Vade doluyor… Tıpkı ticari bir senet gibi… 7 Haziran geldi kapıya dayandı. Dayandı ve siyaset sahnesindeki heyecan son haddine vardı. Vaatler birbirini takip edip yağmur gibi yağıyor seçmenin önüne… Zor durumda olan elbette partiler ve tabii ki adaylar. Bedel ödeyecek olan onlar çünkü... Vaat dağıtıp karşılığında koltuk kapmanın çırpınması içindeler.

Sosyal haklardan, vergi indirimlerine… Yeni üniversite, okul açmalardan, fabrika kurmalara… Geçici işçi alımından daimi kadroya geçme vaatlerine… “Askeri ücreti” bu durumundan kurtarıp özelleştirip gerçek anlamda “asgari ücret” yapmalara… Deniz turizmini unutup, ucuz “yayla turizmi” adı altında umut dağıtmalara… Fındık üreticisine üretim bazında değil, üretsin-üretmesin fındık bahçesi alanı üzerinden “teşvik yanlışlığı”nın devam edeceğine… Ve daha nice renkli vaatler…

Seçmen bu “vaat okyanusu”nda yüzüp karaya çıktığında hangisini bulacağının kuşkusunu yaşarken 7 Haziran’ın bir an önce gelmesini bekliyor. Çünkü beklentisi çok…

Siyasetçinin güven zaafına uğrattığı “Adalete güven” geri gelecek mi? Sosyal adalet adına işçi-emekli-memuresnaf cephesinde yeterli ücret/maaş düzeltilmesi/ ayarlaması yapılacak mı? Eğitimde yaşanan çarpıklıklar giderilecek mi? Çağdaş anlamda iyileştirmeler yapılıp yüksek öğrenime girişte sınav sistemi kaldırılacak mı? Ülkenin gündeminden düşmeyen terör olayları tekrar “sıfır noktası”na indirilecek mi? Ekonominin kapısını çalar duruma gelen enflasyonu kovmak için yeni-yeni iş alanları/ işyerleri açılıp işsizlere iş kapısı/istihdam yaratılacak mı?

Siyasetçinin spora müdahalesi sonucu “Arap saçı”na dönüşen ve giderek bu alanda büyüyen huzursuz ortam için çözüm bulunacak mı? Ülke gündemine çöreklenen bu ve bu gibi sorunların üstesinden gelecek bir siyasi kadronun bu bakımdan işi bir hayli zor.

Güven olgusunu güve yemiş alanların tamiri öyle söylemlerdeki gibi hem ucuz, hem de kolay değil. Yurttaş beklentilerine yanıt bulmak isterken, bir yandan da sıkıntılı durumları göğüsleme durumunda kalacağını bilmek durumunda.

Öyle ya da böyle önümüzde vaatlerden doğan pembe ufuklar var. Bu hayal dünyasının ülke gerçekleriyle nasıl örtüştüğünü/bağdaştığını iyi bilmek, yorumlamak ise seçmenin sorumluluğu…

Eskiden böyle durumlarda falcılık revaçta idi. Siyasette olsun, sporda olsun yaşanacak bir durum öncesi falcıların kapısı çalınır, sonuç tahmini istenirdi, Örneğin, spor dünyasında kritik maçlar öncesinde bu yola başvurulurdu. Şimdilerde böyle merak edip falcı kapısı çalındığını duymadım, haber olarak okumadım. Onun yerini nabız tuttuklarını iddia eden anketler var. Her gün farklı-farklı anket sonuçları tv ekranlarından, gazetelerden duyuruluyor.

Gerçek 7 Haziran’da… Şurada kaç gün kaldı ki?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.