almak lazım. Siyasal irade yönetimindeki devletin korumasına muhtaç bu çocuklar, yetişkinlerin oy vererek seçtiği iradenin elinde bir gelecek inşa edecekler. Seçilen siyasal irade onların ebeveyni olacak. Onları bir heykel gibi elleriyle şekillendirecek.

    Seçimler sonuçları itibariyle büyüklerden çok çocukları etkiliyor. Öyle ki çocukların eğitim öğretim alanında karşılarına çıkacak şeyler seçim sonuçlarına göre değişebiliyor. İradeleri dikkate alınmadığı için etkin bir seçme hakların da olmayan küçükler ne sunulursa onu öğrenmek zorunda kalıyorlar. Yine ekonomik ve sosyal alandaki gelişmeleri yönlendirecek olan siyasal irade, oy verenlere göre muhtemelen daha uzun yaşayacakları dünyayı baştan aşağıya dizayn edebiliyor.

     Çocuklara bırakılacak en büyük mirasın huzurlu bir ülke olduğunun her zaman farkında olmalıyız. Hem de bu mirası seçimlerde şekillendirdiğimizi hep aklımızda tutmalıyız.

     Netice olarak, ülkemizde yapılacak seçimler her şeyimiz diye adlandırdığımız çocukların da seçimi olacak. Onlar sandık başına bilfiil gitmese de sandıktan çıkandan bilfiil etkilenecek.

     Bizim istediğimiz kadar çocuklarında isteyeceği, onların yaşayacak olduğu zamana ülkeyi hazırlayacak seçimler yapacak büyükler. Bu açıdan seçimlerin büyükler kadar çocuklar için de hayırlara vesile olmasını dilemek en doğrusu aslında.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr