“Biz silahlı bir örgüt değiliz. Biz demokratik siyaset yapan, büyük bir siyasi hareketin partisiyiz”

***

Böyle demiş HDP Eş Genel Başkanı Selocan…

Yani Kandil’de kan kovalarına pipet olan ve dağ havasını bağdakilerin üzerine, bir ölüm zılgıtıyla üfleyenler var ya, işte onlar güzel ülkemin demokrasi abideleriymiş.

***

“Olur mu öyle şey” deme!

Bal gibi de oluyormuş!

***

Mesela Murat Karayılan…

Demokrasiyi ilk keşfeden adam…

Ayrıca demokrasi şarjörünün de mucidi.

***

Mesela, Bahoz Erdal…

Bir başka deyişle Fehman Hüseyin…

İlk oy pusulasını basan adam…

***

Cemil Bayık…

Eli keser tutanlardan.

İlk oy sandığını yapan adam…

***

Rıza Altun…

Propagandayı ilk keşfeden adam.

Baktılar ki silahlardan da anlıyor,

Şak diye dağ kadrosuna almışlar.

***

Bitmedi!

*** 

Mesela Mustafa Karasu…

Kalaşnikoftan kalem yapmayı icat eden adam.

Duran Kalkan…

O kalemle ilk barış türküsünü yazan adam…

*** 

Şemdik Sakık…

Demokraside itiraf çağını başlatan adam.

Mahsum Korkmaz...

Demokrasi şehidi oldu diye heykeli dikilen ilk adam…

***

Ve son olarak; Nurettin Demirtaş…

Bizzat ağabeyi Selocan tarafından Kandil’e sürgün edilmiş, demokrasiyi rayına oturtan ilk adam.

*** 

Velhasıl kelam;

Silahlarını saz yapıp, meydanlarda sözde barış türküleri söyleyen bu Selocan ve avanelerine kızmıyorum.

Feryat mezarcısı olmalarına rağmen, onları ‘ekmeği elinden alınmış mazlumlar’ olarak bize kakalayanlar kimse, çektikleri bu demokrasi zılgıtına da onlar eşlik etsinler.

Ee artık Apo’yu da halay başı yaptılar mı, değme keyiflerine…

Eyvallah

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com