03 Ekim 2016 Pazartesi 11:18
Turgay Güngör:

CHP Trabzon İl Başkanı Turgay Güngör iktidarın çalışmalarını değerlendirerek, “Trabzon’un hiçbir sorununa ciddi çözüm getirilmedi. Yatırımların sadece adı var” dedi.

Soru: Bakanımızın Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanı olmasının Trabzon’a katkısı nasıl olur?
Cevap:
“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan İçişleri Bakanlığı’na geçiş yapan Süleyman Soylu, genel konjektör açısından baktığımızda çok daha önemli bir göreve getirilmiştir. Trabzon nüfus, fiziki ve ekonomik şartların ötesinde, Ankara’da temsil yönünden güçlü bir kent. Her dönem Trabzonlu bakanlar olmuştur. Trabzon’dan çok daha büyük kentler, Trabzon kadar siyaseten temsil edilmemiştir. Soylu bakan olduğunda bizler memnun olduk. Bunun yansımalarını da görmemiz gerekiyor. Siyaseten Trabzon’a verdikleri sözlerin yerine getirilmesi gerekiyor. Gayret içerisinde olmasını bekliyoruz. Çok zor bir dönemde ateşten gömlek giymiştir. Ülke savaştadır, Doğu’da terörle mücadele edilmektedir. Bu süreçte kendisine başarılar diliyoruz.”

Soru: Bakan Soylu’nun 28 belediyeye kayyum ataması çok eleştirildi. Siz bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap: “Normalde demokrasilerde seçilmiş kişilerin gerekçe gösterilmeden görevden alınması doğru değildir. Ama Türkiye olağanüstü koşullardan geçmektedir. OHAL kapsamında bu işlemler yapılmaktadır. Bunlar gereken işlemlerdi ve gereken yapıldı. Bunların içinde ne kadarı doğrudur, ne kadarı yanlıştır bilemeyiz. Tek bildiğimiz, eğer terörle iş birliği içindeyse bir belediye başkanı, görevden alınması kadar tabi bir şey olamaz.”

Soru: ABD Büyükelçisi John Bass’ın Artvin ziyareti hakkında ne düşünüyorsunuz ve Cerattepe davası ile ilgili düşünceleriniz neler?
Cevap:
“Bu ziyareti kınıyorum. ABD Büyükelçisi John Bass’ın Artvin’de işi ne? Artvin’deki bakır madenleriyle işi ne? Mahkemenin görülmesinden birkaç gün önce oraya gelerek psikolojik baskı oluşturmasının gereği ne? Ben de Artvin Hopalıyım. Lütfen Cerattepe’yi Artvinlilere bıraksınlar. Cerattepe’yi gelip başkaları kundaklamasın. Bırakalım Artvinliler referandum yapsın. Artvin’e AK Partili bir arkadaşımız belediye başkanı seçildi. Seçilirken de Artvin’de maden çalışmasına izin vermeyeceğini söyledi. Şimdi hal böyleyken birtakım güçler geldi Artvin’de maden araması yapıyor. Biz de Rize’de mahkeme salonundaydık. Mahkemenin daha önceden karar verdiği izlenimini edindik. Mahkeme sabah 9’da görüldü, davanın tarafları mahkemeye yetişemedi bile. Yüzlerce insan yollardan geri döndü. Hukuk bağımsız olmalıdır, kesinlikle siyasi idarenin güdümünde olmamalıdır. Bu işin Artvinlilere bırakılmasını istiyorum.”

