07 Şubat 2017 Salı 09:44
ÇAYKUR’un Devrine Muhalefetten Tepki

Türkiye’nin köklü kuruluşları olan BOTAŞ, TPAO, Ziraat Bankası, Posta ve Telgraf, BIST, Türksat, Eti Maden ve ÇAYKUR, Varlık Fonu’na devredildi. Karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu değişiklik Türkiye genelinde olduğu gibi Trabzon’da da tepkileri beraberinde getirdi.

Ortahisar Belediye Meclisi MHP Grup Başkanı Davut Çakıroğlu, “Varlık Fonu’na devredilen kuruluşlar arasında bildiğim kadarıyla zarar eden yok. Hepsi mali yapıları güçlü kamu kuruluşlarıdır. ÇAYKUR da bu kuruluşlar içinde ve bölgemiz adına önem arz eden bir kuruluş. 10 binlerce insan buradan ekmek yiyor ve devlet güvencesinin olduğu tek kuruluş belki de. Sonuçta yüzde 55 çayı ÇAYKUR, geride kalan yüzde 45’i özel sektör üretiyor. Bu konuya tarihe atıfta bulunarak bakmak lazım. Ağustos ayında kurulmuş özel bir şirket söz konusu ve bu şirkete devredilenler artık Sayıştay denetiminde olamayacak. 1837 yılında İngilizlerle yapılan ticaret anlaşmasına benzetiyorum bu işi. 1837’de yapılan ticaret anlaşması ile 1938 yılına kadar İngilizlere verilen imtiyazlar sonucunda Osmanlı’nın borçlarını tahsil etmede bir şirket görev almıştır. Bir tane Mustafa Reşit Paşa çıkıyor ve Londra’da İngilizlerle bir anlaşma yapıyor. Bu anlaşmayı Abdulmecit beğenmiyor ve 2.2 milyon frank tazminat ödeniyor. Kırım savaşı sonrasında da Osmanlı’nın borçlarını ödemek için Düyun-u Umumiye diye bir kuruluş kuruluyor. Şimdi, Varlık Fonu Yönetim Kurulu Üyesi Yiğit Bulut’u işte bu Mustafa Reşit Paşa’ya benzetiyorum. Dün kurulmuş bir şirket, köklü geçmişleri olan şirketleri Sayıştay denetiminden kaçıracak. İlerleyen zamanlarda bu kuruluşlar özelleştirme ile birilerine devredilecek. ÇAYKUR boyutundan baktığımızda bu işin bölgemiz insanına zarar vereceğini düşünüyorum. Bugüne kadar çayı bardak dışında bir yerde görmemiş bir kişi tarafından çay üzerine karar verilecek” dedi.

BU BİR NEVİ TASFİYEDİR
Ortahisar Belediye Meclis Üyesi CHP’li Turgay Şahin ise, “Varlık Fonu, kendisine devredilen kamu kuruluşlarını denetimden uzak tutacaktır. Böylece içleri boşaltılacak ve sonunda TMSF marifeti ile halka arzı yapılacak. Senin, benim, devletin olan kamu kuruluşu denetimden, yönetimden uzak olacak. Bu durumu doğru bulmuyorum. Cumhuriyetten günümüze kurulmuş olan tüm kamu kuruluşları el değiştirecek. Bu kuruluşlar Sayıştay denetimine tabi olan kuruluşlardır. Bu kuruluşların genel müdürleri vardı, şimdi tamamen dışarıdan atanan ve atandığı işin erbabı olmayan, deneyimi, liyakati olmayan bir el tarafından bu koca kurumlar yönetilecek, bu bir nevi tasfiyedir. Niye buna ihtiyaç duyulmuştur? OHAL olmamış olsaydı kanunla geçecekti ama şimdi Kanun Hükmünde Kararname ile geçirildi. Bunların hepsi de kar getiren kuruluşlar” eleştirilerinde bulundu.

(Meryem Akgün)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com