Bir siyasetçi için çok vaatte bulunmak değil, vaat edilenlerin yapılabilirliği konusunda insanlara güven verebilmek daha önemli olmalı. Hepimiz Türk siyasi tarihinde pek çok uçuk seçim vaatlerine şahit olduk. Mesela hiç unutulmayacaklardan biri ‘Herkese 2 anahtar’ vaadidir.

Şu gerçek ki; halen milyonlarca insanın rüyalarını süsleyen o hayali anahtarlar, siyasetçiye güvenin kapısını kilitlemiş, başka da bir işe yaramamıştır. Hakikaten samimi ve dürüst olanları tenzih ederim ama siyaset adamlarının büyük çoğunluğu, umutla peşlerine düşen milleti her dönem, rasyonel olmayan vaatlerle oyalamayı/kandırmayı başardı. Böylelikle siyaset kurumuna olan güven her geçen gün azaldı ve siyaset yapanlar, toplumun kahir ekseriyeti tarafından ‘En güvenilmeyenler’ listesinin baş sıralarında yer aldı, almaya da devam ediyor.
***
Yine bir seçim arifesindeyiz. Her seçimde olduğu gibi vaatler, projeler havada uçuşuyor. Asgari ücretin 5 bin lira yapılacağı gibi, inanılması da uygulanabilirliği de mümkün olmayanları bir tarafa bırakırsak, siyasi partilerin seçim beyannameleri makul taahhütler içeriyor. Asgari ücretin iyileştirilmesi, emeklilere zam ve ikramiye, iş kuracak gençlere ve kadınlara hibeler, krediler, esnafa vergi muafiyeti, sosyal yardımlar, vs. vs. Genel vaatleri bir kenara koyup Trabzon özeline dönersek, iktidar partisinin, demiryolu, yatırım adası, ikinci üniversite, ikinci havalimanı, Güney Çevre Yolu, turizm yatırımları ve şehir hastanesi gibi dev vaatleri, muhalefeti geride bırakıyor, halktan da önemli bir karşılık buluyor.

Peki, bu vaatler gerçekleştirilebilir mi? Ya da şöyle soralım; bunlar gerçekten hayata geçirilecek mi, yoksa sadece birer seçim vaadi olarak mı kalacak?Bu soruları, Trabzon’daki gazetecilerin yöneticileri ile birlikte önceki akşam Çay TV’de katıldığımız programda AK Parti Trabzon Milletvekili ve 1. sıra adayı Süleyman Soylu’ya yönelttik. Yanıtlarını özetle aktarıyorum:
“Bu projelerin tamamıyla ilgili çalışmalar zaten başladı. Hepsinin yapılabilirliği var. Yatırım adası ve ikinci havalimanı için devletin kasasından tek kuruş çıkmasına gerek yok. (Yap işlet-devret modeliyle yapılabilir.) Bunlar rastgele projeler değil, hepsi birbirini tamamlayacak. İran’a ambargo kalktı, Trabzon Limanı Asya’nın en önemli limanı haline gelecek, o nedenle buraya demiryolu bağlantısını sağlamak lazım. Paralel olarak bir transit yol yapmak, yatırım adasını kesinlikle hayata geçirmek lazım. Trabzon, sağlık şehri, turizm şehri, spor şehri, doğal tarım şehri, ticaret şehridir. Bunları biz yapmadık. Bunlar bu kentin tarihinden gelen özellikleridir. Bizim bugün yapmamız gereken, şehri geleceğe taşıyacak yatırımları ortaya koymaktır. Bu projelerin tamamı, aynı anda hayata geçirilmelidir. Bu konuda kararlıyız. Şayet 1 Kasım’da milletimiz bize tek başına iktidar görevi verirse, 6 ay içinde bu projeleri filizlendiririz. Trabzon’a bakanlık verilmesini elbette isterim. Fakat bakanlık verilse de verilmese de biz bu projelerin takipçisi olacağız. Milletimize verdiğimiz sözü mutlaka yerine getireceğiz.”
***
Sevgili dostlar.
Süleyman Soylu, çocukluktan itibaren siyasetin içinde yetişmiş, ilçe başkanlığı, il başkanlığı, genel başkanlık, genel başkan yardımcılığı gibi çok önemli görevlerde bulunmuş, tek kelimeyle, siyasetin imbiğinden süzülerek bugünlere gelmiş bir isim. Her sözünü ölçüp-biçmeden konuşmayacak tecrübeye sahip. Trabzon’a bir vizyon çizdi ve, “Sözümüzü tutmazsak, bu millet hem bu dünyada hem de öteki dünyada bize bunun hesabını sorsun” diye çok iddialı çıkışlar yapıyor. Bakanların, hatta başbakanın Trabzon’a gelerek bu projeleri onaylaması ve ‘Bizim de sözümüzdür’ diyerek sahiplenmesi, Soylu’nun siyasetteki gücünü de gösteriyor. Haliyle şimdi önünde iki seçenek var. Seçileceği garanti olduğuna göre, ya vaatlerini yerine getirip Trabzon siyasi tarihine örnek bir isim olarak geçecek, ya da bir sonraki seçimde bu şehir, kendisine hesabı soracaktır. 7 Haziran seçiminden önce Süleyman Soylu ile ilgili bir yazımı şöyle tamamlamıştım. “Kader Süleyman Soylu’ya çok önemli bir rol verdi. Trabzon gibi aziz bir kentin vekilliğini… Hem de partisinin iktidar, kendisinin de çok muktedir bir görevde olduğu dönemde… Umarız bu rolün hakkını layığıyla verip, beklentileri karşılar ve tarihe geçmeyi başarır.” Bu yazıyı da aynı sözlerle noktalayalım.
Kalın sağlıcakla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.