Araştırın bakın!

Kaç tane tarih içerikli televizyon programımız var?

Kaç gazete, çarşaf çarşaf belgeleriyle birlikte tarihi olaylarımızı yayınlıyor?

Kaç dergi, ayda bir olsa da geçmişimizi aydınlatıyor?

***

Kaç tarihçi profesör, Türk tarihini gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarmak için, bu ulvi görevi şiar edinmiş?

Kaç akademisyen Avrupa’nın tedavülden kaldırılmaya çalıştığı tarihsel gerçeklere karşı haklı bir tepki ortaya koyuyor?

*** 

Acı ama gerçek!

Hepsi bir elin parmaklarını geçmez!

*** 

Hal böyle olunca muhterem;

***

Hitler’in insan fırınlarını ahalimiz, Survıvor’da bir oyun,

1915 yılındaki Ermeni oyunlarını da, bir hatunun izdivacına talip gencin hoyratlıkları zannediyor.

***

Halbuki, Avrupa’nın bize kakalamaya çalıştığı sözde Ermeni Soykırımı dolmasını yutmamak için, önce kendi halkımızı bu konuda bilinçlendirsek, dünya arenasında her daim bir adım önde olacağız.

Çünkü testimizdeki çatlaklar ancak böyle kapanır.

***

Öyleyse okumak, öğrenmek gerekir.

Mehmet Bicik’in ‘Ermeni terörü, soykırım yalanı’nı,

Kamuran Gürün’ün ‘Ermeni Dosyası’nı,

Selahattın Aydemir’in, ‘Dünyanın en büyük yalanı’nı,

Ve Türkkaya Ataöv’ün, ‘Ermeni Belge Düzmeciliği’ adlı kitapları mutlaka okuyun derim.

***

Hiç değilse, Merkel ve ahalisinin, Ermeni lobisinden nasıl medet umduğunu, tarihsel gerçeklere hakim olarak, koltuğunuzdan gülerek izlersiniz.

Patlamış mısırınız da cabası…

MHP SORUSUNU TERSTEN OKURSAM!
Dostlar soruyor.

“MHP’deki bu kongre karmaşasının sonu nereye varacak?”

Ben soruyu tersten okuyayım.

Kongre sonucunda Bahçeli’siz MHP, sandık türbülansından yavaş yavaş uzaklaşacak,

Ilımlı ve nokta tespitlerle, eski saygınlığını yeniden kazanacak,

“Asarım keserim” düşüncesinin yerini, “yaparım, karalıyım” düşüncesi alacak,

Ve en önemlisi,

Hava muhalefetinin yerini, gerçek muhalefet alacak.

BU RAMAZAN’DA DA ENSENİZDEYİM
Bugün onbir ayın sultanı olan Ramazan’ın ilk günü…

Entel fabrikasyon müritlerine,

Cemaate Çin malı sözde yanmaz kefen kakalayan din tüccarlarına,

Hazreti statüsüne talip, mikrofon budalalarına,

Diyet şövalyelerine,

Namazı 4,5 G ile kıldıran jet imamlara,

Malikânelerinin kapılarından dijital besmele ile geçen fitre fukaralarına,

Ve playback mücahitlere, bir “Hoş geldiniz” demesem olmazdı.

İdare edin, malum kamuoyuna gerçekleri anlatmak asli görevimizdir.

Yani demem o ki, bu Ramazan’da da ensenizdeyim.

Eyvallah!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com