Bu ülkede siyaset bulmaca/bilmece oldu. Ne getirip, ne götüreceğini bilen yok. Partililer, çala kürek siyaset yapıyorlar, ama kimse yaptığı işin nereye varacağını bilmiyor/ kestiremiyor. Spor ondan az değil… Her iki alanda da göz göre göre haksızlıklar gırla gidiyor, yaşanıyor. Siyasetin ayarını yapacak, rayına oturtacak “Partiler Yasası”nın antidemokratik oluşundan herkes şikayetçi… Ama düzenlenmesi/düzeltilmesi için demokratik bir kişi aranıyor. O da yok ortamlarda şimdilik…

Tabii ki bu konunun bir de “Seçim Yasası” yönü var ki; evlere şenlik… Bir de kalktık yeni Anayasa yapmaya… Yapılsın, kim istemez daha demokratik/çağdaş Anayasa’yı ama orta yerde herkesin şikayet ettiği “Partiler Yasası” ve de “Seçim Yasası” dururken, yeni Anayasa nasıl olacak? Birisi çıkıp ortaya açıklasa da bilgi sahibi olsak… Herkes iki yasanın antidemokratik olduğunda hemfikir, görüş birliğinde mi? -Evet… Peki, bu iki yasanın hükümleriyle seçim yapılıp Meclis oluşturuldu mu? -Yine evet… Ee… Peki, antidemokratik hükümler taşıdığı ifade edilen iki yasaya göre seçim yapılmış… O zaman yeni Anayasa yapma konusunda tuhaf bir durum yok mu ortada… Yani, hiçbir hukuk kurumunun katkı vermediği, görüşünün alınmadığı bir yöntemle yapılan Anayasa yeniden tartışma konusu olmayacak mı? Öyle görünüyor ki, benim ömrüm Anayasa tartışmalarıyla geçecek… 1960’dan bu yana hep daha iyi, daha çağdaş bir Anayasa arayışında değil miyiz? Bu gidişle birkaç kuşak daha aynı özlemle yaşamlarını tamamlayacak…

Geçen gün yazımda yeni Anayasa’nın hukuk çevrelerince hazırlanması gerektiğine değinmiştim… İyi ki değinmişim. Birkaç avukat arkadaşım, “Bizi dinlemiyorlar, belki sizi dikkate alırlar” şeklinde kinayeli konuşunca daha sonra bu konu üzerinde epeyce düşündüm. Niçin ve neden bu durumlara düştük? Kimsenin kimseye güveni kalmadı. Hele siyasetçilerin birbirlerine ne sevgileri, ne saygıları, ne de güvenleri kaldı… Ama var da yok da hep kendileri… Her şeye onlar yetişecek… Her şeyi onlar bilir/biliyor. Tartışmalar, güvensizlikler, sevgisizlikler de buradan kaynaklanmıyor mu?

Futbol dünyamızın yük akı, yiğit evladı Salih Dursun bir çıkış yaptı, pir çıkış oldu. Siyaset dünyamızdaki anlamsız çekişmelere, huzursuzluklara, haksızlıklara, “-Dur!..” diyecek siyasetçi Salih Dursunlar nerede? Hükümet üyelerinden önemli biri-ismi kalsın-Galatasaray-Trabzonspor karşılaşmasını değerlendirirken hakem Bitnel’in yanlış kararlar verdiğine değindikten sonra; “-Trabzonspor’a geçmiş olsun…” dedi. Ben de kalkıp kış günü bir bardak soğuk su içtim. Bu kadar basit!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com