Soru: Trabzon Büyükşehir olalı 2 yılı geçti, bu süreçte sizce sistem oturdu mu?
Cevap: “Ben bürokrasiden gelen biriyim. Kurumsallaşmanın, yapının oturmasının zor olduğunu biliyorum. Trabzon’un büyükşehir olarak yeniden yapılanmasının bir süreç gerektirdiğini haklı olarak görüyorum. Fakat bu süreç çok uzadı. Trabzon’un hiçbir sorununa ciddi bir çözüm getirilmiyor. Trabzon, sade ve sadece hükümetin proje vaatleri ile oyalanıyor. Rutin işlerin dışında ne yaptıklarını bize söylesinler. Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ziyaretimize geldi. Trabzon’un sorunlarını konuştuk ve bu durumdan çok da memnun olduk. Şimdi hangi sorunun çözüldüğünü merak ediyorum. Trafik keşmekeş, denize lağım kokularından girilmiyor. Akyazı için ‘Haziran’ dediler, eylül bitti. Kentsel dönüşümlerin hali ortada. Yaklaşık 8 yıldır yerel yönetimlere hakimler. Her taraf kentsel dönüşüm ama karınca hızıyla gidiyor. Çömlekçi’deki insanları görüyorum, mağdurlar. Süreç çok uzadı. Bir de derin deşarj sorunu bitmek bilmedi, yıllardır çözemediler.”

Soru: Trafikle ilgili görüşleriniz nedir?
Cevap:
“Tüm dünyada olduğu gibi, toplu ulaşım en önemli çözüm ve bu prensibi getirmek gerekir. Bunun için de en önemlisi raylı sistemdir. Sahil bandında bir raylı sistem yapılabilir. Arsin, Yomra, Akçaabat hattı olabilir. Dikey bağlantılar yine dolmuş mantığıyla yürütülür. Bu olmadan olmaz. Bugün görüyorum ki, Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu da raylı sistemden bahsetmeye başladı. Bir an önce bu sistemin devreye girmesi gerekiyor. Çünkü çağdaş bütün kentlerde raylı sistem var. Bir diğer önemli sorun ise yıllardır bitmeyen Kanuni Bulvarı. Trabzon’da yatırımların adı konuyor, süresi uzuyor ve bitmiyor. Güney Çevre Yolu Trabzon için olmazsa olmazdır. Güney Çevre Yolu için hiçbir adım atılmadı. Bu sahil bandı bizi çok daha fazla götürmez. Tüm bunların dışında sahilde çok önemli 4 geçit var. Biri Kaşüstü, ikincisi Çömlekçi, üçüncüsü Beşirli, dördüncüsü Haçkalı Baba Devlet Hastanesi’nin olduğu alanda. Bu 4 kavşağı çözmeden Trabzon’un sahil bandı trafik sorununu çözemezsiniz. Meydan’daki Tanjant üst geçidi yıkılmalı, ucube. Reşadiye yıkılmalı. Biraz aklı selim insan, güzergahın güney-kuzey yönünde önemli olduğunu anlar. Reşadiye’de 10 dakika durun, kaç araba geçiyor bakın. Bir de DSİ’nin oradaki led ekran trafik için tehlike arz etmektedir, kaldırılmalıdır.”

Soru: 15 Temmuz sürecinde bütün partiler olarak ortak bir dil konuştunuz. Bu süreç devam ediyor mu?
Cevap:
“15 Temmuz süreci hiç kimsenin tasrif etmediği bir süreçtir. Biz, darbelere kimden ve nereden gelirse gelsin sonuna kadar karşıyız. Bu darbenin bastırılmasında önemli kilit noktalar var. Bu kilit noktalardan biri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içerisindeki Atatürkçü askerlerin canları pahasına mücadele etmesidir. Halk sokağa çıkmıştır, önemlidir ama halkın sadece sokağa çıkması ile önlenmesi mümkün değildir. Bu süreçten sonra tavandan tabana kadar siyasette bir yumuşama oldu. Biz hiç Başkan Haydar Revi ile yan yana oturmamıştık. Darbe sürecinde bu arkadaşlarımızın da iyi niyetle mücadele ettiklerini gördüm. Bunu sürdürmek lazım. Tabanımızdan zaman zaman bu birlikteliğe tepkiler aldık ama bu süreci çok iyi yönettik.”

