15 Temmuz fırtınası sonrasında siyasetçiler temizlik harekatı başlattı. Doğrusu da bu zaten. Ancak, böyle zamanlarda/ durumlarda; “akıl akıldan üstündür” Atalar öğretisini kulak ardı etmemeleri gerekiyor bizce... Tüm siyasetçiler “ortak akıl ürünü” kararlarla hareket etmeliler.

Durum da bunu gerektiriyor zaten..FETÖ çetesinin devlete sızmış kadrolarının temizlenmesinin hemen bir-iki ay gibi kısa süreçte yapılamayacağı gün gibi aşikar.

Kök salmış bir durum var ortada...

O bakımda “kılı kırk yaran bir titizlikle “temizlik yapılması ve” kurunun yanında yaşın da yanmaması için duyarlı davranılması gerekiyor.

Artık bu konu siyasetçinin işi...

Madem ki, ülkenin esenliğinde/ şenliğinde, dirliğinde/düzeninde herkesten önce kendilerine pay çıkarıyor bu kadro, o zaman 15 Temmuz’un nedeni kirliliği de siyasetçiler temizlemek durumundalar.

Hani, bizim bir türkümüz vardır: “ineceğim dereye/ kuma sarılacağım/ettim kendi kendime/ kime darılacağım.”

Bugünkü manzara onların eseri...

“İster darıl, ister sarıl meselesi...”

Bir ülkeyi yönetmek öyle kolay olsaydı, herkes siyasetçi olurdu.

Bugünkü siyasetin iktidarmuhalefet kadrolarının bu yeterliliği olup olmadığı seçmenin bileceği iş... Seçimle iş başına, yani demokratik yoldan iş başına geldiklerine göre ortada bir sorun yok gözükebilir.

Ama 15 Temmuz darbe girişiminin ortaya çıkardığı bir gerçek/ öğreti var, buna pek dikkat edilmiyor gibi...

İktidar olsun, muhalefet olsun her iki cenahtan siyasetçiler; FETÖ çetesinin partilere sızmadığını mı sanıp, bu konuya değinmiyorlar acaba?

A’dan Z’ye tüm partiler FETÖ temizliği için ayna önüne geçip durumlarını gözden geçirebiliyorlar mı?

İşte ben buna derim demokratlık...

Siyaset kadrolarında yapılacak FETÖ’cü çete temizliği ülkenin selameti açısından çok önem taşıyor.

Çünkü, “üzüm üzüme baka baka kararır” öğretisini dikkate alarak, siyasette oy kaynağı görüp Feto’yü göklere çıkaranlar hala siyaset kadrolarında arz-ı endam etmeye devam ediyorlar.

Seçmen olsun-olmasın yurttaş, oy verdiği siyasetçinin FETÖ’yü yere göğe sığdıramadığını görüp yanıldığını/ aldatıldığını söylüyor şimdi...

Siyasetçi de aynı havalardan dem vuruyor.

Peki, şimdi ne olacak?

Yurttaş; FETÖ’ye, örgütüne yakın durmaktan, yardım etmekten ötürü içeri girecek, yargılanacak...

Elbette hapis yatacak... Doğrudur... Buna kimse itiraz edemez.

Ama, bu oyunda -bilmeyerek deolsa kendine siyasal rant çıkarmak isteyen ve yurttaş önünde FETÖ’yü yere göğe sığdıramayan kimi siyasetçilerin adalet önüne çıkarılması unutulmaz inşallah...

Çünkü, bu ülkeyi siyasetçiler ve kadroları yönetiyor da ondan..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com