Siyaset dünyası yeniden hareketlenirken;  futbol dünyasının da ondan geri kalır durumu yok. Hakemler başrol oyuncusu;  yani star…  Futbol Federasyonu, Merkez Hakem Komitesi ve spor kulüpleri hakemlerin rol biçmelerine göre oynuyorlar. Her biri, “Yardımcı oyuncu… Figüran…”

Spor Toto Super Ligde hakem hataları her hafta tekrarlanıp duruyor. “Hatalar Ligi” oldu yarım yüzyıllık lig… Kulüplerin kimileri haksızlığa uğrarken,  “hakem kıyağı”ından 3 puan kazananlar da hiç bozuntuya vermeden  “yola devam” diyorlar.

Dikkatinizi çekti mi bilemiyorum?  Önceki yıllarda futbol karşılaşmaları üç hakemle yönetiliyordu. Sonraları gerek duyuldu ki bu rakam üçten, dörde, beşe çıktı. Gözlemciler falan, filan… Al sana koca bir maç yönetim ordusu… Yine de sahada haksızlıklar yaşanıyor, hakemler yanlış düdük çalıp, hatalı kararlar veriyorlar. Ve seyirci maçlardan keyif alamıyor, stres atacak yerde sinir küpü oluyor.  O zaman da stadyumlarda seyirci tansiyonu yükseliyor, kavga/gürültü bitmek bilmiyor.

                              Teknolojik yenilikler uygulanmalı…

Futbol doksan dakikalık ve basketbola göre daha yavaş oynanan bir oyun… Basketbolun o hızlı oyun akışı içinde hakemlerin hata yapmaları daha fazla olması gerekirken oyun çağın teknolojik olanaklarıyla kontrole alınmış, böylelikle hata payı da neredeyse sıfırlanmış bulunuyor.

Ama futbolda?   Spor Toto Super Lig’de yedinci haftayı arkada bıraktık ama her haftaya damgasını vuran hakem hatalarıyla… Şu yaşıma geldim böylesine hakem hatası olan/yaşanan lig görmedim/yaşamadım. Üstelik Futbol Federasyonu bu hatalar yaşanırken sanki her taraf “süt liman”, hiçbir şikâyet yokmuş gibi… “Babil Kulesi”ne çekilmiş, kış uykusu havaları…

Türk futbolu siyasetin içine çekilince ya da itilince yaşanan bunca huzursuz varken, bir de hakemlerin tutarsız/haksız kararları bu konuda yenilmez/yutulmaz  tuz-biber oldu. Canı yanan, emeği çalınan takımlar sızlanıp yakınırken,  hakemin iltimasını gören ekipler ise puan kazanmanın keyfini/mutluluğunu yaşıyorlar.  Buna da şaşıyorum doğrusu… Bence önceki hafta hatasını itiraf edip özür diledikten sonra hakemliği bırakan Deniz Çoban’ın asil davranışını haksız puan kazanan ekipler  niçin gösteremiyorlar?  Haklı kazanmak  tabii ki…  Ama haksız yere bir başkasının hakkını iç etmek, çalmak hangi hukukta, hangi dinde var? İnanınız, Deniz Çoban’ın asil davranışını haksız puan kazanan kulüp yönetimlerinden bekliyorum. Çünkü  ancak böyle bir çıkışla hata yapan hakemlere  “dur!...” denilebilir, haksızlık önlenilebilir. Bunu yapan ekip/ler de spor tarihine geçer.

Her neyse… Rahmetli Demirel’in sözüyle, “Çareler tükenmez…”  diyerek bu konunun/sorunun çözüme kavuşması için spor kamuoyunun görüşü de öğrenilmeli öncelikle…

 

Futbolun; spor heyecanı grafiğini hep yukarılarda tutuğu, sevilerek izlendiği bir gerçek… Ancak, bu heyecanı disipline edecek  “Federasyon –Kulüp-Seyirci diyalogu/işbirliği”  acı bir gerçek ki, bugüne değin hiç sağlıklı işletilmedi/işletilmiyor da… Federasyon kendi bildiğini okutmak hevesinde…

                                     Futbol sahiplenilmeli…

Kulüp yönetimleri “Böyle gelmiş, böyle gider” anlayışına sığınıp “Kulüp-Seyirci ilişkileri”ne yeni boyutlar getirme gibi görüşü uslarından/akıllarından bile geçirmiyorlar. Seyirciyi/taraftarı spor ahlakı ile eğitici program uygulayan kulüp var mı? Eskiden spor müsabakalarında taraftarın heyecanını etik kurallarla sahnelenmesine başrol oynayan “amigo”lar nerede?  Tribünlerde taraftarı bütünleştiren, aynı heyecanı yaşatan,  kim var ortada şimdi?  Peki, bana söyler misiniz, hangi kulübümüz  karşılaşmaları izlemeye gelen taraftarı arasında aldığı biletin numarasına göre ikramiye çekilişi yaparak örnek oldu?  Ya da üyeleri arasında kur’a ile yurtiçi-yurt dışı geziler düzenledi?

Yaşanan ortam, “saldım bayıra…” anlayışı değil de ne?

Son söz: Futbol oyun kuralları artık çağın teknolojik olanaklarıyla izlenip yönetilmeli… Bu basketbolda yapıldı ve bu spor dalı giderek futbolun yerini alıyor. En basitinden bariz kural hatalarında hakemin kararı o an  -basketbolda olduğu gibi-  derhal incelenmeli ve karar verilmeli…  Tabii ki bunun da kuralları, nasıl itiraz edileceği, yanlış itirazın yaptırımının da ne olacağı kuralı konulmalı. 

 Ama kimilerimiz spor müsabakalarında kural  tanımayız, bilirsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com