Karşılaşma başladığında ismini
bilmesem, sütlü açık kahverengi
forma giyen takımı Avrupa’nın
önemli bir liginden gelen bir takım
zannedeceğim. Allah’tan takımın
ismini biliyorum. Osmanlıspor…
UEFA’da ilk kez gruplara katılmayı
hak eden, bu sezon başından
beri içeride ve dışarıda hiç yenilgi
yüzü görmeyen Osmanlıspor, sezona
çoktan hazırmış görüntüsünü
kafadan verdi.
Özellikle hücumdaki 4 siyahi
oyuncusu, Osasuna’dan beri
takip ettiğim Webo, ayrıca Delarge,
Aminu ve N’Diaye mahşerin değil,
Osmanlı’nın 4 akıncısı gibi başladı
maça.
*
Bu dörtlü for hattında devamlı
varyasyon halindeydiler.
Bunu bilen Ersun Hoca da yılların
hücumdaki sol ayaklısı Yusuf’u, sprinter
olduğu için sağ bekte başlattı.
Defans bloğunun sol tarafında
Güray’la başlayan Yanal hoca, sağ
ve sol kanat beklerinin arasında da
2 değil, 3 stoperi Mustafa, Uğur ve
Durica’yı beraber oynattı.
Neden? Karşısındaki takım lige
hazır bir takım olup, hücum hattı da
hızlı olunca maç sonunda skorda bir
sıkıntı yaşamamak için böyle düşündü
diye tahmin ediyorum. Aslına
bakarsanız doğru bir karardı.
*
Misafir takımın 34. dakikada gelen
golüne kadar her iki takımın da iki
şer net kaçan pozisyonu vardı. Gol
pozisyonunda orta sahada Okay topu
N’Diaye’ye kaptırınca, bu oyuncu
göstere göstere topla dripling yaptı
ve boş vaziyette yerden köşeye sert
vurunca golü buldu.
Milli maçta iyi oynadı diye hafta
içerisinde yerel basının büyük bir
kısmı tarafından göklere çıkarılan
Okay’ın, N’Diaye’ye orta sahada kaptırdığı
top gol olunca, bunun konuya
vakıf herkes tarafından bir ders çıkarılması
gerektiğini düşünüyorum.
Zaten zemini Ali dayının tarlasına
dönen Avni Aker ve yeni bir takım
olmaya çalışan Trabzonspor’u görünce,
beraberliğin çok iyi bir skor olacağını
düşündüm.
*
A takım kadrosundaki 25 kişiden,
genç kalecileri Uğurcan ve Furkan’ın
yanı sıra, Abdülkadir ve Yusuf Yazıcı
ve de yabancı oyunculardan N’Doye,
Ramil ve Akakpo’nun yer almadığı
maç kadrosu, ilk 45 dakikada
dökülen görüntüsünden, 2’nci
45 dakikada kurtulduysa da fayda
etmedi. Golü aradığı dakikalarda
yine kötü bir gol yedi.
Bu seferde Onazi, istopu acemi gibi
ters tarafa yapmaya kalkınca
kaptırdığı top, skoru belirledi.
Bordo-Mavili takımda Okay,
Yusuf ve Güray’ın, ikinci yarıda
formalarını Muhammet, Aytaç ve
İbanez’e teslim etmesi de işe yaramadı.
Aslında Trabzonspor takımına
bir ekip olarak şu sıra bakamayız,
oynadıkça takım olabilecek bir ekip
ama bireysel de baktığımız zaman birçok
oyuncu işin ciddiyetine henüz
varamamış sanırım.
*
Trabzonspor cezalı olduğu için,
son cezalı maçını haliyle taraftarından
yoksun oynadı ve cezası bitti. Ev
sahibi her ne kadar lige hazır değilse
de, hatırı sayılacak bir sayıda taraftarının
da tribünde yalnız bırakmadığı
Osmanlı önünde alınan 2 gollü mağlubiyet,
Alanya deplasmanın önemini
de bir kat daha arttırmış oldu.
Seyircisiz futbolun zevksizliği de,
maalesef TFF’nin bugünkü ortamı
gibi.
Tadı yok.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com