Şimdi bu yazıyı okuyup da, mimikleri depresyona girecek ve bana kaş çatacaklar olacaktır.


Ziyanı yok!

Savunduğu doğruyu yazamayıp kalemiyle hamur açan ve o hamura yalakalık katıp, ahaliye geometrik kek şeklinde sunanlardan olmadık, olmayız da…


Çünkü bilirim ki; herkes gibi benim de kılçığım Allah’ın elinde…


Hatırlayın, ne demiştim; “AK Parti Trabzon Milletvekili Süleyman Soylu’ya Fenerbahçe üyeliği üzerinden yapılan eleştiriler, apaçık bir akıl tutulmasıdır.” Sonrasında ahali üzerime çullandı. Trabzon ve Trabzonspor düşmanı ilan edildim.


E-mail hesabıma, korkaklığının ve acizliğinin teknolojik heykelini dikenleri saymıyorum bile…


Nitekim hala aynı görüşteyim! Soylu’nun Fenerbahçe üyesi olması zerre umurumda değil…

Şehri ne kadar önemsediği ve ne kadar sahiplendiği benim için daha önemli…


 ‘İşte içimizdeki İrlandalı’ cümlesini duyar gibiyim. Saçmalamayın! Hangi takımı tutuyorsun sorusuna, ruhuma kırmızı kurdela takıp, ‘Trabzonsporluyum’ demekten büyük onur duyuyorum.


Ama bunu derken, göz göre göre şehrin ayaklarımın altından kayıp gitmesine de asla kayıtsız kalamam!


Trabzonspor’a olan aşkınızdan vazgeçin demiyorum ama bunu yaparken de evin ihtiyaçlarını görmezden gelmeyin.


“Hani şehir Hastanesi” deyin, “Ne oldu şu Demiryolu” deyin! “Millet Neptün’e piknik yapmaya giderken, biz neden bir tatile bile gidemiyoruz” deyin.


Güney Çevre Yolu’nu sorgulayın! Arap Saçına dönmüş trafiği, Hallaç pamuğu gibi savrulan değerlerimizi gündeme getirin.


Passolig uygulamasına yaptığınız eleştiriyi, sebze halindeki patates fiyatına da yapın. Neden Tüp bu kadar pahalı, Ve neden ev geçindirmek bu kadar zor deyin.


Yani demem o ki muhterem; Kalbinizdeki Trabzonspor aşkının, zafiyetiniz olmasına müsaade etmeyin. Soylu’da tıpkı diğer adaylar gibi, evin ihtiyaçlarına talip olmuş. İncir çekirdeğinin hacmine katkı sunmayıp, yaygara koparanlara çanak tutmaktansa, Soylu’nun veya diğer adayların eline liste tutuşturup, markete göndermek daha mantıklı değil mi?


Şunu da ekleyip kaçayım… Sosyal medyadaki kin koleksiyoncularının ‘O Soylu karşımda olsa, ona neler sorardım neler’ serzenişlerini not aldım ve onların adına cevabı merak edilen 3 soruyu kendisine bizzat sordum. Virgülü virgülüne aktarıyorum:


“-Fenerbahçe kongre üyeliğinizin şehrin gündemini böylesine meşgul etmesini neye bağlıyorsunuz? Trabzonlulara karşı kendinizi mahcup hissediyor musunuz?”
-Siyaset yapmayı bilmeyen bir meczubun ortaya attığı, hayatı karanlık ilişkilerle bezeli bir adamın ortaya attığı düşüncelerden ötürü Trabzon halkına neden mahcup olayım? Benim birçok kulübe üyeliğim var ama çocukluğumdan beri Trabzonspor’u tutarım.”


“-Peki istifa etmeyi düşünüyor musunuz?”

-Benim derdim Trabzon’dur. Bana ‘Yarın Trabzon’un ve Trabzonspor’un karşılaştığı problemlere karşı durabilecek misin?’ diye sorulsa anlarım. Adamın elinde malzeme yoksa, siyaset yapma kabiliyeti yoksa buradan vurmaya çalışıyor, bununla yorulmayı bile doğru bulmam.”


-“Yakın çevreniz Trabzonsporlu olduğunuzu bilir mi?

-“Ben Fenerbahçeli olduğumu burada öğrendim. Herkes beni Trabzonsporlu bilir. Maçları büyük bir heyecan içerisinde izlerim. Bu nedenle az önce söylediğim gibi bir meczup Fenerbahçe üyeliğimi siyasete alet etmek istiyor. Onun darası kaç, bizim daramız kaç?”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com