Soru: FETÖ mağduru olduğu gerekçesiyle partinize yardım talebiyle gelen vatandaşlar var mı?
Cevap:
“Partimize bu taleple gelen birçok vatandaşımız var. Biz bu vatandaşların hem hukuksal, hem de iş kaybı yaşamaması adına talepleri alıyoruz, parti genel merkezimizde oluşturulan komisyona ulaştırıyoruz. OHAL mağdurları komisyonumuz var, bu komisyon parlamenterlerden oluşuyor. Durumları inceliyor ve hükümet kanadına sonucu intikal ettiriyorlar. Biz bu durumdan sonuç alındığını düşünüyoruz. Bu 15 Temmuz darbe sürecinin 3 parametresi var. Birincisi ve en tehlikelisi 15 Temmuz gecesinde bu harekete silahlı, silahsız veya lojistik destek verenler, bunlar asla kabul edilemez ve bunlarla asla yan yana gelemeyiz. İkincisi 15 Temmuz sürecine gelene kadar bu FETÖ terör örgütü ile organik bağı olan ağabeyler, ablalar yani finansman desteği sağlayanlar, bunlarla da asla işimiz olmaz. Ancak toplumun büyük bir kesiminin mağdur olduğu ve bunların tekrar topluma kazandırılması gerektiği için önemli olan üçüncü parametre ise çocuklarını dershanelere, okullara vermiş olanlar, memur olup sendikaya üye olanlar, bankadan kredi çeken insanlar. Ben bu insanların yüzde 90’ının mağdur olduğunu düşünüyorum. Çünkü işlerin bu noktaya geleceğini bilmiyorlardı. Bu insanların suçlu olduğunu düşünmüyorum. Bunların hepsi Anayasal çerçeve içerisinde kurulmuş olan okullardı, sendikalardı, bankalardı. Vatandaşın yasal olarak var olan bir kurumla ilişki kurması kadar doğal ne var? İnsanlar bu sorun karşısında belki de ilk defa partimizin kapısını çaldı. Karşılaştıkları ilgi alakadan memnunlar.”

Soru: İl Başkanlığı sonrası için hedefiniz nedir?
Cevap: “Siyasete kendimle ilgili bir hedef koyarak gelmedim. Sadece yapmakla mükellef olduğumu düşündüğüm hedefim, partimi nasıl güçlendirebileceğimdir. Tüm hızımızla vatandaşla iletişimizi güçlendireceğiz. İkinci vekili çıkarmanın derdini taşıyorum. Güçlü olduğumuza inandığım Düzköy, Maçka, Tonya, Ortahisar ve Beşikdüzü’ne asılacağız ve buraların yerel yönetimlerini alacağız. Benim şahsi olarak hedefim yok ama parti bazında var. Siyasette neyin ne olacağı belli olmaz. Vekillik, belediye başkanlığı gibi bir hedefim yok. Sadece İl Başkanlığı’nı layıkıyla yerine getirmeye çalışıyorum.”

Soru: CHP Trabzon denince akla gelen ilk isimler Trabzon’un Volkan Ağabeyi Volkan Canalioğlu ve eski İl Başkanı Yavuz Karan. Bu isimlerle birliktelik sağlandı mı?
Cevap: “Yavuz Karan, ben ilçe başkanıyken il başkanımdı, beraber çalıştığım bir arkadaşımdı. Volkan Bey, ben belediye meclis üyesi iken belediye başkanıydı. Bu isimlerin hepsiyle benim diyaloğum iyiydi. Benim kırgın, üzgün olduğum ve arkasından kötü konuşabileceğim kimse yok. Ben istiyorum ki, Volkan Bey ile Yavuz Bey de bir arada olsun. Hep bir arada olalım diyorum. Bu durumu temin etmeye çalışıyorum. Parti içinde barışı sağlayacağız. Kimse bir yerlere gelemediği için kırılmamalı, belediye başkanlığıdır, il başkanlığıdır, milletvekilliğidir bunlar gelip geçicidir. Önemli olan önce ülke, sonra partimizin daha iyi yerlere gelmesidir.”

Röportaj: Meryem AKGÜN

Son Güncelleme: 03.10.2016 11:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.