Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz’e başlayan turizm akımına hazırlıksız yakalandığımız için panikledik. Her geçen gün artan turist sayısı, ihtiyaca cevap veremeyen altyapı eksikliklerimizi gün yüzüne çıkardı, böylece şikâyetler de arttı. Haliyle, “Eyvah! Arapları kaybedeceğiz ” endişesi başladı.

Defalarca toplantılar yapıldı, sorunlar tek tek belirlendi, çözüm önerilerinin neler olacağı konuşuldu fakat hepsi sözde kaldı. Sorunları ortadan kaldırmak için her kurumun, kuruluşun ve bireyin yapabileceği bir şeyler vardı ancak en büyük eksiklik onları koordine edecek bir iradenin olmayışıydı. O irade olmayınca, eyleme geçmek mümkün değildi. Adeta, yön gösterecek bir kutup yıldızı aranıyordu.

Hafta sonu yoğun bir gündemle Trabzon’un bütün meselelerini masaya yatıran Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, turizme de neşter vurdu ve sadece Trabzon’un değil, bölgenin ihtiyacı olan ‘ icraatçı irade’yi ortaya koydu. Herkese görevler verdi, tarihler belirledi ve sonuç istedi. Artık turizmdeki yol haritamız hazır.

Kısaca özetleyelim; Ocak ayı sonuna kadar Turizm Koordinasyon Kurulu ile Turizm İzleme ve Takip Kurulu oluşacak. Bu kurullar 3 ayda bir ve yılsonunda rapor hazırlayacak. Geniş katımlı Turizm Meclisi 2016 yılı sonunda yeniden toplanacak. Yine ocak ayı sonuna kadar Trabzon değerlerinin ön planda tutulduğu turizm logosu oluşturulacak. Mart ayı sonuna kadar havalimanı, Uzungöl ve Atatürk Alanı’nda 3 adet turizm ofisi açılacak, Turizm Çalışma Merkezi oluşturulacak. Burada turizmle ilgili her türlü çalışma yürütülecek. Şikâyetler dinlenecek ve destek hattı oluşturulacak. Aynı süre içinde, turizmle ilgili tüm sektör temsilcileriyle (Otel, restoran, ulaşım esnafı vs) toplantılar düzenlenecek, Trabzon’un dört bir yanı Karayolları ve Büyükşehir Belediyesi tarafından 3 dilde hazırlanmış yönlendirme tabelalarıyla donatılacak.

Bakan Soylu, kent sorunlarına hâkimiyeti ve bunların çözümündeki kararlılığı, geniş vizyonu, çalışma stratejisi ve enerjisiyle farklı bir profil çiziyor. Bugüne kadar sözün atmosferde kaybolup gidişini seyreden ve hantal bürokrasinin arkasına saklananların aksine, görev veren, takip eden, savsaklamaya göz yummayan ve kesinlikle netice isteyen bir yönetim anlayışına sahip. Bu yönüyle, sadece turizmin geleceği açısından değil, kente bölgeye yapılacak yatırımlar konusunda da umutlandırıyor, güven veriyor. Önümüzdeki 4 yıl içinde Trabzon’a ve bölgemize çok önemli hizmetler getireceğine inandığımız Soylu, kent dinamiklerine “ Sizler de bizi zorlayın ” çağrısında bulundu. Biz bu çağrıya uyacağız ve emin olunuz ki; sadece zorlamakla kalmayıp Sayın Soylu ve milletvekili arkadaşlarını bunaltacağız.

Elbette bunu köstek olmak için değil, memleketimize bir çivi daha çakılabilmesi için yapacağız. Hafta sonu Trabzon’un önemli bir konuğu vardı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu. Kendisi Kayserili ancak bir Trabzon sevdalısı… Bunu da her fırsatta dile getirir. Yine öyle yaptı. Trabzon’da vergi rekortmeni olan iş adamlarının ödüllendirildiği törende, kente olan sevgisini anlattı. İkinci memleketinin Trabzon olduğunu gururla dile getirdi.

KTÜ’den aldığı fahri doktoranın kendisi için büyük önem taşıdığını ve Trabzonspor üyesi olmaktan mutluluk duyduğunu vurguladı.

Kayserili zekâsına fahri Trabzonluluğunu da ekledi, coştu, coşturdu. En etkileyici cümlesi şuydu: “Bugün Türkiye’de birlik, beraberlik ve bütünlük savunmasında insan aranırsa, akla ilk Trabzonlu gelir.” Bütün bunları, Trabzonluların gururunu okşamak için değil, yürekten söyledi. Hisarcıklıoğlu, TOBB Başkanı olarak bugüne kadar Trabzon’a 20 kez geldi. KTÜ bünyesinde kurulacak ve kısa süre sonra temeli atılacak olan İnovasyon ve Bioteknoloji Merkezi’ne öncülük eden isimler arasında yer alıyor.

Trabzon’a yapılacak yatırımlar konusunda öylesine duyarlı ki; ikinci üniversitenin, ikinci havalimanının, yatırım adasının, Trabzon-Erzincan ve Trabzon-Batum demiryolu bağlantısının bir an önce hayata geçirilmesini her fırsatta siyasetçilerden talep ediyor. Yakın çalışma arkadaşlarından TTSO Meclis Başkanı Şadan Eren başta olmak üzere, Trabzon’un iş dünyası, siyaset ve bürokrasideki tüm dinamiklerinin Sayın Hisarcıklıoğlu’na aynı içtenlikle yaklaştığını biliyoruz.

Fahri değil gerçek bir hemşehrimiz olarak gördüğümüz Rifat Bey’i, güzel düşünceleri ve bu kente yaptıkları-yapacakları için alkışlıyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com