Rusya; 1979 lu yıllarda darbe yaptırıp işbaşına getirdiği Babrak KARMAL’ın uğursuz davetiyle girdiği Afganistan’da yaşadığı şokları ve girmiş olduğu tuzağı unutmuş görünüyor. Afganistan, Sovyetler Birliği’nin bitişinin ilk kıvılcımı olmuştu. Geri dönmek zorunda kaldıkları 80’li yılların sonuna kadar, Afganistan dağları onlara tam bir mezarlık olagelmişti.

Oraya girmeleri Batı’nın bir oyunu muydu demek çok iddialı bir laf olur ama ABD’nin bu hamleyi çok iyi değerlendirip, Ruslar’ı açmaza soktuğu ve yenilmez kabul edilen SSCB kızıl ordusunun, hantal ve sarhoşlar güruhu olduğu bütün dünyanın gözü önünde teşhir edilmişti.

ABD’nin Ruslara karşı oluşturduğu El-Kaide örgütünün daha sonra azılı bir terör örgütü olarak, ABD tarafından dünya sahnesine nasıl sunulduğu ayrı bir bahistir. ABD bu örgütten aldığı yüksek verimden dünyanın heryerinde, her zaman faydalanmasını bildi.

El-Kaide; ABD tarafından, bazen çilingir bazen de manivela olarak ustalıkla kullana geldi. En sonunda karşımıza biraz mutasyona uğramış haliyle DAEŞ olarak çıkarıldığını da apaçık görüyoruz. Yeni yüzyılın yeni düşmanı olarak ilan edilen İslam dini için oldukça başarılı işlere imza atıyor. Bugün güney sınırlarımızda cereyan eden hadiselere baktığımızda, Rusya’nın yine sazan gibi bu defa başka bir İslam diyarına bodoslama daldığını görüyoruz.

Hâlbuki bu toprakların Irak adını taşıyan bölümü, ABD tarafından işgal ve tarumar edilmiş ve onun gizli veya aleni tahakkümü altındaydı. Suriye ise, olayların başından bu yana ABD ve batılı hâkim güçler tarafından kontrollü bir şekilde iç savaşın devam ettirilmesi ile ortaçağa dönüştürülüyordu. Bu defaki proje başka bir şekilde planlanmıştı. İslam Dünyası, her bölgesi ile mezhep ve ırk olarak kuzeyden güneye, batıdan doğuya lime lime doğranacaktı. İsrail’in de işine böylesi geliyordu. Bu proje kapsamında başrol verilen ülkelerden İran ise, mal bulmuş mağrip’li gibi bu işte iştahla rol alıyordu. Bölge mezhep ekseninde bölünecekse, İran’sız çengi olmazdı elbet. Onlarda elinden geleni ardlarına koymuyorlardı zaten.

Tamam, buralarda Sünni var, Şii var, Arap var, Türkmen var, Kürt var ve onların yeniden parçalanıp böldürülme mücadelesi var. Bunu görüyoruz da, Rusya sen bu işlere niçin bilip bilmeden, paldır küldür giriverdin? ABD seni ne güzel de okşuyor değil mi? Dün ne diyordu ABD sözcüsü; “Rusların henüz sivilleri öldürdüğüne dair bir tespitimiz yok”.Yani diyor ki, istediğiniz kadar katliam yapın. Yapın ki; bu coğrafyadaki Sünni halk senden ebediyen nefret etsin. ABD, Rusya’yı önce petrol fiyatlarıyla boğmaya başladı. Önümüzdeki yıllar, petrol ülkelerinin feryatlarının arş-ı ala’ya çıktığı yıllar olarak kayıtlara geçecek. Petrol ve gazdan başka üretimi ve ihraç ürünü olmayanlar için çok acı bir yüzyıl onları bekliyor.

Rusların yeni çarı Putin’i, ülkesinde gittikçe ayyuka çıkacak olan, açlık ve yokluk huzursuzluğundan, Suriye bataklığı sayesinde gündem değiştirerek kurtulabileceğini sanıyorsa aldanıyordur. Aldandığını anlayacağı günlerin yakın olduğunu görecek.

Şu anda Suriye’de onlara rahat rahat katliam izni verenlerin, tuzaklarının farkına vardığında ise iş işten geçmiş olacak. Yarın büyük paylaşım olduğunda, havadan pervasızca çoluk çocuk demeden bombaladığı halkın yüzüne bakmaya nasıl cesaret edecek.

Çok rahatlıkla elinin tersiyle ittiği Türkiye dostluğunun kıymetini anladığında ise, ‘Beni bu havuza kim attı?’ diyeceklerdir. Zamane çarı Putin bu şekilde devam edecekse, kendisinden öncekilerin akıbetini onu bekliyor olacaktır.

Onu göreve getiren Rus derin devletinin, kendileri için daha akıllı, daha dikkatli, başka bir Putin’i münasip bir zamanda, muhteşem Kremlin Sarayı’ndaki yaldızlı koltuklara oturtmuş olacağını göreceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.